BAKANLIK TALİMATI VE ANKARA/YENİMAHALLE BELEDİYESİNİN RİSKLİ BİNALAR İLE HALK SAĞLIĞINA İLGİSİZLİĞİ

Ankara’da Konut inşatçılığında tecrübesi olan bir mülk sahibi, Apartman Yöneticisi olduğu dönemde 12 Kasım 1999′da 30 saniye süren 7.7’lik BOLU depremi olduğunda, Bakanlık talimatı gereğince, deprem esnasında merdivenlerin duvardaki bağlantı demirlerinin ortaya çıkacak kadar duvardan uzaklaşması nedeniyle hasar oluştuğu için, yönetici olarak Yenimahalle Belediyesinden uzman talep etti. Uzmanlar gelip gördü ve “depremin uzun süren sarsıntısından meydana çıkan inşaat demirlerini sıva ile kapatın, bu bina 10-15 yıl daha dayanır, o zamana kadar da siz çaresine bakarsınız” şeklinde bilgi verdi, daha sonra yapılan sıva ile demirlerin nasıl kapatıldığı denetlendi.

Aradan 15 değil, 23 yıl geçmiş, tehlikenin daha da büyüme ihtimaline rağmen, zaten hasarlı olan bu binanın taşıyıcı kolon görevi gören kalın duvarları, başka bir yönetici Yrd. Ömer SAYGIN tarafından 2003 yılında 2 yerinden kırılarak, hasar büyütülmüştür. Bu konuda da yazılı olarak anında belediyeye şikayet yapıldı. (Belediyede bu yazışmalar vardır)
2021 yılında apartmanın duvarları çürümüş olan kapıcı dairesinden şiddetli kırılma sesleri gelince, LİDER Kentsel Dönüşüm firmasından RİSK RAPORU talebinde bulunuldu. Sonuç: Her iki bina da %96.1 riskli çıktı. Ancak (adeta siz bir bombanın üzerinde oturur gibi tehlikeli bir binada oturuyorsunuz diyen) LİDER firması yetkilisi, bilinmeyen bir nedenle işlem yapmaktan vaz geçtiğini bildirince, konu 04.06.2021 gün ve 962385 sayılı dilekçe ile Bakanlığa şikayet edildi.
Bakanlık derhal, 08.07.2021 gün ve bila sayılı yazı ile konuyu Yenimahalle Belediye Başkanlığı’na bildirip, gereğinin derhal yapılmasını istedi.
Belediyenin ilgili birimindeki yetkililerden Anıl Buğra Aydın’ın çalışmasıyla yazılı talimat hazırlanıp, apartmandaki 17 mülk sahibine tebliğ edildi. Ama nedense Bakanlığın da yazısında bahse konu yanyana 2 apartmanın RİSKLİ Raporu olduğu yazılmasına rağmen sadece bir apartmana TEBLİĞ yapıldı. Çökme ihtimali daha yakın olan, taşıyıcı duvarları yarılmış ikinci apartman görmezden gelindi?

Belediyenin yazılı talimatında; 1 ay içerisinde yeniden RİSK RAPORU çıkarılmasını, aksi halde 1 ay sonra belediye tarafından RİSK RAPORU çıkarılmasının sağlanacağı’ tebliğ ediliyordu. Apartman yöneticisi bir firmayla anlaşıp, sakinlerden hizmet bedeli olarak 530‘ar liradan 9.010– lira topladı, ama gelen uzmanlar yine RİSKLİ olduğuna karar verince, işine son verilmiş.
Apartman yönetimine verilen süre 03.09.2021 tarihinde bitti.
Yenimahalle Belediyesi verdiği talimatı unuttu gittigibi bir ilgisizlik görüntüsü var! Mahalle Muhtarı da bilgilendirildi.

Apartman yönetimi talimatın gereğini yapmadı. Belediye de hiç bir işlem yapılmadı. Hayır o bina sağlamdır da denilmedi.
Oluşan kanaat şu ki, “bir çok başarıya imza atan belediyenin bir yetkilisi, ağır riske rağmen bu konuda birilerinin hatırı için işi geciktiriyor“.
Aslında %96.1 riskli çıkan yanyana 2 bina, Bakanlıktan yada Belediyeden bir uzman ekip, ya da tek uzman gelip de; Rapor talep edenlerle görüşüp “HASARLI YERLERİ BİZE GÖSTERİN” diyen de olmadı. Gelselerdi, belki 8 numaralı binanın 2‘nci kapısında merdivenlerin duvardan ayrıldığı yerleri görecek, kapıcı dairesindeki şiddetli kırılma seslerinin nedenini bulacak, 10 numaralı binanın da 1‘inci kapı bodrum katına girip, bu binanın da taşıyıcı duvarlarının 2 yerden tehlikeli seviyede kırıldığını görecek, bu kırmalardan sonra oluştuğu tahmin edilen taşıyıcı duvarlardaki büyük yarıklarını görecek, gereğinin hemen yapılması için daha da acele edeceklerdi. Aslında yazışmalardaki resimlerde de tehlikenin derecesi görülüyor. Belki de tam aksine sağlam olduğu tespit edilecek, ama insan gibi yaşamak için, binanın derhal restore edilmesini tebliğ edeceklerdi!

İlgililer şunu da sorgulayacaktı; Hem bakımsızlıktan hurdaya dönmüş, merdiven kovanı ve dış cephe sıvaları bile dökülmüş binanın restorasyonu yapılmıyor, hem de birileri sağlam raporu alamadığına göre RİSKLİ olduğunu bilerek belediyeden yıkımı engelleyip insanlarımızı ölüme hazırlamak için hatır etkisini kullanıyor!
Bakanlığın ilgili birimi de, verdiği talimatı takip etmemiş olacak ki, işlerin yürümediğini, sekteye uğradığını bilmiyor.
Kısacası, Bakanlığın da, Belediyenin de, Muhtarlığın da HALK SAĞLIĞINA İLGİSİ BU KADAR MI’ diye sorgulanıyor. Eğer bu günlerde bir deprem olur da, bu 2 adet hasarlı apartmanda ölüm gerçekleşirse, konu ile ilgili haberdar edilen herkes sorumludur. İzmir ve Malatya‘da bu yetkisiz kırımlar ve şikayete rağmen ilgililerin ilgisizliği ve HATIR İŞİ nedeniyle ölümler olmuş ve maalesef ölümlerden sonra suçlular tutuklanmıştı.