1971 yılında Kürtlerin etnik kökeni konusunda bir araștır- ma yapmam için Ankara’dan talimat aldım.
İsmet İnönü, Lozan’da Musul vilayetinin Türkiye’ye bağlanmasını isterken, Kürtlerin Turan soyundan olduklarını da savunmuș.
Resmi tutanakta Paşa’nın sõyle bir cümlesi var: “Kürt halkının iran kökenli olduğu öne sürülmüştür; oysa, bu iddiayı, Kürtlerin Turan kökenli olduğunu kabul eden, Encyclopedia Britannica yalanlamaktadır.”
İsmet Pașa’nin Ocak 1923’te yaptığı bu konuşma 48 yıl sonra Ankara’da hatırlanmış ve benden bu konuyu aydınlatmam isteniyordu. Ínsan gerçekten merak ediyor: Encyclopedia Britannica’da tam olarak ne denmiști?
Kürtlerin TURAN SOYUndan geldiği ansiklopedinin hangi baskısının hangi maddesinde belirtilmiști?
O maddeyi yazan kimdi ve tezini hangi kaynaklara dayanarak ileri sürmüștü?
Araştırınca şunları gördüm: Kürtlerin Turan soyundan oldukları, ENCYCLOPEDİA BRITANNICA’nın dokuzuncu edisyonunda (1875- 1889) yayımlanmış olan “Kürdistan” maddesinde yer almıştır.
Bu maddeyi kaleme alan kiși SİR HENRY CRESWICKE RAWLINSON (1810- 1895) adında bir İngilizdir.
Rawlinson, asker, diplomat ve Asuri tarihi uzmanıdır. Asuri çivi yazılarını okuyan bir kişidir. İran’da, Irak’ta, Türkiye’de uzun yıllar çalışmış, 16 kitabı yayımlanmış, kazılardan çıkan, kayalara kazınmış olan Asuri belgelerine dayanarak Kürtlerin TURAN kökenli bir halk olduğunu savunmuștur.
Millattan yüzyıllarca önce Turan’dan bizim bölgeye gelmişler.
Rawlinson 1895’te ölmüş. Ölümünden sonra da onun Kürtlerin kökeni hakkındaki görüşleri ansiklopedinin 11’nci edisyonuna kadar (1910-1911) muhafaza edilmiștir.
Demek ki, Îngiliz ansiklopedisi, 1875-1911 yılları arasındaki bütün baskılarında, sürekli olarak Kürtlerin Turan kökenli olduğunu yazmıştır; 1911’den sonra ise ingilizler Kürtleri İran kökenli saymaktadırlar! İlginç!
Bu arada, ne olmuşda Kürtler “Turanlı” iken “İranlı” oluvermișler?
Koskoca bir halkın soyunu değiştirecek kadar önemli yeni keşifler mi yapılmış? Bunu bilmiyoruz.
Ama bildiğimiz bir șey var, o da ingiliz politikasıdır. İngiltere, Rus yayılmasına set oluştursun diye Osmanlı toprak bütünlüğünü savunuyordu, 1877-78 Türk-Rus savaşından sonra İngiltere’nin bu politikası yavaş yavaş değişti.
İngiltere Osmanlı toprak bütünlüğü yerine, Osmanlı toprakları üzerinde küçük küçük fakat zinde ulus-devletler kurularak Rus yayılmasının önüne set çekilebileceği düşüncesini benimsedi, yani Osmanlı Devleti’ni parçalama poitikasına yöneldi.
“Turan” sayılan Kürtlerin “İranlı” yapılması da bu politika değişikliği sürecine rastlamaktadır. George Orwell’in 1984 romanında, “Büyük Ağabey”in isteğine göre, tarihin, akşamdan sabaha değiştirili vermesini hatırlatıyor. Orwell de bir İngiliz değil mi?
Londrada bulunduğum sırada, İngiliz devlet arşivlerinin kapalılık süresi 30 yıla indirilmiş ve 1920’li ve 1930’lu yıllara ait belgeler araştırmacılara açılmıştı. Devlet arşivlerinin kapalılık süresi genellikle 50 yıldı. İlk defa ingilizler bu süreyi kısaltmışlardı. Atatürk dönemiyle ilgili İngiliz belgeleri de açılmışti. Bundan yararlanarak, İngiliz Belgelerinde Atatürk başlığıyla bir dizi kitap hazırlamaya koyulmuştum. Bu arada Cumhuriyetin ilk çeyreğinde Doğu Anadolu’daki ayaklanmalara ilişkin İngiliz belgelerini de derledim.
Londra’dan dönerken koltuğumun altında Kürtçülük üzerine de bir kitap vardı. İngiliz Belgeleriyle Türkiye’de “Kürt Sorunu” (1924- 1938): Şeyh Sait, Ağrı ve Dersim Ayaklanmaları
{Bilal N. Şimşir}
Büyükelçi.