……….Menderes”lerin,, Demirel”lerin,,, Türkeş”lerin,, Özal”ların,, Bahçeli”lerin,, Tayyip”lerin,, Abdullah Gül’ün,, Fettullah”ların yaşam öykülerini bilmeden ,,CIA”nın (ABD) uzun yıllar İmam”ların maaşını verdiği,, Türkiye’de siyasal parti kurdurduğunu öğrenmeden,,, 1947 yılında İnönü’nün ,, Amerika ile yaptığı anlaşmayı,, Truman doktrinini,, Marshall yardımlarının anlamını kavramadan,,,, Mustafa Kemal’in devrimlerinin ruhu olan, Köy Enstitülerinin kapatılmasını,, ezanın Türkçe okunmasının yasaklanmasını,, uçak fabrikalarının üretime son vermesini,, toprak reformundan vazgeçilmesinin nedenini anlamaz isek, bu günleri okuyamayız…. Türkiye”nin başı niye belada,, anlamakta zorlanırız………!!!!!!
Mustafa Kemal’in Türkiye’sini terk etmeye başladığımız yıllardır o yıllar……
Murat öğretmenim simsiyah giysiler ve siyah gözlükle sınıfa girip öğretmen kürsüsüne oturduğunda günün önemini kavrayamamıştık… Sınıftan çıt çıkmıyordu,, öğrencilerin çok sevdiği Murat öğretmenin gözlüklerinin altından yüzüne akan gözyaşı damlacıklarını görebiliyorduk… Sınıf sessizdi,, 3-5 dakika sonra sessizliği Murat öğretmen bozmuştu,,
“Arkadaşlar moralim bozuk,,,, 3 devrimciyi astılar…. Deniz,, Yusuf,, Hüseyin asıldılar,, Onların kısa yaşamı,, yarınlarda,, gençlik yıllarımızda,, ömür boyu dinleyeceğimiz devrimci bir öyküdür…
Bir öğrenci arkadaşımız,, “Murat öğretmenimin sözünü kesti,, “Öğretmenim devrimci ne demektir” diye sordu.. Murat öğretmen sınıfa baktı,, elimi kaldırdım,,” Öğretmenim ben cevaplayabilirmiyim?”diye sordum,, ‘yanıtla Özcan’ dedi..
“Devrimci demek, sınıfın en çalışkanı demektir, üniversitelerin en çalışkanları devrimcidir’ demektir.., dedim..
Murat öğretmenim “seni kutluyorum Özcan, en doğru yanıtı verdin” diyerek beni kutlamıştı…
Orta okul öğrencisiyim,, vali Tevfik Sırrı Gür’ün yaptırdığı Halk evleri binasını okula dönüştürmüşler, 2’nci katlarda okuyan öğrenciler,, yağmurlu günlerde sınıfın tavanından akan sulardan korunmak için plastik kovaları sınıfın 3-5 yerine yerleştirmek zorunda….
Dedilerki,, Murat Gökten öğretmen seni çağırıyor,, yanına gittim,,, “Özcan sana iki kitap veriyorum, yaz aylarında bunları oku, okul başlangıcında görüşürüz,, dedi. Teşekkür ettim, Yaşar Kemal’in İnce Memed “Fakir Baykurt’un Yılanların Öcü,, kitabını çantama koydum…..
Kilimas’da babamın köyünde yaz aylarını geçirecektik, Toprak damdan oluşan bir eve yerleştik. Köyde tartışma büyük, Ülkemizde kominizmle mücadele dernekleri açılmış, derneğin 2’nci Başkanı Fethullah Gülen…
Türkeş’in önderlik ettiği komando kampları kurulmuş, Balıkesir Erdek’ten başlayarak, Amerikalıların denetiminde çalışmalarını yürütüyorlar…
Bir gurup ODTÜ”lü gençte Kilimas köyüne gelmişler, Ekin biçiyorlar, deste çekiyorlar, Akşamları köy kahvesinde köylülerle muhabbet ediyorlar, Köylüler soruyorlar “siz kimsiniz?,, Diyorlarki; Bizler devrimciyiz, sizlerin sorunlarını paylaşmaya geldik…
Aslında Deniz’e, Yusuf’a,,, Hüseyin’e kıyanlar, Türkiye’ye kıymışlar…
Deniz’in, Yusuf’un, Hüseyin’in asıldığının yıl dönümünde göz yaşlarımı tutamam, bu ülkenin geleceğini karartanlara bir küfür sallarım….
(Murat öğretmenimi Erdemli’ye sürgün etmişlerdi, aynı yıl ‘intihar etmiş’ süsü vererek öldürmüşlerdi.)