San Francisco Sokaklarında, TÜRK CADDESİ

         

Dünyanın favori şehirlerinden biri olan San Francisco’da beni şaşırtan ama son derece onurlandıran bir levha gördüm.
Birçok meşhur kişilerin soyadı ana caddelere verilmiş. Bunlardan biri de CLAY caddesidir, Muhammet Ali CLAY‘a ithaf edilmiştir.
Ama en uzun caddelerden birinin ismi ne biliyor musunuz = TÜRK CADDESi(TURK STREET).
Yandaki resimde görülen cadde.
Köşedeki cadde direğine dikkat ederseniz yeşil levhanın üstünde TURK adını görürsünüz.
Hem de kilometrelerce uzunlukta bir cadde.
Tabii ki çok gururlandım.
Amerikan Askeri ile birlikte Kore’de çarpışan, Çin ve Kuzey Kore birliklerinin önünü kesip direnmek suretiyle Amerikan Kolordusunun zayiatsız geri çekilmesini sağlayan Türk ordusuna saygılarını göstermek için bu caddeye adımızı vermişler.
Ama direnişte bizim askerlerimizin kendileri 721 şehit vermişler
Burada başka hiç bir milletin adını taşıyan cadde adı yok.
Sadece TÜRK CADDESİ var.
Şehirde Türk düşmanlığını yaymaya çalışan Ermenilerin etkili olmasına rağmen, bu caddeye bu ismi verip TURK levhalarını, o cadde isimlerini gösteren direklere asan San Francisco Yöneticilerinin, Belediye yetkililerinin bu davranışı da şayanı taktirdir.
Kendilerine candan teşekkürler.
Düşünün binlerce kişi “Türk Caddesinde oturuyorum” diyor.
Binlerce işyeri sahibi adresini Türk Caddesinde gösteriyor.
Caddenin üzerinde, insanların oturup gezinip dinlendikleri çok büyük bir park alanı var.
Meşhur “TÜRK CADDESİNDEKİ EV” filmi de burada çekildi.
Defalarca bu caddede yaya olarak yürüyüp, parkta oturup, kahramanlarımızı ve şehitlerimizi düşünüp yad etmişimdir.
Burada dikkatimi çeken diğer önemli bir konu ise, Amerikalıların yanlız insanlar olduğunun tespitidir.
Yollarda şen şakrak çocuklar görmeniz çok zordur.
Doğurganlık bitişte.
İnsanlar yalnız yaşıyorlar, o eski Amerikan filimlerinde gördüğümüz aile bağları kalmamış denecek kadar az.
İnsanlar birbirine yanaşıp sohbet etmeye çekiniyor.
Buradaki yanlız insanlarla sohbet ederseniz mutlu oluyorlar.
Köpeğinin ayağı sarılmış birine merak edip sargının sebebini sorduğumda sohbet biraz koyulaştı.
Yanlarından vedalaşıp ayrılırken arkamdan “benimle konuştuğunuz için teşekkür ederim” diye seslendi.
Ne kadar acı değil mi?
Biz sohbet etmeden duramazken, onlar küçük bir sohbeti nimet görüyorlar.
    Ey Türk; Sakın Amerikan rüyasına kanma. 
Yollarda aklını kaçırmış, dilenen insanlar, bizimkilerle kıyaslanınca, mübalağasız tam 50 misli fazladır.
Dünyanın en zengin, en refah ülkesinin durumu budur. 
Dünyanın en güzel, en samimi ülkesi Türkiye, bunu bil. 
Bizim de onların durumuna düşmememiz için, onların yaptıklarının iyi olanlarını al ve ülkene sahip ol.
Aptullah Esirci