<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>ASKERİ &#8211; Haberal Gazetesi</title>
	<atom:link href="https://haberalgazetesi.net/kategori/askeri/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://haberalgazetesi.net</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Sun, 28 Sep 2025 22:51:46 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.6.5</generator>

<image>
	<url>https://haberalgazetesi.net/wp-content/uploads/Screenshot_1.png</url>
	<title>ASKERİ &#8211; Haberal Gazetesi</title>
	<link>https://haberalgazetesi.net</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>ONURLU GNKUR. BŞK. IŞIK KOŞANER</title>
		<link>https://haberalgazetesi.net/onurlu-gnkur-bsk-isik-kosaner/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[haberal]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 18 Jun 2025 19:41:46 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ASKERİ]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://haberalgazetesi.net/?p=10355</guid>

					<description><![CDATA[&#8220;Balık hafızalı olduğumuz için acele unutuyoruz&#8230; 2011 yılında, yani 15 Temmuz darbe girişimine daha 5 yıl varken, Genelkurmay Başkanı Işık...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3>&#8220;Balık hafızalı olduğumuz için acele unutuyoruz&#8230;<br />
<span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">2011</span> yılında, yani<span style="font-family: 'arial black', sans-serif;"> 15</span> Temmuz darbe girişimine daha 5 yıl varken, Genelkurmay Başkanı <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">Işık Koşaner</span> ve tüm kuvvet komutanları, Yüksek Askeri Şura toplantısı öncesi zamanın başbakanı Erdoğan ile saatler süren bir toplantı yapmış ve toplantı sonrası <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">Işık Koşaner</span> ve <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">tüm kuvvet komutanları topluca istifa etmişlerdi..</span>.<br />
Bu istifaların nedeni kamuoyuna açıklanmamıştı&#8230;.<br />
Darbe girişiminden sonra meclis darbeyi araştırma komisyonunda bilgisine başvurulan Koşaner, 5 yıl sonra istifanın nedenini şöyle anlatacaktı&#8230;<br />
<span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif;"><em>“Büyük bir <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">general, subay, astsubay kitlesi yok yere hapisteydi.</span> Mahkeme görevini yapmıyordu. Savcı ve hakimlerin tutumları aleni olarak hukuka aykırıydı. Rastgele toplu tutuklamalarla, silahlı kuvvetlere bir mesaj veriliyordu. Kamuoyu nezdinde aşağılamak ve kadrolarımızı boşaltmak, kendi kadrolarına yer açmaktı. Biz asker olarak emir verdiğimizde askerimiz koşarak ölüme gidiyor. Biz onun hakkını korumak zorundayız, ölümüne korumak zorundayız. YAŞ kararlarında bunların hepsini bana attıracaklardı. Bu mümkün değildi. Yaptığım zaman bu suça ortak olacaktım.</em></span><br />
<span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif;"><em>O dönemde örgütün öğrenci evlerinden söz ediliyordu. Buradaki insanların öncelikle askeri okullara sokulmaya çalışıldığı söyleniyordu. Örgütün birçok ülkede okulları vardı. Bir okul olarak telakki edildiği için araştırma söz konusu olmuyordu. Güçlü mali kaynakları olduğu biliniyor. Örgüt kendine yandaş bir nesil yetiştirmeye çalışıyor ve bu da hiç gözlerden kaçan bir olay değildi. Asker olarak bizim de dikkatimizi çekiyordu. Bu olayların nihai bir amacının olduğundan bir şüphemiz yoktu&#8221;</em></span><br />
İstifaların ardından <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">2</span> gün sonra da YAŞ toplandı&#8230; AKP iktidarında uzunca bir süredir YAŞ toplantılarında irticai faaliyetlerden dolayı hiçbir asker ordudan uzaklaştırılmıyordu&#8230; Halbuki hükümete defalarca sunulan listeler vardı&#8230; Bu listelerde yer alan isimler, ordudan uzaklaştırmak bir yana terfi ettirildi&#8230;<br />
Bu olaydan <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">5</span> yıl sonra hain darbe girişiminde bulunan subayların neredeyse hepsi, ordunun YAŞ öncesi hükümete bildirdiği bu listelerde yer alan isimlerdi.<br />
Bugün geldiğimiz noktada, olayın bu boyutu bir tabu gibi gizlenmekte ve göz ardı edilmektedir.<br />
<span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">8 &#8211; 9.000</span> kişi yargılanmıştır, hala yargılamalar devam etmektedir ama 15 Temmuz&#8217;un siyasi kanadından tek kişi ceza almamıştır.<br />
SON GENEL KURMAY BAŞKANI OMURGALI DİK DURUŞLU PAŞAM IŞIK KOŞANER</h3>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>DÜNYA LİDERİ, BÖYLESİNE DENİR.</title>
		<link>https://haberalgazetesi.net/ata/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[haberal]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 20 Apr 2025 11:24:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ASKERİ]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://haberalgazetesi.net/?p=10314</guid>

					<description><![CDATA[📌Ansan ne olur, anmasan ne olur? Endonezya Cumhurbaşkanı Prabowo Subianto&#8230; Emekli korgeneral. 20 Ekim 2024’te, Cumhurbaşkanlığı görevine başladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3><img src="https://s.w.org/images/core/emoji/15.0.3/72x72/1f4cc.png" alt="📌" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />Ansan ne olur, anmasan ne olur?<br />
Endonezya Cumhurbaşkanı Prabowo Subianto&#8230;<br />
Emekli korgeneral.<br />
20 Ekim 2024’te, Cumhurbaşkanlığı görevine başladı.<br />
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın davetiyle Türkiye’ye geldi.<br />
10 Nisan 2025’te, TBMM’de bir konuşma yaptı.<br />
Konuşmasında, özellikle Atatürk’e vurgu yaptı:<br />
“Gençken bir ikonum vardı, hayranlık duyduğum biri vardı; benim kahramanım, benim ikonum Mustafa Kemal Atatürk’tü.<br />
Fatih Sultan Mehmet de, idol ve kahramanlarımdan biriydi.<br />
Sadece Endonezya’da değil&#8230;<br />
Özellikle gelişmekte olan ülkelerden bahsediyorum.<br />
Tüm bu ülkelerde Mustafa Kemal bir idoldür ve bir örnektir, cesaretin bir temsilidir.<br />
Bir lider örneğidir, bir vatansever örneğidir.<br />
Bir vazgeçmeme örneğidir. Azim örneğidir&#8230;” dedi.<br />
Bu vatanda yaşayan herkesin gurur duyacağı konuşma&#8230;<br />
Ama&#8230;<br />
Gel gör ki&#8230;<br />
Endonezya Cumhurbaşkanı’nın Atatürk’le ilgili övgü dolu sözleri, TRT’de yayımlanmadı.<br />
İşgalcilerden kurtardığı, özgür hale getirdiği ülkenin devlet televizyonunda&#8230;<br />
İslam ahlakına göre, “Vefa imandan gelir” değil mi?<br />
Eğer Atatürk olmasaydı TRT olmayacaktı, yayın da yapamayacaktı&#8230;<br />
Biliyorsun değil mi&#8230;<br />
Asaf İlbay, Atatürk’ün çocukluk arkadaşıdır.<br />
İtalya’dadır&#8230;<br />
Atatürk’ün sonsuzluğa adım attığını duyar.<br />
İstanbul’a hareket etmek için, derhal tren biletini alır.<br />
İstasyonda bir Türk vatandaşı, bir İtalyan profesörünün gazetede Atatürk’e dair yazdığı bir yazıyı tercüme eder.<br />
Yazıda, “İskender, Sezar, Napolyon ayağa kalkınız, büyüğünüz geliyor” cümlesi vardır&#8230;<br />
Atatürk’ün dünya savaş tarihinin en iyi komutanı olduğu, bu yedi sözcükle anlatılmıştı.<br />
Aristo’nun öğrencisi, kendi döneminde dünyanın yarısını fetheden Büyük İskender&#8230;<br />
Dünya tarihinin en etkili ismi Sezar&#8230;<br />
Batı’nın hayran olduğu, 62 savaş gören Napolyon&#8230;<br />
Kıskanmışlar mıdır bilinmez ama, iyi komutan olduklarından, Atatürk’ün önünde büyük saygıyla eğilmişlerdir.<br />
Mustafa Kemal’e asıl hakkını, İngiliz Mareşal William Birdwood verir.<br />
Birdwood, 1915’te Çanakkale’de Mustafa Kemal’in karşısında savaştığı ANZAK Komutanı generaldir.<br />
Birdwood, Çanakkale Savaşı sonrası İngiltere’de mareşalliğe kadar yükseltilir.<br />
Yaşlanmıştır&#8230;<br />
Hastadır.<br />
21 Kasım 1938’de, ayağı şiş olduğu halde, doktorların itirazına rağmen Atatürk’ün Ankara’daki cenaze törenine katılır.<br />
Kortejde yürüyemez, Halk Evi balkonuna alırlar.<br />
Ayakta güçlükle durabildiğinden, düşmesin diye arkasına destek için koltuk yerleştirilir.<br />
Mareşal asası ve üniformasıyla, Atatürk’ün naaşının geçişi esnasında saygı duruşunda bulunur.<br />
Savaşta yendiği düşmanının, onun önündeki saygı duruşu tarihte bir ilkti&#8230;<br />
Atatürk, “Yurtta Barış Dünyada Barış” politikası doğrultusunda&#8230;<br />
9 Şubat 1934’te Türkiye, Yunanistan, Romanya ve Yugoslavya arasında Balkan Antantı’nı kurar.<br />
8 Temmuz 1937’de de Türkiye, İran, Irak ve Afganistan arasında Sadabat Paktı’nı oluşturur.<br />
Bu ittifaklarla, Türkiye’yi bir barış gölü durumuna getirir.<br />
Dönemin Yunanistan Başbakanı Venizelos, Atatürk’ün Balkan barışının mimarı olduğunu vurgular.<br />
Ve, Venizelos dünya tarihinde bir ilki gerçekleştirir.<br />
Ünlü “Küçük Asya Felaketi”ni Yunanistan’a yaşatan, eski düşmanı Atatürk’ü, 1934 yılında Nobel Barış Ödülü’ne aday gösterir.<br />
Oysa, “Küçük Asya Felaketi”, Yunanistan’a pahalıya mal olmuştu.<br />
Komutanları esir alınmış, 130 bin asker kayba uğramış, Yunan hükümeti düşmüştü.<br />
Yunan Başbakanı dahil, altı devlet adamı yenilgi nedeniyle Atina’da idam edilmişti.<br />
Böyle bir utanç sayfasına sahip Yunan Başbakanı, yenildiği düşmanını Nobel Barış Ödülü’ne aday gösteriyordu&#8230;<br />
Tarihin henüz kaydetmediği bir saygı duruşudur bu&#8230;<br />
Atatürk’ün ölümsüzlüğe adım atması nedeniyle&#8230;<br />
Mısır’da yedi, İran’da 11 gün yas ilan edilir.<br />
Hindistan’da, 18 Kasım 1938 günü “Kemal Günü” olarak anılır.<br />
Mesela&#8230;<br />
Çok sayıda örnekten biri&#8230;<br />
Tunus’un kurucusu Habib Burgiba; “Vatanım istiklale kavuştuğu gün Allah’a şükürden sonra ilk hatırladığım isim Atatürk’tür” der.<br />
Mesela&#8230;<br />
Küba Lideri Fidel Castro, “Ben de devrimler gerçekleştirdim.<br />
Ama Atatürk’ün yaptıklarını yapamazdım&#8230;<br />
Ona ve devrimlerine hayranım&#8230;” sözleriyle Atatürk’ün hakkını verir.<br />
Mesela&#8230;<br />
Celal Bayar yüksek sesle, “Atatürk, seni sevmek milli bir ibadettir” der.<br />
Sayın TRT yetkililerine önerim şudur&#8230;<br />
Celal Bayar’ı da boykot edin!..<br />
Sayın TRT yetkililerine tavsiyem de şudur&#8230;<br />
Atatürk yılı ilan edildiği 1981 yılında, UNESCO’nun yazdığı Atatürk tanımını okuyun derim&#8230;<br />
Bu tanımda hayallerinizin bile erişemeyeceği, savaşın ustası, barışın efendisini göreceksiniz.<br />
Vefasızlık etmeyin, derim&#8230;<br />
Kul hakkı yemek günahtır, derim&#8230;<br />
Çünkü, varlığınızı ona borçlusunuz&#8230;<br />
Atatürk ölmedi&#8230;<br />
Çünkü, vizyonuna henüz erişen olmadı.<br />
Gerçekten ölmüş olsaydı, bu kadar çok sayıda tetikçi, her gün onu öldürmeye çalışır mıydı?<br />
Atatürk; akıl, bilim, tam bağımsızlık, anti emperyalist ve umut demektir.<br />
Ve, Atatürk bu milletin ebedi lideridir&#8230;<br />
Yayınlasan ne olur, yayınlamasan ne olur&#8230;<br />
Tarihin Kıskandığı Lider’dir o&#8230;<br />
“İnsan Türk olur da, nasıl Kemal Paşa’dan yana olmaz?” der, Yakup Kadri Karaosmanoğlu&#8230;<br />
Anlıyorsun değil mi?..<br />
《Naim Babüroğlu》</h3>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>TÜRKİYE&#8217;Yİ PARÇALAMA PLANI SABIRSIZLIKLA UYGULANIYOR</title>
		<link>https://haberalgazetesi.net/turkiyeyi-parcala-plani-sabirsuzlikla-uygulaniyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[haberal]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 06 Mar 2025 09:13:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ASKERİ]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://haberalgazetesi.net/?p=10263</guid>

					<description><![CDATA[TÜRKİYE’Yİ PARÇALAMAK İÇİN ÇOK SABIRSIZLAR Naim Babüroğlu 15-16 Şubat 2025&#8230; Hür Dava Partisi (HÜDA-PAR) tarafından Diyarbakır’da, &#8220;Kürt Meselesine İnsani Çözüm...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3>TÜRKİYE’Yİ PARÇALAMAK İÇİN ÇOK SABIRSIZLAR<br />
Naim Babüroğlu<br />
15-16 Şubat 2025&#8230;</h3>
<h3>Hür Dava Partisi (HÜDA-PAR) tarafından Diyarbakır’da, &#8220;Kürt Meselesine İnsani Çözüm Çalıştayı” düzenlendi.<br />
★★★<br />
15 maddelik “Çalıştay Sonuç Bildirgesi” yayımlandı.<br />
Buna “Türkiye’yi Parçalama Projesi Bildirgesi” demek daha doğru olurdu.<br />
★★★<br />
Sonuç Bildirgesi’nde “Kürdistan’da yaşayan tüm insanlar” ifadesi var mesela&#8230;<br />
Peki⁵ “Kürdistan” dedikleri bölge neresidir?<br />
1919’da İngiliz İstihbarat Binbaşı Noel’in çizdiği haritadır.<br />
PKK terör örgütünün, sözde Kürdistan haritasıdır.<br />
Kuzey Irak yönetiminin kullandığı haritadır.<br />
ABD’nin, ünlü Büyük Orta Doğu Projesi haritasıdır.<br />
★★★<br />
Peki, bu “Kürdistan” dedikleri bölgenin sınırları neresidir?<br />
Hatay dahil olmak üzere, Kahramanmaraş, Sivas, Erzincan, Erzurum, Kars ve güneyi&#8230;<br />
★★★<br />
Yani, Türkiye’yi parçalamak isteyenlerin haritasıdır.<br />
★★★<br />
Başka ne var?..<br />
HÜDA-PAR’ın Sonuç Bildirgesi’nin 8’inci maddesi, adeta devletten intikam alma niteliği taşıyor.<br />
“Kürtlerin büyük bir saygıyla andığı Şeyh Said’e ve Kürt alimlerine yapılan zulümlerden dolayı, devlet adına özür dilenmeli&#8230;” diyor.<br />
★★★<br />
Şeyh Said kimdir?<br />
Okuma yazma bilmeyen bir toprak ağasıdır.<br />
Bölgedeki Nakşibendi Tarikatı’na bağlı müritlerin önderidir.<br />
★★★<br />
İngiltere, Musul-Kerkük’e el koymak istiyordu.<br />
13 Şubat 1925’te, Şeyh Said isyanı çıkarılır.<br />
Türkiye, tam Musul-Kerkük’e odaklanacağı anda, ordusunu ayaklanma bölgesine göndermek zorunda kaldı.<br />
İngiltere, isyanın zamanlamasında başarılıydı, hedefine de ulaştı.<br />
★★★<br />
Bağdat’taki Fransız Yüksek Komiserliği, 1925 yılında Paris’e gönderdiği gizli raporda, isyanın amacını açıklar:<br />
“Şeyh Said ayaklanması, kendiliğinden birdenbire ortaya çıkmadı. Kürdistan dağları, yabancıların kışkırtması ve desteği ile ayaklandı.<br />
Kürt ayaklanması, bundan daha iyi koşullarda patlak veremezdi.<br />
Ayaklanma, Türklerin Musul üzerindeki iddialarını araştıran komisyonda, Türklerin kendi topraklarındaki Kürtler arasında bile huzuru sağlayamayacağını gösterecekti.”<br />
★★★<br />
Ayaklanma, 15 Nisan 1925’te bastırılır.<br />
Ama&#8230;<br />
Musul ve Kerkük kaybedilir.<br />
Şeyh Said isyanı, İngiltere’nin amacına ulaşmasına fazlasıyla hizmet etmişti.<br />
Bu yüzden, İngilizler ve Türkiye’yi parçalamak isteyenler, Şeyh Said’i çok çok severler.<br />
★★★<br />
PKK terör örgütünün ve HÜDA-PAR’ın kahramanlaştırdığı Şeyh Said budur&#8230;<br />
★★★<br />
HÜDA-PAR’ın Çalıştay Sonuç Bildirgesi’nde yer alan 10’uncu madde dikkat çekici:<br />
“Kürtçe, anayasal güvenceye kavuşturulmalı, anadilde eğitimin önündeki bütün engeller kaldırılmalıdır&#8230;”<br />
Yani, Anayasa’nın 42’nci maddesi değiştirilmelidir, diyorlar.<br />
★★★<br />
Anayasanın 42’nci maddesi:<br />
“Eğitim ve öğretim, Atatürk ilkeleri ve inkılapları doğrultusunda, çağdaş bilim ve eğitim esaslarına göre, Devletin gözetim ve denetimi altında yapılır&#8230;<br />
Türkçeden başka hiçbir dil, eğitim ve öğretim kurumlarında, Türk vatandaşlarına ana dilleri olarak okutulamaz ve öğretilemez&#8230;”<br />
İşte, bu maddenin değişikliğiyle, “Atatürk ilke ve inkılapları” ile “Türkçeden başka dil kullanılamaz&#8230;” ifadesi kaldırılsın diyorlar.<br />
★★★<br />
Sonuç Bildirgesi’nde, 13’üncü maddede çıta daha da yükseltilir:<br />
“Türkiye Cumhuriyeti devletine, vatandaşlık bağıyla bağlı olan herkesin Türk olduğu tanımlamasından vazgeçilmelidir.”<br />
Yani, Anayasa’nın 66’ncı maddesi değiştirilsin, diyorlar.<br />
★★★<br />
Anayasa’nın 66’ncı maddesi:<br />
“Türk Devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türk’tür.”<br />
Bu maddeye, vatandaşlık tanımına, diğer etnik unsurların da dahil edilmesi isteniyor.<br />
★★★<br />
Peki, Anayasa’nın 42 ve 66’ncı maddeleri neden önemlidir?<br />
Anayasa’nın değiştirilemez ilk üç maddesinin ve devletin kuruluşuna egemen olan, “Tek devlet, tek millet, tek dil, tek bayrak” hükümlerinin yansıtıldığı maddelerdir.<br />
★★★<br />
42 ve 66’ncı maddelerinin değiştirilmesi demek, Anayasa’nın değiştirilemez ilk üç maddesinin de dolaylı olarak değiştirilmesi demek&#8230;<br />
Yani, Cumhuriyetin kuruluş felsefesinin temelini oluşturan ulus devlet, üniter devlet ve laik devlet yapısını ortadan kaldırmak&#8230;<br />
★★★<br />
Ulus devlette dil önemlidir.<br />
Üniter devlette ise, tek bir ülke, tek bir egemenlik, tek bir ulus vardır.<br />
Laik devlet yapısı ise, Atatürk ilkelerinin temel taşıdır.<br />
★★★<br />
Tuzağı anladınız değil mi?..<br />
★★★<br />
Bu, “Yeni Anayasa” telaşını da anladınız değil mi?<br />
Ve hala, bu “Yeni Türkiye” sevdası nedir? diye merak ediyorsunuz.<br />
Cevap o kadar açık ki: Türkiye’nin parçalanması&#8230;<br />
★★★<br />
Ve, insan merak ediyor haliyle&#8230;<br />
İkinci “Yetmez ama Evet” ekibi hazır mı diye?<br />
Kuşkunuz mu var?..<br />
{Em.General Dr.Naim BABÜROĞLU}</h3>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ASTSUBAYLAR HUZURSUZ, *EMEKLİLİKTE BİZ DE Mİ BÖYLE SÜRÜNECEĞİZ* DİYORLAR</title>
		<link>https://haberalgazetesi.net/astsubaylar-huzursuz-emeklilikte-biz-de-mi-boyle-surunecegiz-diyorlar/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[haberal]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 20 Feb 2025 07:05:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ASKERİ]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://haberalgazetesi.net/?p=10227</guid>

					<description><![CDATA[ASTSUBAYLARIN ÇIĞLIĞI: HAYKIRIYORUM Ülkemizde yıllardır süregelen bir adaletsizlik var: Astsubayların mali ve özlük hakları, sistematik olarak görmezden geliniyor! Bugün emekli...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2><span style="text-decoration: underline;">ASTSUBAYLARIN ÇIĞLIĞI: <em><span style="font-family: 'arial black', sans-serif;"><strong>HAYKIRIYORUM</strong></span></em></span></h2>
<h3>Ülkemizde yıllardır süregelen bir adaletsizlik var: Astsubayların mali ve özlük hakları, sistematik olarak görmezden geliniyor! Bugün emekli astsubaylar geçim sıkıntısıyla boğuşuyor, çalışan personel hak ettiği maaşı alamıyor ve her defasında da hükümetlerin oyalama taktikleriyle karşı karşıya kalıyorlar.</h3>
<h3>Subaylara tanınan [<span style="font-family: 'comic sans ms', sans-serif;">Makam, Görev, Temsil tazminatları</span>] astsubaylara verilmiyor; maaş farkları uçuruma dönüşmüş durumda.</h3>
<h2><span style="text-decoration: underline;">SUBAYLARA VAR, ASTSUBAYLARA YOK.</span></h2>
<h3>Türk Silahlı Kuvvetleri koskocaman bir ailedir. Geçmişe dönüp baktığımızda, bu ailede sadece subaylara tazminatlar birer birer tahsis edilirken, astsubayların yok sayıldığını hep birlikte görüyoruz:</h3>
<h3><span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">1. 12 Şubat 1982</span>-MAKAM Tazminatı: 12 Eylül darbesinden 17 ay sonra Sb.lara tahsis edildi. Asb.lara yok.</h3>
<h3><span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">2. 9 Ağustos 1993</span>-KADROSUZLUK Tazminatı: 28 Şubat sürecinden 17 ay sonra verildi. Asb.lara yok.</h3>
<h3><span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">3. 2 Ağustos 1998</span>-KOMUTANLIK Tazminatı: Refah Partisi kapatıldıktan hemen sonra Sb.lara sağlandı. Asb.lara yok.</h3>
<h3><span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">4. 12 Şubat 2000</span>-TEMSİL Tazminatı: Süleyman Demirel’in Cumhurbaşkanlığı sona ermeden hemen önce Sb.lara tahsis edildi. Asb.lara yok.</h3>
<h3><span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">5. 10 Nisan 2001</span>-GÖREV Tazminatı: 2001 ekonomik krizinin hemen ardından Sb.lar için yürürlüğe kondu. Asb.lara yok.</h3>
<h3>Hani, <span style="font-family: 'comic sans ms', sans-serif; font-size: 18pt;">biz kocaman bir aileydik</span>? Bu saydığım hakların neden hiç biri astsubaylara verilmedi!</h3>
<h3>Oysaki <em><span style="font-family: 'comic sans ms', sans-serif;">kahraman ordumuzun omurgasını oluşturan, sahada, operasyonda, sınırda, havada, karada, denizde, ter döken, mesai mefhumu gözetmeden görev yapıp can veren kesim büyük oranda astsubaylardan oluşuyor.</span> </em>Ne yazık ki bu emeklerinin karşılığı da yıllardır verilmiyor, üvey evlat muamelesi görüyorlar.</h3>
<h2><span style="text-decoration: underline;">EMEKLİ ASTSUBAYLAR ZORDA</span></h2>
<h3>Bugün bir emekli astsubay maaşıyla temel ihtiyaçlarını bile karşılayamaz hale geldi. Ev kiraları fahiş fiyatlara ulaştı, market fiyatları uçtu, faturalar katlandı. Ancak emekli maaşlarına yapılan zamlar, açlık sınırında bir yaşamdan öteye geçmeye yetmiyor! <em><span style="font-family: 'comic sans ms', sans-serif;">Bu insanlar hayatlarını vatanımıza adamış, dağda, operasyonda, sınır hattında görev yapmış, gerektiğinde can kan vermiş isimsiz kahramanlardır.</span></em> <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">Şimdi bu kahramanlara reva görülen neden sefalettir, neden açlıktır?</span></h3>
<h2><span style="text-decoration: underline;">HÜKÜMETİN OYALAMA TAKTİKLERİ ARTIK YETTİ</span></h2>
<h3>Astsubaylara verilen sözler her seçim döneminde yenileniyor, planlanıyor, çalışılıyor; ancak icraat sıfır! Sonuç sıfır. Hükümet, yıllardır bu konuyu geçiştiriyor, <em><span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">&#8220;Çalışıyoruz, gündemimizde, değerlendiriyoruz&#8221;</span></em> gibi klişe ifadelerle astsubaylar oyalanıyor. Ama sonuç? Koca bir hiç!</h3>
<h2><span style="text-decoration: underline;"><span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">&#8220;<em>HAKSIZLIĞA KARŞI SUSAN DİLSİZ ŞEYTANDIR</em>&#8221; diyordunuz:</span></span></h2>
<h3>Vatanımız, bayrağımız için ölümü göze alan, gençliğini, ömrünü ülkemize adayan astsubaylar, <span style="font-family: 'comic sans ms', sans-serif; font-size: 18pt;">ikinci sınıf insan</span> muamelesi görmeyi hak etmiyor!</h3>
<h3>Sb.lara sağlanan tüm mali haklar derhal Asb.lara da tanınmalı ve bu adaletsizlik son bulmalıdır!</h3>
<h3>Buradan yetkililere sesleniyoruz: <span style="font-family: 'comic sans ms', sans-serif;"><em>Bu sesi duymazdan gelmeyin! Bu kahramanlar devletine küsmez, kırılmaz, sadece haklarını istiyorlar! Geçim sıkıntısına, açlığa mahkûm edilen astsubaylar artık susmuyor, susmayacak!</em></span></h3>
<h3><span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">Artık yeter!</span> Bu feryadı duyun ve gerekeni yapın! Haykırıyorum, haykırıyoruz.</h3>
<h2><em><span style="text-decoration: underline; font-family: 'arial black', sans-serif;">HAKİKATLERİ YÜZÜMÜZE HAYKIRIN</span></em></h2>
<h3>Sayın Cumhurbaşkanımız, İzmir mitinginizde  <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">&#8220;Yüzümüze hakikatleri haykırın. Haykırın ki hatamızı görüp kendimizi düzeltelim!&#8221;</span> demiştiniz.</h3>
<h3>Topyekün haykırıyoruz!</h3>
<h3><span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">Kahraman Ömer Halisdemir</span>&#8216;ler, yıllardır yok sayılıyor, tazminatları verilmiyor, maaşları geçinmeye yetmiyor!<br />
Emekli Asb.lar açlık sınırında yaşam mücadelesi veriyor!<br />
Asb.lar bu Ordunun temel direği, ama hakları<span style="font-family: 'arial black', sans-serif;"> gasp</span> edilmiş durumda!</h3>
<h3>&#8211; Asb.ların tazminat hakkı tanınmalıdır!</h3>
<h3>&#8211; Maaş adaletsizliği giderilmelidir!</h3>
<h3>&#8211; Emekli Asb.lar için insanca yaşam sağlayacak düzenlemeler biran önce yapılmalıdır!</h3>
<h3>Bugün bu çığlıklarımızı yükseltmezsek, yarın daha büyük zorluklarla karşı karşıya kalacağız. O yüzden: Haykırıyorum, haykırıyoruz.</h3>
<p><em><span style="font-family: 'comic sans ms', sans-serif; font-size: 18pt;">(Hakan Veysel Düzcan)</span></em></p>
<h3><em><span style="font-family: 'arial black', sans-serif; font-size: 18pt;">Dip not: </span></em>Asb.ların bu durumu, halen görevde olan Asb.lar arasında moral çöküntüsü yarattı. <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">1950</span> sonları, <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">1960</span> başlarında Emekli Asb. <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">Kd. Bşçvş</span>.  ile emekli <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">Yarbay</span> aynı maaşı alıyordu.</h3>
<h3>Ekim ayında <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">Dünya Asb.lar Dayanışma günü</span>nde, Emekli ve Muvazzafların eş ve çocukları da dahil edilerek, büyük bir gösteri planı için çalışmalar var. <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">1970</span>&#8216;li yıllarda bu gösteriler yapıldığında Orduda büyük huzursuzluklara sebep olmuştu. Bu yine gerçekleşirse, TC devleti ve Kahraman Ordumuz Prestij kaybına uğrayacaktır.</h3>
<h3>Aziz devletimiz, &#8220;<em><span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">Haklının Hakkını verip</span></em>&#8221; böyle bir neden yaratılmasına açık kapı  bırakmamalıdır.</h3>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>BOĞAZLIYAN KAYMAKAMI KEMAL BEY&#8217;DEN TEĞMEN EBRU&#8217;YA SELAM</title>
		<link>https://haberalgazetesi.net/bogazliyan-kaymakami-kemal-beyden-tegmen-ebruya-selam/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[haberal]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 03 Feb 2025 04:03:29 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ASKERİ]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://haberalgazetesi.net/?p=10192</guid>

					<description><![CDATA[6’ncı Mehmed Vahdettin, son Osmanlı Padişahı ve 115’inci İslam Halifesidir. 13 Kasım 1918&#8230; Osmanlı’nın Başkenti İstanbul işgal edilir. Padişah Vahdettin...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3>6’ncı Mehmed <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">Vahdettin</span>, son Osmanlı Padişahı ve <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">115’inci İslam Halifesi</span>dir.<br />
<span style="text-decoration: underline; color: #800000; font-family: 'arial black', sans-serif;"><span style="font-size: 18pt;">13 Kasım 1918&#8230;</span></span><br />
Osmanlı’nın Başkenti İstanbul işgal edilir. Padişah Vahdettin direnmez. Makamını korumak için, İngilizlerle adeta ortaklık kurar.<br />
★★★<br />
Vahdettin, İngiltere’yle sorun yaşamamak için, sözde “Ermeni Soykırımı”nı kabul etmekte bile bir sıkıntı görmez.<br />
İngiltere, Padişah’a talimat verir.<br />
İngiliz savaş esirlerine kötü davrananların ve sözde “Ermeni Soykırımı”na karışanların cezalandırılmasını ister.<br />
★★★<br />
<span style="text-decoration: underline;"><span style="font-family: 'arial black', sans-serif; font-size: 18pt; color: #800000; text-decoration: underline;">16 Aralık 1918&#8230;</span></span><br />
Sözde “Ermeni Soykırım” yalanıyla, Boğazlıyan Kaymakamı Mehmet Kemal Bey tutuklanır.<br />
Meşhur Bekirağa Bölüğü’ne, askeri cezaevine atılır.<br />
O dönem Silivri yoktu&#8230;<br />
Padişah ve Başbakan Damat Ferit, muhalifleri Bekirağa Bölüğü’ne gönderirlerdi.<br />
★★★<br />
<span style="text-decoration: underline; font-size: 18pt; color: #800000; font-family: 'arial black', sans-serif;">5 Şubat 1919&#8230;</span><br />
Mehmet Kemal’in yargılaması başlar. Mahkeme üyelerinden bazıları, Ermeni’dir.<br />
Tesadüf bu ya&#8230; Tanıkların da çoğu Ermeni’dir.<br />
İşte bu mahkeme, <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">8 Nisan 1919</span>’da Boğazlıyan Kaymakamı’nı idama mahkûm eder.<br />
★★★<br />
Türk halkı, idam kararını yoğun gösterilerle protesto eder.<br />
Tek amacı iktidarını korumak olan Padişah Vahdettin, kamuoyunun tepkisine aldırış etmez.<br />
Ve İngilizlere şirin görünmek için, Boğazlıyan Kaymakamı’nın idam hükmünü onaylar:<br />
★★★<br />
<span style="font-family: 'arial black', sans-serif; font-size: 18pt; color: #800000;"><strong><sub>10 Nisan 1919&#8230;</sub></strong></span><br />
Suçsuz Mehmet Kemal, Beyazıt Meydanı’nda asılır.<br />
İdam Fetvası da, idamdan <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">1</span> gün sonra gelir.<br />
★★★<br />
Mehmet Kemal Bey’in asılmadan önceki son sözleri şöyledir: “Sizlere yemin ederim ki ben masumum! Yabancı devletlere yaranmak için beni asıyorlar. Eğer adalet buna diyorlarsa, kahrolsun böyle adalet!”<br />
★★★<br />
İdamdan 3.5 yıl sonra&#8230;<br />
<span style="text-decoration: underline; color: #800000;"><span style="font-family: 'arial black', sans-serif; font-size: 18pt;">14 Ekim 1922&#8230;</span></span><br />
Ankara’da, Mustafa Kemal Paşa’nın Başkanı olduğu TBMM, Mehmet Kemal’e <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">“Milli Şehit</span> ünvanı verir.<br />
★★★<br />
Tarih, Boğazlıyan Kaymakamı’nın idamını onaylayan Padişah Vahdettin’i hain olarak kaydeder.<br />
Aynı tarih, Boğazlıyan Kaymakamı Mehmet Kemal Beyi kahraman ilan eder.<br />
★★★<br />
Mehmet Kemal Bey’in idamından 105 yıl sonra&#8230;<br />
<span style="text-decoration: underline;"><span style="font-family: 'arial black', sans-serif; font-size: 18pt; color: #800000; text-decoration: underline;">30 Ağustos 2024&#8230;</span></span><br />
Kara Harp Okulu mezuniyet töreni.<br />
Birincilikle mezun olan kadın teğmen, resmi mezuniyet töreni sonrası, &#8216;Subay Yemini&#8217;ni kılıç çatarak ettirir.<br />
Teğmenler, yeminin ardından topluca, <span style="font-family: 'comic sans ms', sans-serif; color: #333399;">“Mustafa Kemal’in askerleriyiz”</span> diye haykırırlar.<br />
Yemin metninde, Cumhuriyet’e, Vatana, Millete bağlılık sözleri vardır. Her subayın etmesi gereken bir yemindir.<br />
★★★<br />
Normal koşullarda, bu davranışlarından dolayı ödüllendirilmesi gereken teğmenler, neredeyse darbeci ilan edileceklerdi.<br />
<span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">5</span> teğmen, “<span style="font-family: 'comic sans ms', sans-serif;">Silahlı Kuvvetlerden ayırma cezası</span>” istemiyle, <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">Yüksek Disiplin kurulu</span>na sevk edildiler.<br />
<span style="font-family: 'comic sans ms', sans-serif;">“Askeri disiplinin ağır bir biçimde zedelenmesi ve emirlere itaatsizlik edilmesi&#8230;”</span> gibi gerekçelerle&#8230;<br />
★★★<br />
Türk kamuoyu, teğmenleri yoğun şekilde desteklediler.<br />
Teğmenlerin yargılanmasına karşı protesto mitingleri yaptılar.<br />
Fakat, devletin sivil ve askeri yetkilileri oralı bile olmadılar.<br />
★★★<br />
<span style="text-decoration: underline; font-family: 'arial black', sans-serif;"><span style="color: #800000; text-decoration: underline;"><span style="font-size: 18pt;">16 Ocak 2025&#8230;</span></span></span><br />
<span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">5</span> teğmen, Kara Kuvvetleri Komutanlığı Yüksek Disiplin Kurulu’nda savunmalarını yaptılar.<br />
Savunmalarına, <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">“Mustafa Kemal’in askerleriyiz”</span> diyerek başladılar.<br />
Yemini ettiren, dönem birincisi Teğmen <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">Ebru Eroğlu</span>’nun savunmadaki son cümlesi şudur:<br />
<em><span style="font-family: 'comic sans ms', sans-serif;">“Omzumdaki rütbeyi alabilirsiniz, ama göğsümdeki Harp Okulu brövesini alamazsınız.”</span></em><br />
★★★<br />
Çünkü, Teğmen Ebru ve yargılanan arkadaşları gerçek Harbiyelidir.<br />
Giydikleri üniformanın, ne anlama geldiğini bilen Türk subaylarıdır.<br />
★★★<br />
Tarih, Teğmen Eroğlu ve arkadaşlarını şimdiden kahraman olarak nakşetti. Hem de altın harflerle&#8230;<br />
Boğazlıyan Kaymakamı’nı kahraman ilan ettiği gibi&#8230;<br />
Ve, tarih acımasızdır&#8230;<br />
Teğmenleri bu duruma düşürenleri de kaydetti.<br />
★★★<br />
Değerli kardeşim, bu ilk değil ki, hayretle seyrettiğin&#8230;<br />
Cumhuriyet tarihinde ilk kez bu dönemde, ABD Türk askerinin başına çuval geçirdi.<br />
Cumhuriyet tarihinde ilk kez bu dönemde, FETÖ ve işbirlikçileri eliyle kahraman Türk Ordusu tasfiye edildi.<br />
Cumhuriyet tarihinde ilk kez bu dönemde, TSK’nın askeri hastaneleri kapatıldı.<br />
Cumhuriyet tarihinde ilk kez, bu dönemde sarıklı amiral boy gösterdi.<br />
Ve, Cumhuriyet tarihinde ilk kez, bu dönemde <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">Andımız yasaklandı.</span><br />
★★★<br />
Karartılmak istenen, sadece teğmenlerin hayatı değil elbette&#8230;<br />
Aslında, hayatı karartılan Türkiye’dir, Türkiye&#8230;<br />
Eee, işte hayretle baktığın, <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">“Yeni Türkiye”</span> budur&#8230;<br />
★★★<br />
Sizden özel ricam&#8230;<br />
Görürseniz&#8230;<br />
Mustafa Kemal’in askerleri adına, <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">Teğmen Ebru</span>’ya bir selam çakın&#8230;<br />
Topuğunuzu birbirine sertçe vurarak&#8230;</h3>
<p>Naim Babüroğlu<br />
19 ocak 2025</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ORGENERAL FİKRET ÖZDEN BOZTEPE</title>
		<link>https://haberalgazetesi.net/orgeneral-fikret-ozden-boztepe/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[haberal]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 21 Aug 2024 19:35:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ASKERİ]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://haberalgazetesi.net/?p=10018</guid>

					<description><![CDATA[Yaşamı ve askerî kariyeri 16 Mart 1937 tarihinde İstanbul&#8216;da doğdu. 1955&#8242;te Işıklar Askerî Lisesini, 1957&#8242;de Kara Harp Okulunu, 1959&#8216;da Piyade Okulunu, 1962&#8216;de subay kara...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="mw-heading mw-heading2 section-heading collapsible-heading open-block">
<h2 id="Yaşamı_ve_askerî_kariyeri">Yaşamı ve askerî kariyeri<a href="https://haberalgazetesi.net/wp-content/uploads/download-223.jpg"><img fetchpriority="high" decoding="async" class=" wp-image-10060 alignright" src="https://haberalgazetesi.net/wp-content/uploads/download-223.jpg" alt="" width="365" height="341" /></a></h2>
</div>
<h3 class="mf-section-1 collapsible-block collapsible-block-js open-block"><span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">16 Mart 1937</span> tarihinde <a title="İstanbul" href="https://tr.m.wikipedia.org/wiki/%C4%B0stanbul">İstanbul</a>&#8216;da doğdu.</h3>
<h3 class="mf-section-1 collapsible-block collapsible-block-js open-block"><span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">1955&#8242;<span style="font-family: georgia, palatino, serif;">te</span></span> <a class="mw-redirect" title="Işıklar Askerî Lisesi" href="https://tr.m.wikipedia.org/wiki/I%C5%9F%C4%B1klar_Asker%C3%AE_Lisesi">Işıklar Askerî Lisesini</a>,</h3>
<h3 class="mf-section-1 collapsible-block collapsible-block-js open-block"><sup id="cite_ref-1" class="reference"></sup><span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">1957&#8242;</span>de <a title="Kara Harp Okulu" href="https://tr.m.wikipedia.org/wiki/Kara_Harp_Okulu">Kara Harp Okulunu</a>,</h3>
<h3 class="mf-section-1 collapsible-block collapsible-block-js open-block"><span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">1959</span>&#8216;da <a title="Piyade Okulu" href="https://tr.m.wikipedia.org/wiki/Piyade_Okulu">Piyade Okulunu</a>,</h3>
<h3 class="mf-section-1 collapsible-block collapsible-block-js open-block"><span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">1962</span>&#8216;de subay kara pilot temel kursunu,</h3>
<h3 class="mf-section-1 collapsible-block collapsible-block-js open-block"><span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">1968</span>&#8216;de <a class="mw-redirect" title="Kara Harp Akademisi" href="https://tr.m.wikipedia.org/wiki/Kara_Harp_Akademisi">Kara Harp Akademisini</a>, <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">1971</span>&#8216;de <a class="mw-redirect" title="Silahlı Kuvvetler Akademisi" href="https://tr.m.wikipedia.org/wiki/Silahl%C4%B1_Kuvvetler_Akademisi">Silahlı Kuvvetler Akademisini</a>, <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">1975</span>&#8216;te <a title="Almanya" href="https://tr.m.wikipedia.org/wiki/Almanya">Almanya</a>&#8216;da <a class="extiw" title="en:Bundeswehr Command and Staff College" href="https://en.wikipedia.org/wiki/Bundeswehr_Command_and_Staff_College"><span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">Bundeswehr</span> Sevk ve İdare Akademisini</a> bitirdi.</h3>
<h3 class="mf-section-1 collapsible-block collapsible-block-js open-block">Türk Sİlahlı Kuvvetlerine bağlı çeşitli birliklerde piyade takım ve bölük komutanlığı,</h3>
<h3 class="mf-section-1 collapsible-block collapsible-block-js open-block"><a title="Harp Akademileri" href="https://tr.m.wikipedia.org/wiki/Harp_Akademileri">Harp Akademilerinde</a> öğretim üyeliği,</h3>
<h3 class="mf-section-1 collapsible-block collapsible-block-js open-block"><span style="font-family: 'arial black', sans-serif;"><a title="Varşova" href="https://tr.m.wikipedia.org/wiki/Var%C5%9Fova">Varşova</a> Kara Askerî ataşeliği</span>, zırhlı alay komutanlığı, Kara Kuvvetleri Komutanlığı karargâhında şube müdürlüğü görevlerinde bulundu.</h3>
<h3 class="mf-section-1 collapsible-block collapsible-block-js open-block"><span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">1982</span>&#8216;de Tuğgeneral oldu ve Genelkurmay Genelsekreteri görevine getirildi.</h3>
<h3 class="mf-section-1 collapsible-block collapsible-block-js open-block"><span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">1986</span>&#8216;da <a title="Tümgeneral" href="https://tr.m.wikipedia.org/wiki/T%C3%BCmgeneral">Tümgeneral</a> rütbesine terfi etti.</h3>
<h3 class="mf-section-1 collapsible-block collapsible-block-js open-block">Piyade Tümen Komutanlığı ve Ordu Kurmay Başkanlığı görevlerinde bulundu.</h3>
<h3 class="mf-section-1 collapsible-block collapsible-block-js open-block"><span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">1990</span>&#8216;da <a title="Korgeneral" href="https://tr.m.wikipedia.org/wiki/Korgeneral">Korgeneral</a> rütbesine terfi etti.</h3>
<h3 class="mf-section-1 collapsible-block collapsible-block-js open-block">Bu rütbede <a title="Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri" href="https://tr.m.wikipedia.org/wiki/K%C4%B1br%C4%B1s_T%C3%BCrk_Bar%C4%B1%C5%9F_Kuvvetleri">Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri</a> Komutanlığı ve Genelkurmay Personel Bşk. görevlerinde bulundu.</h3>
<h3 class="mf-section-1 collapsible-block collapsible-block-js open-block"><sup id="cite_ref-2" class="reference"></sup><span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">1994</span>&#8216;te <a title="Orgeneral" href="https://tr.m.wikipedia.org/wiki/Orgeneral">Orgeneral</a> rütbesine terfi etti.</h3>
<h3 class="mf-section-1 collapsible-block collapsible-block-js open-block"><span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">1994</span>&#8211;<span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">1996</span> arası <a title="2. Ordu (Türkiye)" href="https://tr.m.wikipedia.org/wiki/2._Ordu_(T%C3%BCrkiye)">2. Ordu</a> komutanlığı,</h3>
<h3 class="mf-section-1 collapsible-block collapsible-block-js open-block"><span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">1996-1997</span> arası <a title="Ege Ordusu" href="https://tr.m.wikipedia.org/wiki/Ege_Ordusu">Ege Ordusu</a> komutanlığı,</h3>
<h3 class="mf-section-1 collapsible-block collapsible-block-js open-block"><span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">1997-1998</span> arası <a title="Jandarma Genel Komutanlığı" href="https://tr.m.wikipedia.org/wiki/Jandarma_Genel_Komutanl%C4%B1%C4%9F%C4%B1">Jandarma</a> Genel Komutanlığı yaptı.</h3>
<h3 class="mf-section-1 collapsible-block collapsible-block-js open-block"><span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">1998</span>&#8216;de emekli oldu..<sup id="cite_ref-3" class="reference"></sup></h3>
<h3><span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">24 Ekim 2024</span>&#8216;de vefat etti..</h3>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ASTSUBAY&#8217;DAN NE OLUR, NE OLMAZ?</title>
		<link>https://haberalgazetesi.net/astsubaydan-ne-olur-ne-olmaz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[haberal]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 05 Jul 2024 09:40:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ASKERİ]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://haberalgazetesi.net/?p=9978</guid>

					<description><![CDATA[ASTSUBAYDAN; PİLOT olur. MİT BAŞKANI olur. DIŞİŞLERİ BAKANI olur. MİLLETVEKİLİ olur. KAYMAKAM olur. VALİ olur. BELEDİYE BAŞKANI olur. CERRAH olur....]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2>ASTSUBAYDAN;</h2>
<h3>PİLOT olur.<br />
MİT BAŞKANI olur.<br />
DIŞİŞLERİ BAKANI olur.<br />
MİLLETVEKİLİ olur.<br />
KAYMAKAM olur. VALİ olur.<br />
BELEDİYE BAŞKANI olur.<br />
CERRAH olur.<br />
AVUKAT olur. HAKİM olur.<br />
DOÇENT olur. PROFESÖR olur.<br />
AKADEMİSYEN olur, ÖĞRETİM ÜYESİ olur.<br />
BİLİM İNSANI olur.<br />
ŞAİR olur. YAZAR olur.<br />
SANATÇI olur. SANATKÂR olur.<br />
KOMUTAN olur. GENERAL olur. LİDER olur.<br />
MÜHENDİS olur.<br />
Asb.Vecihi Hürkuş gibi MUCİT olur.<br />
Kaliteli, donanımlı MUHTAR olur.<br />
TACİR olur. MÜTEAHHİT olur.<br />
NATO savaş uçakları yarışmasında 1.OLUR.</h3>
<h3>Yazın sıcak, toz toprak, kışın soğuk, yağmur, çamur demeden hainlerle çarpışır,</h3>
<h3>Emir verildiğinde Vatanı için ŞEHİT olur.<br />
Uçağın, helikopterin, geminin, tankın, radarın TAMİRCİSİ olur.<br />
Askerin EĞİTİMCİSİ olur.<br />
Savaşta vatanı için düşmana, mazlum için milletine KALKAN olur.<br />
Kimsenin hakkını yemez, herşeyi kendine KESER gibi yontmaz, ADİL olur. 6 adet TAZMİNATI cebine indirmez.<br />
Kendisi bal kaymak yerken, silah arkadaşına kuru ekmeği reva görecek kadar ALÇAK değildir.<br />
SİLAH ARKADAŞI olur. ETLE TIRNAK gibi olur.<br />
Eğitimlidir, pratik zekâdır.</h3>
<h3>LİYAKATLİ olur. MÜTEVAZİ olur.<br />
Komutanlarına pilotluk öğreten İyi bir ÖĞRETMEN olur.</h3>
<h3>Devletinin ve milletinin hep YANINDA olur.<br />
Keyfi Darbenin KARŞISINDA olur.<br />
Asla, devletine, milletine SİLAH çekmez.</h3>
<h3><span style="font-family: 'comic sans ms', sans-serif;"><em>*Cukka için, ikbal için, makam için, menfaat için Hükümeti DEVİREYİM</em></span>* diyenlerden olmaz.<br />
Böyle bir gücü var MI? Elbette var. Bunu kurmay zekâ çok iyi bilir.<br />
Ancak, ASTSUBAY Devleti için HER ŞEY olur, AMELE olur, IRGAT olur. AŞÇI olur. Sadece<span style="font-family: 'comic sans ms', sans-serif;"><em> VATAN HAİNİ OLMAZ.</em></span></h3>
<h3>Ancak, EN İTİBARLI 20 meslek içinde olan Astsubayın ülkemizde maalesef DEĞERİ YOK, Ve, BİLİNMİYOR.</h3>
<h3>Hakkettiği LİYAKATİNİN karşılığı YOK.<br />
Çünkü hem Devletimiz, hem Hükümetimiz, hem vekillerimiz hep <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">3</span> MAYMUNU oynuyorlar.<br />
Hep günü kurtarmakla MEŞGULLER.<br />
Zaten bizler, Darbeci çanağı yalamışlardan, ASLA ne ADALET, ne VİCDAN, ne MERHAMET beklemiyoruz.<br />
Çünkü Astsubayların maaşını, değerini kasıtlı olarak düşürenler DARBECİLER VE HALEFLERİDİR.</h3>
<h3>Bu gün bir Astsubay emeklisi, VASIFSIZ BİR İŞÇİ emeklisinden AZ MAAŞ ALDIĞINI biliyor musunuz?<br />
Bir Astsubay bir PİLOT gibi, bir DOKTOR gibi asla İKAME edilemez bir meslektir. Yani kimse onun yaptığı işi yapamaz. Çünkü, Astsubaylar bu ORDUNUN OMURGASIDIR.<br />
Astsubay olmadığı zaman, kendini ordunun BEYNİ görenler hiçbir HALT yiyemezler. Hiçbir HALT.<br />
Bu mudur ASTSUBAYIN DEĞERİ?</h3>
<h3>Sayın Cumhurbaşkanı, Sayın Bakanlar, vekiller?<br />
Bu mudur <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">Ömer Halisdemir</span>&#8216;lerin, <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">Vecihi Hürkuş</span>&#8216;ların DEĞERİ?<br />
Sizlere söyleyeceğim son söz:<br />
ADALET MÜLKÜN TEMELİDİR.<br />
TEMELİNDE ADALET OLMAYAN MÜLK BİR GÜN YIKILIR.<br />
Bu ASLA değişmez DEVLETLERİN KADERİDİR.<br />
Açın tarihe bakın. Çünkü, TARİH TEKERRÜRDEN İBARETTİR . Yine tekerrür EDER. Sayenizde.</h3>
<h3>An&#8217;a takılmayın. Türk devleti<span style="font-family: 'arial black', sans-serif;"> 2.000</span> yıllık bir devlettir.</h3>
<h3>Çünkü, ZULÜMLE ÂBAD OLUNMAZ.<br />
Bu devlete, bu orduya, bu millete ve biz ASTSUBAYLARA çok yazık ediyorsunuz Çok.</h3>
<h3>Tam <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">44</span> yıllık bu ZULME SON VERİN ARTIK .<br />
Ne diyelim, Yıllarca hep HAYKIRIYORUZ. Ama duymuyorsunuz bizi. DEVLETİMİZ DE, Hükümetimiz de, vekillerimiz de, bu İZAN, bu FERASET ve BASİRET ve ÖNGÖRÜNÜZ yoksa ne yapabiliriz ki?</h3>
<h3>Maalesef, DEVLET ADAMLIĞI, LİDERLİK zorla enjekte edilemiyor İnsana, KOMUTANLIK gibi.</h3>
<h3>Zaten kendi menfaatini, devletinden, milletinden, astından önce düşünenlerden Asla KOMUTAN OLMAZ. ASLA.</h3>
<h3>Gözünüze kibrit alevi tutuluyor, ama arkadaki ORMAN YANGININI GÖREMİYORSUNUZ.<br />
ACI olan bu.<br />
Ve bir gün ne <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">Vecihi Hürkuş</span>&#8216;lar, ne de Koşa koşa ölümün koynuna giren <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">Ömer Halisdemir</span>&#8216;leri ASLA GÖREMEYECEKSİNİZ.<br />
Çünkü orduyu da LİME LİME parçalara ayırıp, KANSER ettiklerinin farkında değilsiniz.</h3>
<h3>Dolayısıyla, TEHLİKENİN DE FARKINDA DEĞİLSİNİZ!</h3>
<p>Not: Lütfen her yere gönderelim.<br />
<span style="font-size: 18pt;"><em><span style="font-family: 'comic sans ms', sans-serif;">Mesut Yücetürk</span></em></span></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>HULÜSİ AKAR&#8217;IN ASB. HAKLARINA İLGİSİ</title>
		<link>https://haberalgazetesi.net/hulusi-akarin-asb-haklarina-ilgisi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[haberal]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 09 Jun 2024 21:52:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ASKERİ]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://haberalgazetesi.net/?p=9964</guid>

					<description><![CDATA[Hulusi Akar Astsubay Özgür’e Verdiği Cezayı Hatırlıyor mu? (Geçmişten Bir Alıntı) Bakan Akar, 15 Temmuz gecesini anlatırken, şunları söyledi: “Saat...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p dir="ltr"><b>Hulusi Akar Astsubay Özgür’e Verdiği Cezayı Hatırlıyor mu? (Geçmişten Bir Alıntı)</b></p>
<h3 dir="ltr">Bakan Akar, 15 Temmuz gecesini anlatırken, şunları söyledi: “Saat 16.00’ya kadar, saat 20.30’a kadar darbe lafı yok 15 Temmuz’da, yemin ediyorum, yok böyle bir şey. Saat 18.30’da, böyle bir kaçırma olayı, münferit kaçırma olayını duyduğumuzda, saat 18.30’da… Bilen bilmeyen konuşuyor, emeklisi, muvazzafı. Bunlar doğru değil. 18.30’da verdiğim emir, bizzat –ceridelerde var, mahkeme dosyalarında var- 18.30’da verdiğim emir, ‘Uçakları indirin, uçak kaldırmayın’ tedbiren. Bu emir saat 19.20’de, örnek olarak veriyorum, Kars’ta, Kars’taki –efendime söyleyeyim- havaalanında, 19.10’da Hava Kuvvetleri Komutanının telefonunda, oradaki harekât merkezinden yayıldı hepsi, bir.</h3>
<h3 dir="ltr">İki; Saat 20.30 civarında içeri o alçaklar girdiler ve kafamıza tabancayı dayadılar, ‘Başımıza geçeceksin’ dediler ve ben bunu reddettim. İçinizde -yatağa yattığınız zaman düşünün- kafanızda tabanca varken, ‘hayır’ diyebilecek kaç kişi var?..</h3>
<h3 dir="ltr">Benim sizden ricam, AK Parti Grubundan ricam, lütfen dosyalara bakın, dosyaları inceleyin, bunların hepsinin açık seçik, övünecek cevabı var. Akıncı’ya götürdüler, etrafımızda silahlı insanlar, bir sürü asker, tek başıma oturuyorum, bütün o alçakların önünde, önüme iki sayfa çıkardılar, ‘Bunu okuyun, imzalayın’ dediler, imzalamadım.”</h3>
<h3 dir="ltr">Özetle Akar, darbeciler tarafından nasıl “esir” alındığını ve kendisinin nasıl direndiğini açıkladı.</h3>
<h3 dir="ltr">O geceye ilişkin Genelkurmay-Akıncı, ertesi gün de Mehmet Dişli’yle beraber Çankaya Köşkü’ne gidiş görüntüleri ve sadece sanık değil, tanık beyanlarını bir başka yazıda ele almak üzere, 4 yıl önceki bir olaya gidelim.</h3>
<h3 dir="ltr">&#8211;Astsubay Özgür Örs Neyle Suçlandı?</h3>
<h3 dir="ltr">&#8211;Tarih 1 Ocak 2015… Kilis 3. Hudut Bölük Komutanlığı’nda karakol astsubayı olarak görev yapan Özgür Örs, “Bir grup kaçakçı var” ihbarı üzerine Suriye sınırına geçtiğinde, IŞİD’liler tarafından rehin alındı.</h3>
<h3 dir="ltr">Örs, 5 gün sonra serbest bırakıldığında, dönemin Başbakanı Ahmet Davutoğlu haberi Twitter hesabından duyururken, Erdoğan da Astsubay Örs’ün eşini telefonla arayarak geçmiş olsun dileklerini iletti.</h3>
<h3 dir="ltr">Ancak kısa süre sonra Örs hakkında hem disiplin, hem de ceza soruşturması başlatıldı.</h3>
<h3 dir="ltr">Disiplin soruşturmasının gerekçesi; “IŞİD’e mukavemet göstermediği, bu olayın basında yer almasıyla örgüt propagandasına malzeme olduğu ve TSK’nin itibarını zedelediği” idi.</h3>
<h3 dir="ltr">Disiplin soruşturmasından başlayalım:</h3>
<h3 dir="ltr">İlk soruşturmayı 2. Ordu Komutanlığı yaptı ve 9 Şubat 2015 tarihli raporla, “Astsubay Örs’ün yaptığı eylem ve sonuçları itibarıyla T.C. Devleti’nin ve TSK’nın itibarına zarar verdiği kanaatiyle, TSK’da kalmasının uygun olmayacağının değerlendirildiği” bildirildi.</h3>
<h3 dir="ltr">Dosya Kara Kuvvetleri Komutanlığı Yüksek Disiplin Kurulu’na geldi. Bu Kurul da 15 Nisan 2015’te, Astsubay Örs’ün TSK ile ilişkisinin kesilmesine karar verdi.</h3>
<h3 dir="ltr">Özetle Örs, TSK’dan atıldı.</h3>
<h3 dir="ltr">Örs ve Avukatı Erkan Akkuş, kararın iptali için Askeri Yüksek İdare Mahkemesi(AYİM)’ne dava açtı. AYİM Başsavcılığı, Astsubay Örs’ün talimatlara aykırı davransa da doğrudan TSK’dan çıkarılmasının orantılı olmadığı gerekçesiyle işlemin iptali yönünde görüş bildirdi. Ancak yargılamaya geçilme aşamasında askeri yargı kapatıldığı için dosya Gaziantep 1. İdare Mahkemesi’ne gönderildi.</h3>
<h3 dir="ltr">Buradaki yargılama sırasında Milli Savunma Bakanlığı’nın gönderdiği savunma dilekçesinde de Astsubay Örs’ün, “Kaçırılması ve bu olayın basına olumsuz yansıması sonucunda Devletin ve TSK’nın itibarını derinden sarstığı” vurgulandı.</h3>
<h3 dir="ltr">Astubay Örs ise kendisini, “Hayatım boyunca 60’a yakın takdir aldım. Sicillerim çok iyi. TSK’dan atılmam, yasal dayanaktan yoksun ve keyfi. En temel insan hakkı olan yaşama hakkını korudum. TSK’nın itibarını sarsacak herhangi bir eylemim yoktur” diye savundu.</h3>
<h3 dir="ltr">Bu dava 1 Şubat 2018’de sonuçlandı. Gaziantep 1. İdare Mahkemesi, TSK Disiplin Kanunu, 2. Ordu Komutanlığı’nın soruşturma raporu ve Kara Kuvvetleri Komutanlığı Yüksek Disiplin Kurulu kararına dayanarak, Astsubay Örs’ün TSK’dan atılmasını onayladı. Yargılama giderleri ve Milli Savunma Bakanlığı’nın avukatlık ücreti de Örs’ün üzerine bırakıldı. İstinaf süreci de Örs’ün aleyhine sonuçlandı.</h3>
<h3 dir="ltr">Örs hakkındaki ceza soruşturmasına gelirsek; 4 Aralık 2015’te hazırlanan iddianame ile hakkında 1 aydan 1 yıla kadar hapis cezası istendi. Dava 5’inci Zırlı Tugay Komutanlığı Askeri Mahkemesi’nde görülecekti. Ancak yine askeri yargının kapatılması sebebiyle dava Kilis 3. Asliye Ceza Mahkemesi’ne gitti.</h3>
<h3 dir="ltr">Dava 24 Haziran seçimlerinden 4 gün sonra 28 Haziran’daki ikinci celsede sonuçlandı. Örs duruşmada yoktu. Avukatı Erkan Akkuş ise mazeret dilekçesi göndermişti. Avukatın mazeret dilekçesi kabul edilmedi ve her ikisinin yokluğunda, yani Örs’e son sözü sorulmadan karar açıklandı.</h3>
<h2 dir="ltr">Karar;</h2>
<h3 dir="ltr">“1 ay hapis cezası ile cezalandırdılması, mahkemedeki saygılı tutumu lehine takdiri indirim nedeni kabul edilip, cezasından takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak 25 gün hapis ile cezalandırılması, yeniden suç işlemeyeceği yönünde mahkemede vicdani kanaatin oluşması nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılması, bu nedenle sanığın 5 yıl süreyle denetim sürecine tabi tutulması” şeklindeydi.</h3>
<h3 dir="ltr">Bu dava henüz sonuçlanmadı, istinafta bekliyor.</h3>
<h2 dir="ltr">TSK’dan Atılma Kararında Kimlerin İmzası Var?-</h2>
<h3 dir="ltr">Astsubay Özgür Örs olaydan 7 ay sonra bir gazeteciye yaptığı açıklamada, şunu söylemişti:</h3>
<h3 dir="ltr">“Dört kişi kalaşnikof namlularını bana doğrulttu. İşte o an ilk defa irkildim. Kendi kendime, ‘Ben ne yaptım!’ dedim, ama iş işten geçmişti.”</h3>
<h3 dir="ltr">2 çocuk babası Örs’ün, Balıkesir’de çaycılık yaparak, ailesinin geçimini sağlamaya çalıştığını da belirttikten sonra Kara Kuvvetleri Komutanlığı Yüksek Disiplin Kurulu’nun aldığı TSK’dan atılma kararına dönelim.</h3>
<h3 dir="ltr">Oy birliğiyle alınan kararın ikinci maddesinde şöyle denildi: “Yetki sınırlarını aşarak, kendisini töhmet altında bırakabilecek şekilde sınır hattının ötesinde terör örgütü mensubu unsurların olduğunu bilmesine rağmen emniyetsiz ve tedbirsiz davranmak suretiyle sınır hattını geçmesi neticesinde, kimliği belirsiz silahlı kişi/kişiler tarafından kaçırılması ve karıştığı bu olayın basına olumsuz yansıması sonucunda Devletin ve TSK’nın itibarını derinden sarsıldığı…”</h3>
<h3 dir="ltr">Kararın altındaki imzalara ve bugünkü durumlarına gelirsek;</h3>
<h3 dir="ltr">Kurul Başkanı Kurmay Başkanı Korgeneral İhsan Uyar: 15 Temmuz’da derdest edildi. 1 yıl sonra emekli edildi.</h3>
<h3 dir="ltr">Üye İstihbarat Başkanı Tümgeneral Osman Erbaş: Korgeneral oldu. Halen 8. Kolordu Komutanı.</h3>
<h3 dir="ltr">Üye Harekat Başkanı Tümgeneral Mehmet Okkan: 15 Temmuz’dan 1 yıl sonra emekli edildi.</h3>
<h3 dir="ltr">Üye Personel Başkanı Tümgeneral Ömer Şevki Gençtürk: 15 Temmuz’da derdest edildi, 1 yıl sonra emekli edildi.</h3>
<h3 dir="ltr">Üye Tayin Daire Başkanı Tuğgeneral Şener Topuç: Tutuklu.</h3>
<h3 dir="ltr">Üye Personel Plan ve Yönetim Daire Başkanı Tuğgeneral Ahmet Bican Kırker: Tutuklu.</h3>
<h3 dir="ltr">Üye Yönetim Şube Müdürü İstihbarat Kurmay Albay Mustafa Barış Avıalan: Tutuklu.</h3>
<h3 dir="ltr">Üye Adli Müşavir Hakim Albay Mehmet Emin Yapar: Tutuklu.</h3>
<h3 dir="ltr">Üye Sicil ve Kıdem Şube Müdürü Personel Yarbay Ertuğrul Yavuz: Tutuklu.</h3>
<h3 dir="ltr">Ve son imza:</h3>
<h3 dir="ltr">“Uygundur” diyerek, kararı onaylayan, dönemin Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Hulusi Akar.</h3>
<h3 dir="ltr">İmzalar, TSK açısından yakın tarihimizin acı bir tablosu gibi değil mi?</h3>
<h3 dir="ltr">Her neyse!.. “Birinde IŞİD silah dayamış, diğerinde darbeciler, ama akıbetleri bambaşka” demekle yetinip, Astsubay Örs’ün Avukatı Erkan Akkuş’un, TSK’dan atılma davasındaki dilekçesinden şu cümleyle bitirelim:</h3>
<h3 dir="ltr">“Basına yansıyan bu olay sebebiyle müvekkilimiz hakkında işlem tesis edenlerin, basına daha vahim şekilde yansıyan buna benzer olayların sujesi olmasındaki paradoksu sayın heyetinizin takdirlerine bırakıyorum.”</h3>
<p dir="ltr">Müyesser YILDIZ   26 Aralık 2018</p>
<h2 dir="ltr"><b>SONRASINDA</b> NE<b> Mİ OLDU?</b></h2>
<h3 dir="ltr">Kilis sınırında kaçakçıların peşindeyken, IŞİD tarafından alıkonulan TSK ile ilişiği kesilen Astsubay Özgür Örs, mesleğine iade edildi…</h3>
<h3 dir="ltr">Kilis sınırında kaçakçıların peşindeyken, IŞİD tarafından alıkonulan ve bu nedenle TSK ile ilişiği kesilen Astsubay Özgür Örs, mesleğine iade edildi. Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi 5. İdari Dava Dairesi, Örs’ün mesleğine dönüş için yaptığı başvuruyu reddeden mahkeme kararını kaldırdı. TSK’dan ilişiği kesilince çaycılık yapan Örs’e, bu süreçte ödenmeyen paralar da faiziyle ödenecek.</h3>
<h3 dir="ltr"><b>KAÇIRILDI, ATILDI: </b>Kilis 3. Hudut Bölük Komutanlığı’nda karakol astsubayı olarak görev yapan Özgür Örs, 1 Ocak 2015’te kaçakçılık yapan bir grubu yakalamak üzere sınırı geçerek, kaçakçıların peşine düştü. Bir müddet sonra Örs, IŞİD mensubu iki kişi tarafından alıkonuldu. MİT ve Emniyet’in ortak çalışması ile 5 Ocak günü kurtarılan Örs hakkında soruşturma başlatıldı. Kara Kuvvetleri Komutanlığı, Nisan 2015’te, Örs’ü “Hizmete engel davranışlarda bulunduğu gerekçesiyle” meslekten çıkardı.</h3>
<h3 dir="ltr"><b>İDARE MAHKEMESİ REDDETTİ:</b> Örs, kararın iptali için Gaziantep İdare Mahkemesinde dava açtı. Ancak İdare Mahkemesi, Örs’ün teslim alındıktan sonra verdiği ifadelerde çelişkili bilgiler verdiği ve disiplinsizlik yaptığı gerekçesiyle mesleğe dönüş için açtığı davayı reddetti. Örs, avukatı Mehmet Erkan Akkuş aracılığıyla mahkeme kararına itiraz etti.</h3>
<h3 dir="ltr"><b>MESLEĞE İADE EDİLDİ: </b>Dosyayı değerlendiren Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi 5. İdari Dava Dairesi de Örs’ün mesleğe iadesine karar verdi. Mahkeme kararında, Örs’ün komutanı tarafından verilen görevi yerine getirdiği sırada gece vakti alıkonulduğu ancak kasti ya da kasta yakın ağır kusuru yada ihmalinin bulunduğuna dair dosyada bir delil bulunmadığı belirtildi.</h3>
<h3 dir="ltr"><b>FAİZİYLE ÖDENECEK: </b>Kararda, Örs’ün görevi ifası sırasındaki eylemleri ile Devletin ve Türk Silahlı Kuvvetlerinin itibarına zarar verecek nitelikte tutum ve davranışlar veya ağır suç ve disiplinsizlik teşkil eden fiillerde bulunduğundan da bahsedilemeyeceği kaydedildi. Bu nedenle İdare Mahkemesinin kararının yerinde olmadığı belirtilen kararda, süreç boyunca hukuka aykırı işlem nedeniyle yoksun kaldığı paraların da faiziyle beraber ödenmesine hükmedildi.</h3>
<h3 dir="ltr"><b>EMSAL KARAR:</b> Örs’ün avukatı Doktor Mehmet Erkan Akkuş, mahkeme kararını Sözcü’ye değerlendirdi. Müvekkilinin, sınır güvenliğini sağlamaya çalışırken DEAŞ’ın eline düştüğünün basında yer almasının ardından TSK’dan ilişiğinin kesildiğine dikkat çeken Akkuş, “6 yıllık hukuk mücadelesi sonunda müvekkil mesleğine dönmüştür. Bu karar emsal niteliğindedir” dedi.</h3>
<h3 dir="ltr">04 Mart 2021   Av. Dr. Mehmet Erkan AKKUŞ</h3>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>MUVAZZAF SB. ASB. İNTİHARLARI NEDEN?</title>
		<link>https://haberalgazetesi.net/muvazzaf-sb-asb-intiharlari-neden/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[haberal]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 30 Mar 2024 17:40:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ASKERİ]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://haberalgazetesi.net/?p=9928</guid>

					<description><![CDATA[GÖKHAN YARBAY BÖYLE İNTİHAR ETTİ Duymuşsunuzdur; önceki gün 42 yaşındaki bir Yarbay intihar etti. Ondan ve onun veda mektubundan söz...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2><span style="text-decoration: underline; color: #003300;"><span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">GÖKHAN YARBAY BÖYLE İNTİHAR ETTİ</span></span></h2>
<h3>Duymuşsunuzdur; önceki gün 42 yaşındaki bir Yarbay intihar etti. Ondan ve onun veda mektubundan söz edeceğim.</h3>
<h3><span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">Muhabere Yarbay Gökhan ÜNYELİ</span> uzmanlık alanı itibarıyla sadece 15 Temmuz’un öncesinde değil sonrasında da kritik görevlerde çalıştı. 1 yıldır da Kara Kuvvetleri Komutanlığı Eğitim ve Doktrin Komutanlığı’na (<span style="font-family: 'comic sans ms', sans-serif;">EDOK</span>) bağlı Muhabere Elektronik Bilgi Sistemleri Okulu ve Eğitim Merkezi Komutanlığı’nda (<span style="font-family: 'comic sans ms', sans-serif;">MEBS</span>) görev yapıyordu.<a href="https://haberalgazetesi.net/wp-content/uploads/download-221.jpg"><img decoding="async" class="size-full wp-image-9932 alignleft" src="https://haberalgazetesi.net/wp-content/uploads/download-221.jpg" alt="" width="201" height="189" /></a></h3>
<h3>Teknolojiyle neler yapılıyor, görüyoruz; ama bizimkiler hâlâ telefon aramaları üzerinden herkese<span style="font-family: 'arial black', sans-serif;"> terörist</span> damgası vuruyor ya, 12 yıl önce telefonuna gelen bir cevapsız arama yüzünden <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">Gökhan Yarbay</span>’ın da başı derde girdi.</h3>
<h3>Nihayetinde Salı akşamı mesaiden çıkarken, açığa alındığı bildirildi.</h3>
<h3>Yalnız başına yaşadığı Ankara Oran’daki evine gitti.</h3>
<h3>Ve ertesi sabah <em><span style="font-family: 'comic sans ms', sans-serif;">WhatsApp</span></em> üzerinden devrelerine, bazı amirlerine ve mesai arkadaşlarına<span style="font-family: 'arial black', sans-serif;"> intihar mektubu</span>nu gönderdi.</h3>
<h3>Hemen <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">Gökhan Yarbay</span>’ın evine gidildi. Kapıyı açan olmadı. Kapı zorlanarak içeri girildi. Kendisi yoktu, intihar mektubu ve vasiyeti vardı. Arabasına bakıldı, kapının önündeydi. Apartman kameraları izlendi, son olarak Oran ormanına yürüdüğü görülünce orada aramaya başlandı. Aynı esnada sabah yürüyüşü yapan iki kadın, polise ormanda ölmüş birisini gördüklerini bildirmişti. Askerler ve polisler <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">Gökhan Yarbay</span>’ı eşzamanlı buldu. Beylik tabancasıyla intihar etmişti.</h3>
<h3><span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">Tek satır haber olmadı.</span> Oysa polise yapılan ihbarı öğrenen kimi gazeteciler de olay yerine ulaşmıştı.</h3>
<h3>Hasta annesi ve ablası İstanbul’da yaşıyordu. Cenazesini 26 yıldır görüşmediği babası Çanakkale’den gelip aldı ve memleketine götürdü. <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">Gökhan Yarbay</span> dün ikindi namazında, burada düzenlenen askeri törenle son yolculuğuna uğurlandı. Törene ailesinin yanı sıra <span style="font-family: 'comic sans ms', sans-serif; color: #000000;">Çanakkale Valisi, Çanakkale Boğaz ve Garnizon Komutanı, bir grup devresi ile Türkiye Emekli Subaylar Derneği (TESUD) yöneticileri </span>katıldı.</h3>
<h3><span style="text-decoration: underline; color: #003300;"><span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">&#8220;ÖTEKİLEŞTİRİLDİK VE CEZALANDIRILDIK”</span></span></h3>
<h3><span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">Gökhan Yarbay</span>’ın “<span style="color: #000000; font-family: 'comic sans ms', sans-serif;"><em>Değerli silah arkadaşlarım</em></span>” hitabıyla başlayan iki sayfalık veda mektubuna gelelim.</h3>
<h3><span style="font-family: 'comic sans ms', sans-serif; color: #000000;"><em>“Sizlerin arasından bu şekilde ayrıldığım için üzgünüm. 1995 yılından itibaren şerefle üniformasını giydiğim Türk Silahlı Kuvvetleri’nde sizlerle birlikte görev yapmaktan her zaman kıvanç duydum. Yolumun kesiştiği tüm mesai ve kahraman silah arkadaşlarıma en içten dileklerimle teşekkür ederim. Bu kararımın anlık hislerle alınmadığını ve etraflıca düşünülmüş olduğunu bilmenizi isterim. Bu nedenle tercihime saygı duymanızı ve üzülmemenizi temenni ederim.”</em></span> dedikten sonra şunları vurguladı:</h3>
<h3><span style="font-family: 'comic sans ms', sans-serif; color: #000000;"><em>&#8220;Türk Silahlı Kuvvetleri’nin kutsal benliğine ve mümtaz personeline yıllardır yapılan alçak saldırıların hepimiz farkındayız. 1990’lı yıllarda Türk halkının gururla Askerini bağrına bastığı o güzel günlerden, içinde bulunduğumuz şu karanlık günlere, yani Askeri ötekileştirmeye ve cezalandırmaya nasıl gelindiği hususunu anlatmak gerçekten imkânsız. Henüz 14 yaşında terör örgütlerinin ve aşırı dinci grupların eylem listesinde olmayı öğrenmiştik, ancak bütün halk tarafından topyekûn dışlanmayı tahmin edemezdik. TSK’ya duyulan bu nefretin ve aşağılık duygunun halk tabanına yayılmasını ise hiçbir zaman anlamlandıramadım. Beslenen bu menfur duygular cisimleşerek öncelikle Askerin itibarıyla oynandı, ardından özlük haklarına ve yargı kararlarına tezahür etmeye başladı.”</em></span></h3>
<h3>Ardından subay ve astsubayların neler yaşadığını şöyle anlattı: <span style="font-family: 'comic sans ms', sans-serif; color: #000000;"><em>“Artık subay ve astsubaylık, doğrudan emekli olunamayan meslekler haline geldi. İnanması güç; ancak subaylarda resen ayırma ve kadrosuzluk, astsubaylarda ise yaş haddinden istisnasız olarak kapı önüne konuluyorsunuz ve emekli olabilmek için 10-19 yıl maaşsız ve sağlık güvencesiz beklemeniz gerekir. Sen, mesai mefhumu gözetmeden ülkemizin huzur ve güvenliği için gece gündüz, yaz kış demeden, hayatını hiçe sayarak her türlü tehlikeye karşı mücadele et, ancak emekliliğini hak edemeden TSK ile ilişiğin kesilsin. Kendi özelimde ise 8 Eylül 1999 öncesi SGK giriş olmasına rağmen ne emekli olabiliyor ne de zorunlu hizmetten dolayı istifa edebiliyorum. Aynı yaşta olduğum devre arkadaşlarımın çoğunluğu emekli olabiliyorken, kanunun tamamen yanlış yorumlanmasından dolayı benim de içinde bulunduğum bir avuç subay ve astsubay daha önce emsali olmayan bir mağduriyet yaşıyor. Yargı yolu da kapanan bu mağduriyet başka bir meslek grubunda olsaydı nasıl bir yargı kararının çıkacağını tahmin etmek hiç zor değil.”</em></span></h3>
<h3><span style="text-decoration: underline; color: #003300;"><em><span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">“BU GİDİŞLE YARGILANMAYAN ASKER KALMAYACAK”</span></em></span></h3>
<h3>Devamını ise şöyle getirdi: “<span style="font-family: 'comic sans ms', sans-serif; color: #003300;"><em>Onur ve şeref duygusu, bir subayın asla taviz vermeyeceği kutsal değerlerdir. Ergenekon, Balyoz, Askeri casusluk vb. davalar ile başlayan ve 15 Temmuz menfur darbe girişimi sonrasında farklı boyuta evrilen süreç sonunda, sanırım yargılanmayan veya idari tedbir uygulanmayan Asker şahıs kalmayacak. Üzülerek ifade ederim ki, son bir yıldır benim de şahsıma yönelik onur kırıcı idari/adli tedbirler uygulanmıştır. Tam 12 yıl önce kim olduğu belirsiz bir kişi tarafından telefonuma yapılan cevapsız çağrı nedeniyle yaşadıklarım umarım kimsenin başına gelmez. Tabii ki tüm toplumun adeta görmezden geldiği, 90 yaşında haksızca hapishanelerde ölüme terk edilen onca Asker varken kendi durumumu acıklı hale getirmeyeceğim. Ancak tek amacı Türk Milletinin tarihine ve ebedi Başkomutan’ımız Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK’ÜN güvenine lâyık olmaya çalışan, Anayasa’ya bağlılıktan ödün vermeyen ve Askerlik mesleğinin gerektirdiği tüm vazifeleri yerine getiren biri olarak bana karşı yapılan haksızlıklar tahammül sınırını aşmıştır. Meclis kürsüsünden FETÖ elebaşına methiye düzenlerin Adalet Bakanı olduğu, fotoğraf çektirmek için el pençe divan duranların milletvekili olduğu bir ortamda elbette konuyu ciddiye alma diyebilirsiniz, ancak duyduğum öfkeyi bastıramıyor ve kabullenemiyorum.”</em></span></h3>
<h3><span style="text-decoration: underline; color: #003300;"><em><span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">“TÜRK MİLLETİ’NİN TSK’YA TEKRAR SAHİP ÇIKMASI DİLEĞİYLE”</span></em></span><br />
Genç subay ve astsubaylara; <span style="font-family: 'comic sans ms', sans-serif; color: #000000;"><em>“Türk Askerinin şerefine yönelik saldırıların daha da artacağı ve benzer süreçlere çekilmeye çalışılacağı gerçeğinden hareketle, ileride kuvvetle muhtemel karşılaşacakları idari ve adli süreçlerden alınlarının akıyla çıkmaları için her hareketlerini kayıt altına almaları ve telefonlarına gelen cevapsız çağrılarla ilgili savcılığa suç duyurusunda bulunmalarını”</em> </span>tavsiye eden <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">Gökhan Yarbay</span>’ın son sözleri ve dileği ise şunlar oldu:</h3>
<h3>“<span style="color: #000000;"><em><span style="font-family: 'comic sans ms', sans-serif;">İnandığım ve bildiğim tek gerçek, Türk Milletinin ve kültürünün yüksek karakteridir. FETÖ ve PKK başta olmak üzere Türkiye Cumhuriyeti’nin bölünmez bütünlüğüne kasteden tüm terör örgütlerini lanetliyorum. Hemşericiliğin, tarikatçılığın ve hizipçiliğin olmadığı, sadece Türk vatandaşı olmanın aidiyet duygusu için yeterli olduğu bir ülke hayal ediyorum. <span style="font-size: 18pt;">Türk Milletinin, kendi evlâtları olan Türk Silahlı Kuvvetleri’ne tekrar sahip çıkması dileğiyle.</span> Elveda.</span></em></span>”</h3>
<h3><span style="text-decoration: underline; color: #003300;"><span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">YARBAY ALİ TATAR NE DEMİŞTİ?</span></span></h3>
<h3>TSK’ya yönelik kumpaslar üzerine 2009’da “<span style="font-family: 'comic sans ms', sans-serif; color: #000000; font-size: 18pt;">yapılan hukuksuzluğa isyan için</span>” canından vazgeçen Öğretmen <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">Yarbay Ali TATAR’</span>IN veda mektubunu hatırlıyor musunuz?</h3>
<h3>“<span style="font-family: 'comic sans ms', sans-serif; font-size: 18pt;"><em>Bu şekilde giderseniz ne yönetecek bir ordu ne yaşayacak bir Ülke ve Cumhuriyet bulamayacaksınız.</em></span>” demişti.</h3>
<h3>15 yıl sonra ne haldeyiz? İşte bunu da can yakıcı tespitler ve yine acı bir sonla <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">Gökhan Yarbay</span> göstermiş oldu!..</h3>
<h3><span style="font-family: 'comic sans ms', sans-serif;"><em>Müyesser YILDIZ</em></span></h3>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ORDUYA ATILAN ÇELMELER</title>
		<link>https://haberalgazetesi.net/orduya-atilan-celmeler/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[haberal]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 07 Nov 2023 19:21:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ASKERİ]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://haberalgazetesi.net/?p=9646</guid>

					<description><![CDATA[(BU KADAR BÜYÜK ORDU BESLEMENİN NE GEREGI VAR” DIYENLERE İTHAF OLUNUR..) PROF DR.YAŞAR NURİ ÖZTÜRK HOCA’NIN TÜRK ORDUSU İLE İLGİLİ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3><span style="text-decoration: underline;"><span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">(<span style="font-family: 'comic sans ms', sans-serif; font-size: 18pt;"><em>BU KADAR BÜYÜK ORDU BESLEMENİN NE GEREGI VAR</em></span>” DIYENLERE İTHAF OLUNUR..)</span></span></h3>
<h3><span style="text-decoration: underline;"><span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">PROF DR.YAŞAR NURİ ÖZTÜRK HOCA’NIN TÜRK ORDUSU İLE İLGİLİ TESPİTLERİ;</span></span></h3>
<h3><span style="text-decoration: underline;"><span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">ORDU İÇİN &#8216;<span style="font-size: 18pt;"><em><span style="font-family: 'comic sans ms', sans-serif;">DİNSİZ&#8217;</span></em></span> DEDİLER.</span></span><br />
<span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">1.</span> Diyanetin dışında imam kadrosu olan tek kuruluştur. Ordunun Ordugahı içinde camisi olan birlik çoktur.</h3>
<h3><span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">2.</span> Türkiye&#8217;ye süper mağazacılığı öğreten ve yurdun en ücra köşelerine kadar bu hizmeti verendir. Ordu Pazarlarını yar etmediler.</h3>
<h3><span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">3.</span> Sosyal Hakkı en Güzel Veren Yürüten ve Kollayandır.</h3>
<h3><span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">4.</span> Ordu Yardımlaşma; Birikmiş parasını Türk Sanayisine hizmet için verendir. Renault Otomobil ve diğerleri, hiç bir kamu kuruluşu personel parasıyla bunu yapmamıştır.</h3>
<h3><span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">5.</span> Milli Eğitim Bakanlığıyla Yarışacak Kadar Okuma Yazma Öğretmiştir.<br />
”<span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">Ali Okulları</span> ” Burdur Er Eğitim Tugayı en ünlüsüdür.</h3>
<h3><span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">6.</span> Orman İdaresinden çok Ağaç dikmiştir, bunların birisi bile yanmamıştır ..</h3>
<h3><span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">7.</span> İlk ehliyet alanların tümü askerde araç sürmeyi öğrenmiştir. Ordudaki Ulaştırma Birliği, dünyanın en büyük sürücü kursudur.</h3>
<h3><span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">8.</span> Oto bakımı ve Tamirini bu millet ordu Donatımlarda ve Kademelerde öğrenmiştir.</h3>
<h3><span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">9.</span> Ayakla Çiğnemeden Ekmek Yapmayı Fırınlara ordu Ekmek Bölükleri Öğretmiştir.</h3>
<h3><span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">10.</span> En çok terziyi Ordu Dikim Evleri yetiştirmiştir.</h3>
<h3><span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">11.</span> Eğlenmeyi tatil Yapmayı Yaşamayı bu Millete Ordu Evleri ve Kampları Öğretmiştir.<br />
Oysa her kuruluşun Kampı, Sosyal Tesisleri ve misafirhaneleri vardır ama yaşatmamışlardır.</h3>
<h3><span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">12.</span> Türkiye ”çok acil”i kullanırken ordu<span style="font-family: 'arial black', sans-serif;"> ”ivedi”</span>yi kullanacak kadar türkçesine sahiptir ve yaşatandır.</h3>
<h3><span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">13.</span> Türk Ordusu silah ve cephane demek değildir sadece. Tüm Yaşam Araç ve Gereçleri İçin Vazgeçilmez dev bir kuruluştur.</h3>
<h3><span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">14.</span> Çoğu Kitaplarda Taheretin Küçük taşlarla yapılmasını anlatılır. Er Eğitim Tugaylarındaki tüm Tuvaletler bu Yüzdende Tıkanırdı.<br />
Bu Ordu Milletine Kıçını temizlemeyi Öğretmiştir.<br />
Burdur Er Eğitim Tugayında usta erlere tuvalet nöbeti tutturup da Cebinde taşla helaya girmesinler diye alınan tedbirleri denetliyen biri olarak biliyorum.</h3>
<h3><span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">15.</span> Etek ve Koltuk altı Temizliğinin Kontrol edilip öğretildiği yerdir ordu.</h3>
<h3><span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">16.</span> ABD&#8217;nin Sadece Vietnam&#8217;da, Fransa&#8217;nın Sadece Cezayir&#8217;de, Rusların Sadece Katyn’de (<em>Polonya</em>) katlettiklerinin binde biri Türk Ordusu&#8217;nun şerefli tarihinde yoktur.</h3>
<h3>BUTÜN SALDIRILAR BU MÜKEMMELLİĞEDİR.<br />
BÜTÜN BUNLAR BU GÜZELLİKLER TOPLAMINA OLAN KISKANÇLIKTIR.</h3>
<h3>”ASKERDE ADAM OLMAK” SÖZÜNÜN, ANADOLUNUN DİLİNDEN KAZINAMAMASI BU YÜZDENDİR.</h3>
<h3>TANRI TÜRK ORDUSUNU KORUSUN&#8230;</h3>
<h3>ORDUNA SAHİP ÇIK.!!!</h3>
<p><span style="font-family: 'comic sans ms', sans-serif; font-size: 18pt;"><strong>Prof Yaşar Nuri Öztürk</strong></span></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
