<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Haberal Gazetesi</title>
	<atom:link href="https://haberalgazetesi.net/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://haberalgazetesi.net</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Sat, 04 Jul 2026 13:22:58 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.6.5</generator>

<image>
	<url>https://haberalgazetesi.net/wp-content/uploads/Screenshot_1.png</url>
	<title>Haberal Gazetesi</title>
	<link>https://haberalgazetesi.net</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>SEVİM TANÜREK&#8217;İN KATLEDİLİŞİ</title>
		<link>https://haberalgazetesi.net/sevim-tanurekin-katledilisi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[haberal]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 04 Jul 2026 13:22:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[JANDARMA-POLİS]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://haberalgazetesi.net/?p=10944</guid>

					<description><![CDATA[İsmail SAYMAZ Deniz Göktaş’ın gözaltına alınması sonrası Sevim Tanürek cinayeti yeniden gündemde. Burak Erdoğan’ın bir gün bile cezaevinde yatmadığı olay...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3>İsmail SAYMAZ<br />
Deniz Göktaş’ın gözaltına alınması sonrası Sevim Tanürek cinayeti yeniden gündemde.</h3>
<h3>Burak Erdoğan’ın bir gün bile cezaevinde yatmadığı olay sonrası Sevim Tanürek&#8217;in eşi Ahmet Tanürek şu çarpıcı sözleri dile getirmişti</h3>
<h3><img src="https://s.w.org/images/core/emoji/15.0.3/72x72/1f4ac.png" alt="💬" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />&#8221;Tayyip&#8217;in oğlu kırmızı ışıkta hızla geçiyor. Peşine siren çalarak ekip takılıyor. Kaçarken, yaya geçidine 5 metre kala eşime çarpıyor. 30 metre sürüklüyor. Eşim 6 gün sonra vefat etti. Yakalandığında polislere Tayyip&#8217;in oğlu olduğunu söylüyor. Zaten o andan itibaren her şey değişti. Karakola gittik, çocuğun ehliyetini sormuyorlar. Polislere bunu hatırlattığımızda ‘Siz ukalalık etmeyin, biz ne yapacağımızı biliriz&#8217; dediler.&#8221;</h3>
<h3><img src="https://s.w.org/images/core/emoji/15.0.3/72x72/1f4ac.png" alt="💬" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />&#8221;Kazadan hemen sonra caddemize belediye arazözleri geldi. Tarihte ilk kez, caddemiz baştan aşağı yıkandı. 35 metre fren izi vardı ve her şeyi bir anda yok ettiler.&#8221;</h3>
<h3><img src="https://s.w.org/images/core/emoji/15.0.3/72x72/1f4ac.png" alt="💬" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />&#8221;Çocuğun ehliyeti yoktu. Kazadan sonra, üç ay önce verilmiş gibi ehliyet düzenlediler. Mahkeme başladı, çocuk bir kez olsun gelmedi. Babası tarafından yurtdışına gönderilmişti! Ama Tayyip&#8217;in adamları hep oradaydı. Karımın hakkını ararken bir şey söylediğimizde dirsek yedik, tehdit edildik, tacize uğradık.&#8221;</h3>
<h3><img src="https://s.w.org/images/core/emoji/15.0.3/72x72/1f4ac.png" alt="💬" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />&#8221;Olayın oluşunu gören tanıkların hepsi tehdit edildi ve korkutuldu. Buna bir yakınımız dahildir. Şişli karakolunda çocuğun ehliyetini sormayan polislerin ve sahte ehliyet veren trafikçilerin aileleri dava görülürken defalarca gelip yalvardılar, işin üzerine gidersek kocalarının görevine son verileceğini, aç kalacaklarını söylediler. Onlardan da şikáyetçi olmadık! &#8220;</h3>
<h3><img src="https://s.w.org/images/core/emoji/15.0.3/72x72/1f4ac.png" alt="💬" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />&#8221;Tayyip belediye başkanıydı. O zaman anladık ki, karşımızda bir ‘dev&#8217; vardır ve onunla baş etmek mümkün olmayacaktır. Biz bu durumda aile meclisi olarak toplandık ve işin ucunu bırakmaya karar verdik&#8230; Çünkü bir sonuç çıkmayacaktı. Onlar çok güçlüydü.&#8221;</h3>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ASİ ŞER SAİT&#8217;İ KOLLAYAN HAKİME SORULAR;</title>
		<link>https://haberalgazetesi.net/asi-saiti-kollayan-hakime-sorular/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[haberal]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 26 Jun 2026 08:32:45 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNCEL]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://haberalgazetesi.net/?p=10939</guid>

					<description><![CDATA[Sabahattin Önkibar, Şeyh lakaplı ŞER SAİT’e hakaretten Özdağ’a ceza veren hakime seslendi: • Şer Sait’in hatırasına hakaret etmekmiş. • Öyleyse...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2>Sabahattin Önkibar, Şeyh lakaplı ŞER SAİT’e hakaretten Özdağ’a ceza veren hakime seslendi:</h2>
<h2>• Şer Sait’in hatırasına hakaret etmekmiş.</h2>
<h2>• Öyleyse kararı veren hakim cevap versin.</h2>
<h2>• Pardon, nedir Şer Sait’in hakaret kabul etmez hatırası?</h2>
<h2>• Türk Devleti’ne isyan etmesi mi?</h2>
<h2>• *Türk askerini öldüren cennete gider* diye fetva vermesi mi?</h2>
<h2>• Atatürk ile Türkiye Cumhuriyeti Devleti kurucularını *Kâfir* ilan etmesi mi?</h2>
<h2>• *Şeriatçı Kürdistan’ı Türk topraklarında kuracağız* demesi mi?</h2>
<h2>• Bilinsin, verilen bu ceza aslında Ümit Özdağ’a değil, Türk Devleti’ne, Türk Cumhuriyeti’ne verilmiştir.</h2>
<h2>• Dünden bugüne isyancı bölücülerle mücadele eden kahramanlarımıza ve kurumlarımıza verilmiştir.</h2>
<h2>• Tayyip Erdoğan, Devlet Bahçeli, Özgür Özel, Kıçıldaroğlu. • Bütün Genelbaşkanlar ve bilumum sivil toplum örgütleri nerededirler?</h2>
<h2>• Niçin susuyorlar?</h2>
<h3>    {Sabahattin ÖNKİBAR}</h3>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>BATUMLU TÜRK BOYLARI</title>
		<link>https://haberalgazetesi.net/batumlu-turk-boylari/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[haberal]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 13 Jun 2026 10:25:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TARİH]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://haberalgazetesi.net/?p=10920</guid>

					<description><![CDATA[BATUM BÖLGESİNDEN GELEN TÜRK MUHACİRLERİN HİCRET SEBEPLERİ VE YERLEŞTİRİLDİKLERİ COĞRAFYALAR; Batum muhacirleri, 19.yüzyılın son çeyreğinde ve 20.yüzyılın başlarında, günümüzde Batum...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2>BATUM BÖLGESİNDEN GELEN TÜRK MUHACİRLERİN HİCRET SEBEPLERİ VE YERLEŞTİRİLDİKLERİ COĞRAFYALAR;</h2>
<h3><span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">Batum</span> muhacirleri, <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">19.</span>yüzyılın son çeyreğinde ve <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">20.</span>yüzyılın başlarında, günümüzde <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">Batum</span> ve çevresinden ayrılarak başta Osmanlı İmparatorluğu topraklarına göç eden <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">Müslüman halkı</span> ifade eder. Bu muhacirlerin büyük bölümü ülkemizde yaşayan Türkler, bölgede yaşayan, Müslüman topluluklardan oluşuyordu. <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">Ahıska</span>lılar, <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">Acara</span>lılar ve <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">Mesket</span> (<em>misket</em>) Türkleri… Yani <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">Atabek Devleti&#8217;</span>nin bakiyeleridir. Tabi Ruslarla yaşamak istemeyen bir kısım Gürcü kökenli Müslümanlar da geldiler.<br />
<span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">19.</span>yüzyılın <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">2</span>&#8216;nci yarısı, Osmanlı Devleti ile Rusya arasında yaşanan siyasi ve askerî mücadelelerin yoğunlaştığı bir dönem olmuştur. Bu mücadelelerin en önemli sonuçlarından biri, <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">1877–1878 Osmanlı-Rus Savaşı</span>&#8216;nın (<em>93 Harbi</em>) ardından Batum ve çevresinin Rus hâkimiyetine geçmesidir. Bölgenin el değiştirmesi, burada yaşayan Müslüman halk arasında büyük bir nüfus hareketliliğine yol açmış ve on binlerce kişi Osmanlı topraklarına göç etmiştir. Tarih literatüründe bu nüfus hareketine katılanlar genel olarak <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">“Batum Muhacirleri”</span> olarak adlandırılmaktadır.</h3>
<h3><span style="font-family: 'arial black', sans-serif;"><span style="text-decoration: underline;">Batum Muhacirlerinin Hicret Sebepleri</span>;</span> <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">Batum muhacirleri</span>nin göç etmesinin temel sebeplerinin başında siyasi hâkimiyet değişikliği gelmektedir. <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">1878 Berlin Antlaşması</span> ile <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">Batum</span>&#8216;un <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">Rusya</span>&#8216;ya bırakılması, bölgedeki Müslüman halkın geleceğe yönelik kaygılarını artırmıştır. <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">Osmanlı Devleti</span>&#8216;nin egemenliğinde yaşamaya alışmış olan halkın önemli bir kısmı, Rus yönetimi altında kalmayı tercih etmemiştir.<br />
Göçün <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">2</span>&#8216;nci önemli nedeni <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">dinî ve kültürel endişe</span>lerdir. Rus İmparatorluğu&#8217;nun uyguladığı merkezileştirme ve Ruslaştırma politikalarının, Müslüman toplulukların dinî ve kültürel kimliklerini tehdit edeceği düşünülmüştür. Bu nedenle birçok aile, İslam hukukunun ve Osmanlı idaresinin geçerli olduğu bölgelere yerleşmeyi tercih etmiştir.<br />
Bir diğer etken <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">askerlik meselesi</span>dir. Rus yönetimi altında yaşayan genç erkeklerin Rus ordusunda hizmet etmek zorunda kalacakları düşüncesi, özellikle kırsal kesimde yaşayan nüfus arasında göç eğilimini güçlendirmiştir.<br />
<span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">Ekonomik faktörler</span> de göç sürecinde etkili olmuştur. Yönetim değişikliğinin ardından ortaya çıkan arazi sorunları, vergi uygulamalarındaki değişiklikler ve mülkiyet haklarına ilişkin belirsizlikler birçok ailenin Osmanlı topraklarına yönelmesine neden olmuştur.<br />
Son olarak <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">Osmanlı Devleti&#8217;nin muhacir kabul politikaları</span> da göçü teşvik eden unsurlar arasında yer almıştır. Devlet, gelen muhacirlere arazi tahsis etmiş, belirli sürelerle vergi muafiyetleri sağlamış ve iskân faaliyetlerini organize etmiştir.</h3>
<h3><span style="text-decoration: underline; font-size: 14pt;"><span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">Batum Muhacirlerinin Yerleştirildikleri Coğrafyalar;</span></span><br />
Osmanlı Devleti,<span style="font-family: 'arial black', sans-serif;"> Batum muhacirleri</span>ni demografik ve ekonomik ihtiyaçlar doğrultusunda çeşitli bölgelere yerleştirmiştir. Muhacirlerin önemli bir kısmı Karadeniz Bölgesi&#8217;nde <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">Samsun, Ordu, Giresun <span style="font-family: georgia, palatino, serif;">ve</span> Trabzon</span> çevresine iskân edilmiştir. Bu bölgelerin iklim ve coğrafi özellikleri <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">Batum</span> çevresine benzerlik göstermekteydi.<br />
Muhacirlerin yoğun olarak yerleştirildiği bir diğer saha Marmara Bölgesi olmuştur. Özellikle <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">Bursa, İzmit, Adapazarı, Yalova </span><span style="font-size: 14pt;"><span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">Balıkesir</span> çevresinde çok sayıda <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">Batum</span>lu muhacir köyü kurulmuştur. Günümüzde <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">Sakarya <span style="font-family: georgia, palatino, serif;">ve</span> Kocaeli</span> illerindeki birçok köyün nüfus yapısında <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">Batum muhacirleri</span>nin izleri görülmektedir.</span></h3>
<h3>İç Anadolu&#8217;da <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">Eskişehir, Ankara <span style="font-family: georgia, palatino, serif;">ve</span> Konya</span> çevresine de belirli sayıda muhacir yerleştirilmiştir. Bu iskân politikası, hem boş arazilerin değerlendirilmesi hem de tarımsal üretimin artırılması amacı taşımaktaydı.<br />
Bunun yanında Doğu Marmara ve Batı Karadeniz bölgelerinde <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">Düzce, Bilecik <span style="font-family: georgia, palatino, serif;">ve</span> Bolu</span> çevresinde yeni yerleşim alanları oluşturulmuştur. Muhacirler, yerleştirildikleri bölgelerde tarım, hayvancılık ve ticaret faaliyetleriyle yerel ekonomilere önemli katkılar sağlamışlardır.</h3>
<h3><span style="font-family: 'arial black', sans-serif;"><span style="text-decoration: underline;">Neticede;</span> Batum muhacirleri</span>nin göçü, Osmanlı Devleti&#8217;nin son dönemindeki en önemli nüfus hareketlerinden biridir. Bu göçün temel sebepleri arasında siyasi hâkimiyet değişikliği, dinî ve kültürel kaygılar, askerlik yükümlülüğü, ekonomik sorunlar ve Osmanlı Devleti&#8217;nin iskân politikaları bulunmaktadır. <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">Batum muhacirleri</span> başta Karadeniz, Marmara ve İç Anadolu bölgeleri olmak üzere Anadolu&#8217;nun farklı coğrafyalarına yerleştirilmiş ve bulundukları bölgelerin sosyal, ekonomik ve kültürel yapısına önemli katkılar sunmuşlardır.<br />
Acı olan durum ise, yerlerinden yurtlarından edilen bu insanları,<span style="font-family: 'arial black', sans-serif;"> 5.</span>Kol faaliyeti” ile yerleştirilen bölgelerde, <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">”Gürcü”</span> olarak tanıtmaları <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">öz be öz Türk</span> olan bu kesimlerin de zamanla karşılaştıkları muameleler neticesinde, Gürcü dilini biliyor olmaları sebebi ile Gürcülüğe sahip çıkmışlardır. Halbuki muhacirlerin içinde Gürcü kökenlilerin sayısı, yüzde <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">9&#8242;</span>u geçmiyordu. Ancak tüm Batum Muhacirleri, NE MUTLU TÜRKÜM diyen yurtseverlerdir.</h3>
<h3><em><span style="text-decoration: underline;"><span style="font-size: 18pt;">K a y n a k ç a            :</span></span></em><br />
<em><span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">Eren, Ahmet Cevat.</span> Türkiye&#8217;de Göç ve Göçmen Meseleleri. İstanbul: Nurgök Matbaası, 1966.</em><br />
<em><span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">İpek, Nedim.</span> İmparatorluktan Ulus Devlete Göçler. Trabzon: Serander Yayınları, 2006.</em><br />
<em><span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">Karpat, Kemal H.</span> Osmanlı&#8217;dan Günümüze Etnik Yapılanma ve Göçler. İstanbul: Timaş Yayınları, 2010.</em><br />
<em><span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">McCarthy, Justin.</span> Ölüm ve Sürgün. Çev. Bilge Umar. İstanbul: İnkılâp Yayınları, 1998.</em><br />
<em><span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">Saydam, Abdullah.</span> Kırım ve Kafkas Göçleri (1856–1876). Ankara: Türk Tarih Kurumu Yayınları, 1997.</em></h3>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>DÜNYANIN ÜNLÜ DELİSİ ve PEŞİNDEKİ APTALLAR</title>
		<link>https://haberalgazetesi.net/dunyanin-2-delisi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[haberal]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 10 Jun 2026 20:28:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TARİH]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://haberalgazetesi.net/?p=10914</guid>

					<description><![CDATA[Aptallığın Teorisi&#8230; Alman tarihi konumuz dışıdır. Yazının içeriği ile ilgili olduğundan, Hitler dönemiyle ilgili kısa bilgiler vereceğim, sonra diyeceğimi diyeceğim....]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2>Aptallığın Teorisi&#8230;</h2>
<h3>Alman tarihi konumuz dışıdır.<br />
Yazının içeriği ile ilgili olduğundan, <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">Hitler dönemi</span>yle ilgili kısa bilgiler vereceğim, sonra diyeceğimi diyeceğim.<br />
*<br />
<span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">31 Temmuz 1932&#8242;</span>de seçimler yapıldı.<br />
Nasyonal Sosyalist İşçi Partisi,<span style="font-family: 'arial black', sans-serif;"> yüzde 34</span> oy alarak, 608 üyeli Alman meclisinde, 230 milletvekiline sahip oldu.<br />
*<br />
<span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">Adolf Hitler, 30 0cak 1933</span> tarihinde Şansölyesi olarak atandı.<br />
*<br />
Aradan <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">1</span> yıl bile geçmedi.<br />
<span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">12 Kasım 1933</span>&#8216;de erken seçimler yapıldı.<br />
Yüzde 90 bir oy alan <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">Hitler, 661</span> milletvekilinin tamamını aldı.<br />
*<br />
Artık <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">Tek Adam</span>; yani <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">Diktatör</span> olmuştu.<br />
*<br />
Bu yazımda Alman bilim insanlarını, Alman teknolojisini, Alman Üniversitelerini yazmayacağım.<br />
*<br />
<span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">Leibniz, Kant, Hegel, Marx, Nietzsche, Goethe</span> gibi dünya düşün tarihinin en önemli Alman düşünürlerini sıralamayacağım.<br />
*<br />
Almanya&#8217;nın sanatta, sporda, müzikte; o dönemde ulaştığı yüksek seviyeyi anlatmayacağım.<br />
*<br />
İlkokuldan başlamak üzere Alman eğitim sisteminin ne kadar mükemmel olduğundan bahsetmeyeceğim.<br />
*<br />
Eğitimli Alman ailelerinin, daha bebeklikten başlayarak iyi eğittiği çocuklarını dile getirmeyeceğim.<br />
*<br />
<span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">Hitler</span>, işte böyle donanımlı, eğitimli bir halkı, <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">2</span> yıla varmadan <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">köle</span>si haline getirdi.<br />
Çadır maymununa döndürdü.<br />
*<br />
Bilimin, sanatın, kültürün merkezi Almanya&#8217;nın sahibi oldu.<br />
*<br />
Nasıl oluyordu da cahil ve ruh hastası bir adam, böyle eğitimli bir halkı peşinden sürükleyebiliyordu?<br />
Bilim insanlarına, akademisyenlere, subaylara; her bakımdan yetişmiş insanlara hükmedebiliyordu?<br />
*<br />
Almanya, tarihinin en karanlık döneminden geçiyordu&#8230;<br />
Masum insanların dükkanları taşlanıyor, kadınlar ve çocuklar zalimce sokak ortasında aşağılanıyordu.<br />
Gazeteciler dövülüyordu.<br />
Siyasi cinayetler işleniyordu.<br />
*<br />
<span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">Hitler</span>&#8216;i eleştirenler tutuklanıyordu.<br />
Muhalif her çıkış cezalandırılıyordu.<br />
Yargı<span style="font-family: 'arial black', sans-serif;"> Hitler</span>&#8216;in sopası olmuştu.<br />
*<br />
<span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">Berlin</span>&#8216;de hakimler değil, <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;"><em>*Berlin&#8217;de artık hakim koltuğuna oturtulmuş soytarılar var*</em></span>dı.<br />
Tek adam rejiminin <em><span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">namussuz savcıları, şerefsiz hakimleri</span></em> vardı.<br />
*<br />
Genç bir papaz olan <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">Dietrich Bonhoeffer</span>, zulme karşı çıktı; itiraz etti.<br />
Bu sebeple hemen hapse atıldı.<br />
*<br />
Hapisteyken bu konu üzerine uzun uzun düşündü.<br />
Sayısız filozof, şair, fikir ve bilim adamı çıkaran bu toplum, böyle bir kültür; nasıl olmuştu da organize kötülüğün, zalimliğin, korkaklığın, cehaletin ve suçun merkezi haline gelmişti?<br />
*<br />
Sonunda <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">Bonhoeffer</span> işin içerisinden çıkabildi.<br />
<em><span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">&#8220;Sorunun kökeninde kötülük değil, aptallık yatıyor&#8221;</span></em> dedi.<br />
*<br />
Ona göre:<br />
Kötülüğü kınayabilirdiniz, kötülükle mücadele etmeniz mümkündü.<br />
Kötülükle başa çıkabilirdiniz.<br />
Fakat <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">organize olmuş ahmaklar sürüsü</span>ne karşı yapabileceğiniz hiçbir şey yoktu.<br />
*<br />
Ne anlatacağınız gerçekler, ne ortaya koyacağınız kanıtlar, onlara etki etmiyordu.<br />
*<br />
Mantıklı gerekçeler sunduğunuzda önce reddediyorlardı.<br />
Reddedemeyecek hale geldiklerinde; en yaşamsal, en insani, en ahlaki, en bilimsel gerçekleri önemsizleştiriyorlardı.<br />
*<br />
Herhangi basit ve anlaşılır bir konuda bile anlaşmanız mümkün olmuyordu.</h3>
<h3><span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">Aptal insanlar hallerinden memnundular.</span><br />
Saldırıya da hazır haldeydiler.<br />
Saldırıya geçtiklerinde kötü insanlardan çok daha tehlikeli oluyorlardı.<br />
Acımasız ve vicdansızdılar.<br />
*<br />
<span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">Bonhoeffer</span> aptallıkla mücadele edebilmek için önce onun doğasını anlamaya çalıştı.<br />
*<br />
Vardığı sonuç şuydu: <span style="font-family: 'comic sans ms', sans-serif;">Aptallık bir zekâ problemi değildi, ahlâkî bir problemdi.</span><br />
<span style="font-family: 'comic sans ms', sans-serif;">Entelektüel birikimleri, iyi eğitimleri olduğu halde insanlar aptal olabiliyorlardı.</span><br />
*<br />
Aptallığın doğuştan gelen bir maraz olduğunu ileri sürülebilirdi.<br />
Fakat bu da yanlıştı.<br />
İnsanlar belli şartlar altında aptallaşıyorlardı.<br />
*<br />
Başkalarının kendilerini aptallaştırmasına izin veriyorlardı.<br />
*<br />
Buradan yola çıkarak, aptallığın psikolojik değil sosyolojik bir sorun olduğu sonucuna vardı.<br />
*<br />
İnsanların ahlâkî ve entelektüel birikimleri bir anda yok olmuyordu. Diktatör gücünü arttırdıkça, <span style="font-size: 12pt;">APTALLAR O GÜCÜN BÜYÜSÜNE KAPILIYORLAR ve BAĞIMSIZ DÜŞÜNME YETİLERİNİ KAYBEDİYORLARDI.</span></h3>
<h3>*<br />
Karşı koymak yerine aptallaşarak sürüde KOYUN OLMAYI YEĞLİYORLARdı.<br />
Aptallıkları onlar için konfor alanı oluşturuyordu.<br />
*<br />
Gözlerine sokulan gerçekleri İNATLA reddediyorlardı.<br />
*<br />
Onlarla konuştuğunuzda bir insanla değil, sloganlarla konuşmaya ayarlanmış, bir robotla karşı karşıya olduğunuz hissine kapılıyordunuz.<br />
Büyülenmiş gibiydiler.<br />
*<br />
Onları bu ağır şizofreni uykusundan çıkarmanın tek yolu bağımsız ve özgür olmalarını sağlamaktı.<br />
Tek adamın yönettiği Almanya&#8217;da bu nasıl mümkün olabilirdi?<br />
*<br />
Almanlar ancak <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">2</span>.Dünya Savaşı sonrası bağımsız ve özgür olabildiler.<br />
Aptallıktan kurtulabildiler.<br />
Bedelini ağır ödediler.<br />
<span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">22</span> milyon Alman öldü, Almanya harabeye döndü.<br />
*<br />
<span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">Conrad Adenaur&#8217;</span>un şu sözleri tarihe geçti:<br />
<em><strong><span style="font-family: 'comic sans ms', sans-serif;">&#8220;Umarım bir daha İSA BİLE GELSE tüm yetkiyi tek kişiye verecek kadar APTAL olmayız&#8221;</span></strong></em> demişti.<br />
*<br />
<span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">Hitler dönemi</span> tecrübesini yaşamış Şansölye Adenaur doğru söylüyordu.<br />
Bir <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">toplum tüm yetkileri tek kişiye verecek kadar APTAL olmamalıydı.</span><br />
*<br />
<span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">Bonhoeffer</span>&#8216;in bu düşünceleri Naziler için kabul edilemezdi.<br />
*<br />
<span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">09 Nisan 1945</span> günü sabaha karşı, <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">Bonhoeffer&#8217;</span>i bir toplama kampının darağacına <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">asarak öldürdü</span>ler.<br />
*<br />
<span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">Bonhoeffer,</span> Aptallığın Teorisini yazmıştı.<br />
*<br />
Şimdi bana *<span style="font-family: 'comic sans ms', sans-serif;">Bu yazıyı neden kaleme aldığımı, niçin paylaşım gereği duyduğumu</span>* umarım sormazsınız.<br />
*<br />
Bir konu daha ne kadar açık yazılabilir?<br />
Hangi örnek yaşadığımız dönemi, bu kadar iyi anlatabilir?</h3>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>TEK İSTİKLAL MADALYALI ALMAN KAHRAMANIMIZ YÜZBAŞI HANS TRÖBST</title>
		<link>https://haberalgazetesi.net/istiklal-madalyali-alman-yuzbasi-hans-trobst/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[haberal]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 31 May 2026 07:13:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNCEL]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://haberalgazetesi.net/?p=10909</guid>

					<description><![CDATA[🇹🇷 Bir Milletin Haklı Davasına İnanan Bir Yabancı: Alman Yüzbaşı Hans Tröbst! Kendi ülkesini terk edip Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğindeki...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3><img src="https://s.w.org/images/core/emoji/15.0.3/72x72/1f1f9-1f1f7.png" alt="🇹🇷" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /> Bir Milletin Haklı Davasına İnanan Bir Yabancı: Alman Yüzbaşı Hans Tröbst!</h3>
<h3>Kendi ülkesini terk edip Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğindeki Türk ordusuna katılan ve İstiklal Madalyası alan tek yabancı subayın hikayesini biliyor muydunuz?</h3>
<h3>1.​Dünya Savaşı bittiğinde Almanya teslim olmuş ve her yeri derin bir umutsuzluk kaplamıştı. Ancak uzaklarda, Anadolu’da muazzam bir direniş başlıyordu. Alman Yüzbaşı Hans Tröbst, Mustafa Kemal’in başlattığı bu kurtuluş hareketine hayran kalarak, &#8220;Umutsuzluğa düşmeyen tek yer orası&#8221; dedi ve hiç düşünmeden yola koyuldu.</h3>
<h3>Gizli yollarla İnebolu’ya ulaştığında önce casus sanılarak haftalarca sorgulandı. Ancak samimiyeti ve niyeti anlaşılınca, bizzat Ankara’ya, yani Milli Mücadele’nin kalbine gönderildi.</h3>
<h3>Cephede savaşmak istiyordu ama muazzam bir lojistik dehası olduğu fark edilince, Konya ve Eskişehir hattındaki o hayati demir yollarının başına getirildi. Savaşın en zor anlarında Türk neferiyle omuz omuza çalıştı, cepheye mühimmat ve lojistik sağladı.</h3>
<h3>Büyük zafer kazanıldığında, Türkiye Büyük Millet Meclisi ona en büyük onuru bahşetti: İstiklal Madalyası.</h3>
<h3>​Ülkesine dönerken bu madalyayı göğsünde taşıyan ve ömrü boyunca ona gözü gibi bakan Hans Tröbst, sadece bir yabancı subay değil; Türk’ün haklı davasına kalpten inanmış gerçek bir dosttu.</h3>
<h3>Bu kahramanlık hikayesini daha önce duymuş muydunuz? Yorumlarda buluşalım! <img src="https://s.w.org/images/core/emoji/15.0.3/72x72/1f447.png" alt="👇" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /></h3>
<h3>        #MilliMücadele #Atatürk #HansTröbst #İstiklalMadalyası #Tarih #KurtuluşSavaşı #TürkAlmanDostluğu</h3>
<h3>#CumhuriyetVizyonu</h3>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>DÜZCE FINDIKLI AKSU KÖYÜ, KİMLERİN GADRİNE UĞRADI?</title>
		<link>https://haberalgazetesi.net/duzce-findikli-aksu-koyu-muhtar-zekeriya-beyazin-gadrine-mi-ugradi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[haberal]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 23 May 2026 21:35:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ADALET]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://haberalgazetesi.net/?p=10904</guid>

					<description><![CDATA[Köy sakini Zeki Mercan&#8217;ın ızdırabını dinleyelim; Bu köy benim köyüm&#8230; Burada doğdum, büyüdüm, öğretmen oldum ve emekli oldum. Emeklilik yıllarımda...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2>Köy sakini Zeki Mercan&#8217;ın ızdırabını dinleyelim;</h2>
<h3>Bu köy benim köyüm&#8230; Burada doğdum, büyüdüm, öğretmen oldum ve emekli oldum.</h3>
<h3>Emeklilik yıllarımda ve belki de ömrümün son deminde köyüm maalesef sellerle karşı karşıya kaldı.<br />
Köyüm bir orman köyü olarak cennetten bir köşe sanki. Turizm, hayvancılık, arıcılık, organik tarım ve ekolojik tarım için gelişmekte olan bir köy&#8230;<br />
Boylu boyunca içinden geçen AKSU deresi köyün burada serpilip gelişmesinin ana sebebi.</h3>
<h3>Bu dereden hem insanlar hem hayvanlar içme suyu temin etmiş. Tarlalar bostanlar bu derenin suyu ile hayat bulmuş.<br />
Ne var ki kıvrım kıvrım akan bu şirin dere bugün köylüye sel korkusu yaşatmakta. Yağmurlar biraz artınca *Sel mi olacak* korkusu yayılır köylünün yüreğine. Belirli aralıklarla seller olmuş köyde kayda değer zararlar oluşmuştur ama çok şükür can kaybı yaşamadık.<br />
Bu küçücük derenin böyle azgınlaşmasının ve heyelanların olmasının ilk aklıma gelen sebebi ormanlarımızda devlet tarafından aşırı kesim yapılmaya başlanmasıdır. On yıl ormanda kesim yapılmasa yine sel olur muydu acaba?<br />
Düzce&#8217;nin ortasından geçen Büyük Melen çayı gerektiği gibi duvarlar örülerek çevresindeki yerleşim alanlarına zarar vermesi önleniyor.<br />
Peki bu küçücük dere ile mi başedemiyor devletimiz? En sağlamından bir kanal ile bu köyde bu sorun kökten çözülemez mi?<br />
Görünen o ki kurumlar kolay yolu seçerek köyün tamamen kaldırılmasını konuşuyorlar. Bir köy dile kolay, nasıl yok edilir? Yok etmeden çözüm üretmek değil midir kurumların görevi?<br />
Köyler bizim göz bebeğimiz, çocuklarımızın geleceğidir. Bir köyü yok etmek, orada yaşayanları da yok etmektir. YAPMAYIN !!!</h3>
<h3>       {Zeki MERCAN}</h3>
<p>&nbsp;</p>
<p>Y O R U M L A R.    :</p>
<p>Köyümüzün altına karpuz kabuğu koyan kişi Muhtar Zekeriya BEYAZ&#8217;dır. Adam o kadar ZIT yaradılışlı ki, TC yurttaşlığı yerine RTE yurttaşlığı reklamını yapımak için *RTE ZEKERİYA BEYAZ* ünvanı kullanıyor. Köyü de bu kafayla RİSKe etti.        TCerol@msn.com</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ASTSUBAY TAHSİLİ LİSEYE Mİ İNECEK?</title>
		<link>https://haberalgazetesi.net/astsubay-tahsili-liseye-mi-inecek/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[haberal]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 01 May 2026 16:58:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNCEL]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://haberalgazetesi.net/?p=10886</guid>

					<description><![CDATA[Türk Silahlı Kuvvetleri&#8217;nin stratejik insan kaynağının belkemiğini oluşturan astsubay istihdamı, 20 Nisan 2026 tarihinde kamuoyuna yansıyan kanun değişikliği taslağıyla köklü...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3>Türk Silahlı Kuvvetleri&#8217;nin stratejik insan kaynağının belkemiğini oluşturan astsubay istihdamı, <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">20 Nisan 2026</span> tarihinde kamuoyuna yansıyan kanun değişikliği taslağıyla köklü bir dönüşüm riskiyle yüz yüze gelmiştir. Söz konusu taslak; <em>temin kaynağının yalnızca sözleşmeli erlerle sınırlandırılmasını, eğitim şartının ortaöğretim seviyesine indirilmesini, sınavsız kıdem temelli geçiş sisteminin benimsenmesini ve uzman erbaş statüsünün kaldırılmasının teklif edilmesini , geriye gidiş niteliğinde ve kurumsal yapıya zarar verecek bir düzenleme olarak değerlendirilmiştir.</em><br />
Genelkurmay Başkanlığı tarafından hazırlandığı belirtilen personel sistemi değişikliğine ilişkin taslak çalışma üzerine,<span style="font-family: 'arial black', sans-serif;"> 27 Nisan 2026</span> tarihinde Türkiye Emekli Astsubaylar Derneği <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">(TEMAD)</span> ve Türkiye Emekli Uzman Erbaşlar Derneği <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">(TEMUD)</span> başkanları bir araya gelerek kapsamlı bir değerlendirme toplantısı gerçekleştirmiştir.<br />
Yapılan toplantıda söz konusu taslağın;<br />
Türk Silahlı Kuvvetleri’nin personel yapısını doğrudan etkileyecek nitelikte olduğu,<br />
<span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">Astsubay</span> ve <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">Uzman Erbaş</span> statülerini ilgilendiren kritik düzenlemeler içerdiği,<br />
Sahadaki tecrübe, liyakat ve kurumsal denge açısından önemli sonuçlar doğurabileceği hususları detaylı şekilde ele alınmıştır.<br />
Bu nedenle;<br />
<span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">1. Eğitim Seviyesinin Düşürülmesi Kurumsal Niteliği Zayıflatır</span><br />
Günümüz harp ortamı; ileri teknoloji, karmaşık sistemler ve yüksek bilgi birikimi gerektirmektedir. Astsubayların eğitim seviyesinin düşürülmesi, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin nitelikli insan gücü yapısını zayıflatacak, görev etkinliğini ve operasyonel kabiliyeti olumsuz etkileyecektir.<br />
<span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">2. Liyakat ve Kariyer Sistemine Aykırıdır</span><br />
Ön lisans mezuniyeti, astsubaylık mesleğinin gerektirdiği teknik yeterlilik ve analitik düşünme kabiliyetinin temel göstergelerinden biridir. Bu standardın düşürülmesi, liyakat esasını zedeleyecek ve mesleğin saygınlığına zarar verecektir.<br />
<span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">3. Kurumsal Hafıza ve Dengeyi Bozar</span><br />
Astsubaylık mesleği, yıllar içinde oluşmuş birikim, disiplin ve eğitim standardı üzerine inşa edilmiştir. Bu standardın geriye götürülmesi, TSK içerisindeki dengeyi bozacak ve uzun vadede telafisi güç sonuçlar doğuracaktır.<br />
<span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">4. Uluslararası Standartlara Aykırıdır</span><br />
NATO ve modern askeri sistemlerde astsubayların eğitim seviyesi sürekli yükseltilirken, bu yönde bir gerileme öngörülmesi çağdaş askeri anlayışla bağdaşmamaktadır.</h3>
<h3><span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">SONUÇ OLARAK;</span><br />
Astsubaylar ve Uzman Erbaşlar, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin birbirini tamamlayan iki temel unsurudur. Bu yapının güçlendirilmesi gerekirken, eğitim standartlarının düşürülmesi suretiyle zayıflatılması kabul edilemez.<br />
Buradan açıkça ifade ediyoruz ki;<br />
<span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">TEMAD ‘2026 Astsubay Çalıştayı</span>nda da tartışılıp Eğitim Seviyesinin Lisans seviyesine çıkarılması sonucuna ulaşılmışken ,Astsubay eğitim standardının düşürülmesine yönelik her türlü girişimin karşısındayız.<br />
Liyakat, eğitim ve kurumsal kaliteyi esas alan bir personel sisteminin savunucusuyuz.<br />
Türk Silahlı Kuvvetleri’nin gücünün, nitelikli personelden geçtiği gerçeğini hatırlatıyoruz.<br />
<span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">TEMAD olarak;</span><br />
<span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">27 Nisan 2026</span> tarihinde konunun muhataplarına ilk ağızdan böyle bir düzenlemeyi kabul etmediğimiz ve sonuna kadar karşısında olacağımız iletilmiştir.</h3>
<h3>Camiamızın hak ve kazanımlarını korumak, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin kurumsal yapısını güçlendirmek adına bu sürecin sonuna kadar takipçisi olacağımızı kamuoyuna saygıyla duyururuz.</h3>
<h3><em><span style="font-family: 'comic sans ms', sans-serif;">(Türkiye Emekli Astsubaylar Derneği Genel Başkanlığı)</span></em></h3>
<p><span style="text-decoration: underline;"><strong>DAĞITIM&#8230;&#8230;&#8230;:</strong></span></p>
<p>@tcbestepe<br />
@tcsavunma<br />
@TSKGnkur<br />
@TC_icisleri<br />
@jandarma<br />
@sahilguvkom</p>
<p>@TEMUD_2024</p>
<p>@Akparti<br />
@herkesicinCHP<br />
@MHP_Bilgi<br />
@iyiparti</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>HAİN ŞEYH SAİT</title>
		<link>https://haberalgazetesi.net/hain-seyh-sait/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[haberal]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 30 Apr 2026 19:51:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TARİH]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://haberalgazetesi.net/?p=10882</guid>

					<description><![CDATA[Şeyh Said denen kışkırtıcı hain fransız Antep&#8216;e girince ortalıkta yok, kadınlar kızlar tecavüz edilirken karışıklıktan istifade edip köyleri yağmalıyor. İstanbul...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2>Şeyh Said denen kışkırtıcı hain fransız <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">Antep</span>&#8216;e girince ortalıkta yok, kadınlar kızlar tecavüz edilirken karışıklıktan istifade edip köyleri yağmalıyor.</h2>
<h2>İstanbul işgal ediliyor, halifelik makamına düşman çizmesi basıyor, yine ses yok.</h2>
<h2>Milli mücadele başlayıp seferberlik ilan edilince asker alım listesinde adı yok.</h2>
<h2>Ne zaman var? Savaş bitince, ülke kurtarılınca İngilizlerle Musul konusunda yeni bir harp gündeme gelince <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">1925</span> yılında <em><span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">din elden gidiyor</span></em> diye isyan etti, <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">2000</span> e yakın askerimizi şehit etti.</h2>
<h2>Günümüzde o adamı övenler varsa<br />
o ve onun adamları tarafından yakılan yağmalanan, namusu elden gitmiş köylüleri düşünsün.</h2>
<h2>Öyle ki köylünün ahırda ki hayvanını almakla yetinmiyor sapı samanı da giderken ateşe verip öyle gidiyordu.<br />
Neymiş efendim <span style="font-family: 'comic sans ms', sans-serif;"><em>Atatürk niye asmış.</em></span><br />
Bütün bunlar sana yapılsa senin namusun kirlense oturup seyredecek misin.?<br />
<em><span style="font-size: 14pt;">TARİH PROFESÖRÜ ORHAN KOLOĞLU</span></em></h2>
<h3><img src="https://s.w.org/images/core/emoji/15.0.3/72x72/2714.png" alt="✔" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />Bu arada benden de bir hatırlatma: <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">Şıh</span> denen <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">Haşim</span> de Osmanlı padişahı <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">IV.Murat</span> tarafından ibreti alem ipte sallandırılmıştı.<br />
Peki kimdi bu <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">Haşim.</span>?<br />
Tahmin ettiğiniz gibi <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">Şeyh Saitin dedesi</span>.<br />
<span style="font-family: 'comic sans ms', sans-serif;"><em>Araştıma yazısı: Mavi Gezegen <img src="https://s.w.org/images/core/emoji/15.0.3/72x72/1f310.png" alt="🌐" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /></em></span></h3>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>PKK&#8217;YI KURAN KADRO 22 KİŞİYE NE OLDU?</title>
		<link>https://haberalgazetesi.net/pkkyi-kuran-kadro-22-kisiye-ne-oldu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[haberal]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 27 Apr 2026 09:25:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[JANDARMA-POLİS]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://haberalgazetesi.net/?p=10878</guid>

					<description><![CDATA[PKK&#8217;Yİ KURAN 22 KİŞİLİK KADROYA NE OLDU? *** PKK; 22 Kasım 1978 tarihinde, Diyarbakır&#8216;ın Lice İlçesi&#8217;ne bağlı FİS köyünde, Seyfettin...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2>PKK&#8217;Yİ KURAN 22 KİŞİLİK KADROYA NE OLDU?<br />
***<br />
PKK; <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">22 Kasım 1978</span> tarihinde, <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">Diyarbakır</span>&#8216;ın <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">Lice</span> İlçesi&#8217;ne bağlı <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">FİS</span> köyünde,<br />
<span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">Seyfettin Zoğurlu&#8217;</span>nun evinde kuruldu.<br />
***<br />
Toplantıda<span style="font-family: 'arial black', sans-serif;"> Öcalan</span> dahil <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">22</span> kişi vardı.<br />
Orada bulunanların hepsi PKK kurucusu oldular.<br />
Öcalan, oybirliğiyle, başkanlığa getirildi.<br />
***<br />
Kimlerdi bu <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">22</span> kişilik kadro, onlara ne oldu?<br />
Bu<span style="font-family: 'arial black', sans-serif;"> 22</span> kişilik kadronun <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">10</span>&#8216;u, zaman içinde ve değişik tarihlerde, hain ajan olarak suçlandılar ve Öcalan&#8217;ın emri ile öldürüldüler.<br />
***<br />
<span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">7</span>&#8216;si hain ajan damgası yediler, öldürülmeden canını kurtarıp PKK den kaçtılar.<br />
***<br />
<span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">2</span>&#8216;si, <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">1982</span>&#8216;de, Diyarbakır zindanında işkenceyi protesto amacıyla hayatına son verdi<br />
***<br />
<span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">3&#8242;</span>ü de halen yaşıyorlar ve PKK de görev başındalar.<br />
***<br />
Görev başında olan <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">3</span> kişi:<br />
● <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">Abdullah Öcalan.</span> <strong><em><span style="font-size: 14pt;">{Türkiye&#8217;ye teslim oldu. İmralı Adasında, PKK&#8217;yı halen yönetiyor}</span></em></strong><br />
<span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">● Cemil Bayık. </span><strong><span style="font-size: 14pt;"><em>{Kandil&#8217;de, halen görev başında. KCK Eşbaşkanı olarak görevini sürdürüyor}</em></span></strong></h2>
<h3>● Duran Kalkan. <em>{O da Kandil’de ve görev başında. PKK Başkanlık konseyi üyesi}</em></h3>
<h3><span style="text-decoration: underline;"><span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">PKK tarafından Öcalan’ın emriyle öldürülen 10 kişinin isimleri:</span></span><br />
1 Resul Altınok<br />
2 Mehmet Cahit Şener.<br />
3 Abdullah kumral<br />
4 Suphi Karakuş<br />
5 Mehmet Turan Danış<br />
6 Abbas Göktaş<br />
7 Şahin Dönmez<br />
8 Ali Haydar Kaytan {Hendekler zamanında infaz edildi. Nedeni bilinmiyor}<br />
9 Seyfettin Zoğurlu {PKK&#8217;nin evinde kuruluşunu ilan ettiği kişi}<br />
10 Sakine Cansız {PKK MİT ortaklığı ile öldürüldü}<br />
***<br />
Hain ilan edilip, ölmeden kaçmayı başaran <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">7</span> kişi:<br />
1 Baki Karer<br />
2 Ali Çetiner<br />
3 Hüseyin Topgider<br />
4 Ali Gündüz<br />
5 Faruk Özdemir<br />
6 Ferzende Toğaç<br />
7 Kesire Yıldırım <em>{Mit başkanının kızı~ Abdullah Öcalan&#8217;ın ilk eşi}</em></h3>
<h3>Diyarbakır zindanında hayatına son veren 2 kişi:<br />
1 Mazlum Doğan<br />
2 Mehmet Hayri Durmuş.<br />
***<br />
İlginç mi?<br />
PKKyı tanıyan, Öcalan ve siyasetini bilenler için İlginç değil.<br />
Bilmeyenler için İlginç olsa gerek.<br />
PKK&#8217;yı kuran, kurucular kurulu ve MYK üyesi <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">22</span> kişiden <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">17</span>&#8216;si hain ajan damgası vurularak ya öldürüldüler ya da öldürülmeden kaçtı gittiler.<br />
Çoğunun akıbeti de bilinmiyor.<br />
***<br />
PKK&#8217;de Öcalan siyasetini eleştiren, uymayan, biat etmeyen herkes, hain ajandır ve cezası ölümdür.<br />
PKK&#8217;de işleyiş halen de öyledir.</h3>
<h3>Öcalan; bir kitabında aynen şöyle diyor: <em><span style="font-family: 'comic sans ms', sans-serif;">*Ben; Devletten daha çok, PKK ile uğraştım, çatıştım, çetin bir savaş verdim. Bize uymayan, disiplinsiz hareket edip biat etmeyen 18.000 kişiyi öldürttüm*</span></em><br />
***<br />
Evet; rakamı yanlış okumadınız.<br />
<span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">18.000</span> Kürt genci, bağımsız bir devlet için dağa çıkıyorlar,<br />
Öcalan ve ekibi tarafından hain ajan diye<span style="font-family: 'arial black', sans-serif;"> infaz</span> ediliyorlar.<br />
***<br />
Daha sonra da çocukların ailelerine; <span style="font-family: 'comic sans ms', sans-serif;"><em>*Çocuğunuz çatışmada şehit oldu*</em></span> haberi gönderiliyordu.<br />
Eyyy xwedê êdi bese looo&#8230;<br />
(Eyyy Tanrım, yeter artık!)<br />
AMİR BAYAR<br />
DEM PARTİ ÜYESİ<br />
İSVEÇ&#8217;TE YAŞIYOR.<br />
Hurşit Başkurt</h3>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ERDOĞAN, İNÖNÜ&#8217;YÜ NEDEN SEVMEZ</title>
		<link>https://haberalgazetesi.net/erdogan-inonuyu-neden-sevmez/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[haberal]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 26 Apr 2026 01:47:28 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TARİH]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://haberalgazetesi.net/?p=10876</guid>

					<description><![CDATA[Doğru bilgi asla kaybolmaz. İvedilikle okuyalım, gerçekleri öğrenelim &#8216; İLBER ORTAYLI temmuz 2019 &#8216;İsmet İnönü&#8217;nün ülkenin başında olduğu dönemde Amerikan...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3>Doğru bilgi asla kaybolmaz. İvedilikle okuyalım, gerçekleri öğrenelim</h3>
<h3>&#8216; İLBER ORTAYLI temmuz 2019<br />
&#8216;İsmet İnönü&#8217;nün ülkenin başında olduğu dönemde Amerikan yardımları bahane edilerek tüm stratejik savunma sanayi projelerinin iptal edildiğini, araştırma geliştirme ve üretim faaliyetleri durdurulduğunu, fabrikaların kapısına kilit vurulduğunu, eğer o gün bunlar yapılmış olsaydı, bugün biz çok ama çok farklı yerdeydik. İşte bu utanç verici mirasın sahibi CHP&#8217;dir&#8221; dedi.<br />
****</h3>
<h3>ATATÜRK sonrası CHP İKTİDARI 1939-1950<br />
11 yılda “TEK DİKİLİ AĞACI YOK..” denilen<br />
İNÖNÜ’nün CUMHURBAŞKANLIĞI DÖNEMİ;<br />
Takdir ve yorum sizlerin..;<br />
ATATÜRK’ün VEFATINDAN sonra İSMET İNÖNÜ DÖNEMİNDE YAPILANLAR<br />
1939 &#8211; Bursa Merinos Fabrikası üretime başladı.<br />
1939 – Ergani Bakır madenleri İşletmesi hizmete girdi.<br />
1939 – Karabük Demir Çelik Kok Fabrikası üretime başladı.<br />
1939 – İstanbul’da yabancıların işlettiği Tramvay ve Tünel tesisleri devralındı.<br />
1939 – Bursa ve Mersin elektrik tesisleri devletleştirildi.<br />
1939 – Adana Elektrik Şirketi devletleştirildi.<br />
1939 – Sivas’ta Demiryolu Makinaları Fabrikası kuruldu.<br />
1939 – Aydın’da 4000 köylüye toprak dağıtıldı.<br />
1939 – İstanbul’da kent içi ulaşım, havagazı ve elektrik dağıtımı yapacak İETT kuruldu.<br />
1939 – Fransız askerleri Hatay’dan çıkartıldı, Hatay Türkiye’ye katıldı.<br />
1939 – Karabük Demir Çelik Fabrikası Yüksek Fırınları hizmete girdi.<br />
1939 &#8211; Malatya iplik fabrikası hizmete girdi .<br />
1939 – Ankara Havagazı Şirketi devletleştirildi.<br />
1939 – Karabük Demir Çelik Boru Fabrikaları hizmete girdi.<br />
1939 – Unkapanı Atatürk Köprüsü açıldı.<br />
1939 – İlk Türk denizaltısı Atılay Haliç’te denize indirildi.<br />
1939 – Sivas – Erzurum demiryolu açıldı. 15 yılda yapılan demiryolu 3.000 km’ye ulaştı<br />
1939 – Tekirdağ Şarap Fabrikası hizmete açıldı.<br />
1939 &#8211; TBMM binasının inşaatına başlandı.<br />
*<br />
1940 – Raman dağında Petrol bulundu.. Milli Türk Petrol Şirketi kuruldu.<br />
1940 – Köy Enstitüleri kuruldu. (Toplam sayısı 21’i bulan köy enstitüleri 1954 yılında kapatıldı)<br />
1940 – İstanbul Radyo İstasyonu hizmete girdi.<br />
1940 – Ereğli Kömür İşletmesi kuruldu. Ereğli kömür ocakları devlete bağlandı.<br />
1940 – Haliçte yapılan İkinci Türk denizaltısı donanmaya katıldı.<br />
1940 – Taksim Gezi Parkı İstanbul’da açıldı.<br />
1940 – Ankara’da Milli Halk Kütüphanesi açıldı.<br />
1940 – Garp Linyitleri İşletmesi kuruldu.<br />
1940 &#8211; Antalya &#8211; Manavgat &#8211; Konya karayolu açıldı<br />
1940 &#8211; Şile enerji santralı hizmete açıldı<br />
*<br />
1941 –Anıtkabir’in temeli atıldı<br />
1941 – Gebere Barajı açıldı.<br />
1941 – Türkiye ilk milli petrol şirketi Petrol Ofisi kuruldu.<br />
1941 – Türk Hava Kurumu Ankara Etimesgut’ta uçak fabrikası kurdu.<br />
1941 – THY Yurtiçi uçuş merkezlerinin sayısı 11’e çıktı.<br />
*<br />
1942 – Ankara Etimesgut’ta üretilen ilk Türk uçağı deneme uçuşları yaptı.<br />
1942 – Türk Devrim Tarihi Enstitüsü kuruldu.<br />
1942 – İlköğretim seferberliği başladı.<br />
1942 – Hasanoğlan Yüksek Köy Enstitüsü açıldı.<br />
1942 – Dalaman ve Hatay Devlet Üretme Çiftlikleri kuruldu.<br />
1942 – Atatürk Devrim Müzesi açıldı.<br />
*<br />
1943 – Ticaret ve Sanayi Odaları, Esnaf Odaları ve Ticaret Borsası Kanunu kabul edildi.<br />
1943 – Zonguldak-Kozlu demiryolu hattı açıldı.<br />
1943 – İstanbul’da Atatürk Bulvarı açıldı.<br />
1943 – Ankara’da Gençlik Parkı açıldı.<br />
1943 – Diyarbakır – Batman Demiryolu açıldı.<br />
1943 – Seyhan barajı ve Regülatörü faaliyete geçti.<br />
1943 – Sivas Çimento Fabrikası üretime başladı.<br />
1943 – İstanbul’da Yıldız Parkı açıldı.<br />
1943 – Ankara Fen Fakültesi açıldı.<br />
*<br />
1944 – Türkiye Zirai Donatım Kurumu (TZDK) kuruldu.<br />
1944 – İzmit Klor Alkali Fabrikası hizmete girdi.<br />
1944 – İzmit Selüloz ve kağıt Fabrikaları işletmeye alındı.<br />
1944 – Ankara Etimesgut uçak fabrikasında çeşitli tiplerde 200 özgün uçak üretildi.<br />
1944 – Anıtkabir’in temeli atıldı.<br />
1944 – İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) kuruldu.<br />
1944 – Mersin Limanı hizmete açıldı.<br />
1944 – Gaziantep Havaalanı açıldı.<br />
1944 – Fevzipaşa – Malatya ve Diyarbakır – Kurtalan demiryolları hizmete girdi.<br />
1944 – Sakarya’da Ziraat Alet ve Makinaları Fabrikası üretime başladı<br />
*<br />
1945 &#8211; Köy Enstitüleri ilk mezunlarını verdi. 1996 mezun öğretmenden 1878 inin ataması yapıldı<br />
1945 – Şirketi Hayriye (İst. Şehir Hatları vapur işl.) devlet tarafından satın alındı.<br />
1945 – Türkiye Birleşmiş Milletler’e kurucu üye olarak katıldı.<br />
1945 – İskenderun Limanı hizmete girdi.<br />
1945 – Türkiye ilk defa yerli ampul üretimine başladı.<br />
1945 – Çiftçiyi ve Köylüyü Topraklandırma Kanunu kabul edildi.<br />
1945 – Ormanlar koruma amacıyla devletin mülkiyetine geçti.<br />
1945 – İstanbul – Londra ve İstanbul – Paris uçak seferleri başladı.<br />
1945 – İlk yerli uçak motoru fabrikasının temeli AOÇ’de atıldı..<br />
1945 – Etimesgut Uçak fabrikası bünyesinde oluşturulan ARGE –Etüd Bürosu 16 ayrı tipte özgün uçak projesi üretti<br />
*<br />
1946 &#8211; Türkiye çok partili sisteme geçti. Demokrat parti kuruldu.<br />
1946 – İş ve İşçi Bulma Kurumu hizmete başladı.<br />
1946 – İşçi Sigortaları Kurumu kanunu yürürlüğe girdi.<br />
1946 – İstanbul – Ankara arasında yataklı tren seferleri başladı.<br />
1946 – Ankara Üniversitesi kuruldu.<br />
1946 – Elazığ Tekel Şarap Fabrikası açıldı.<br />
1946 – Türkiye’nin ilk çok partili seçimleri yapıldı.<br />
1946 &#8211; İkinci Türk denizaltısı YILDIRAY hizmete alındı<br />
1946 &#8211; Raman-8 kuyusundan günde 450 varil petrol üretimine başlandı<br />
*<br />
1947 – İstanbul Açıkhava Tiyatrosu açıldı.<br />
1947 – İşçi ve İşveren Sendikaları Kanunu kabul edildi. İşçi ve işverenlerin örgütlenmesinin önü açıldı..<br />
1947 – Palu-Genç demiryolu hizmete girdi.<br />
1947 – Rize Çay Fabrikası üretime başladı.<br />
1947 – Eskişehir Demiryolu Takım Fabrikası hizmete girdi.<br />
1947 – İstanbul’da İnönü Stadyumu açıldı.<br />
1947 – Etimesgut uçak fabrikasında üretilen uçakların aerodinamik testlerini yapacak Ankara Rüzgar tünelinin kurulmasına başlandı<br />
*<br />
1948 – Köprüağzı – Maraş demiryolu açıldı. Açılan son demiryolu hattı oldu; çünkü 1950’deki Adnan Menderes hükümetinden itibaren demiryolu yapımları durduruldu.<br />
1948 – Çatalağzı Termik Santralı hizmete girdi.<br />
1948 – Milli Kütüphane hizmete girdi.<br />
1948 &#8211; Ankara Etimesgut’ta kurulan ilk yerli Uçak Motor fabrikası hizmete girdi.<br />
1948 &#8211; Paris’te yapılan dünyanın en büyük havacılık fuarında Türk uçakları da sergilendi<br />
*<br />
1949 – Porsuk Barajı açıldı..<br />
1949 – Emekli Sandığı kuruldu.<br />
1949 – Türkiye İnsan Hakları Bildirgesini onayladı.<br />
1949 – Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü kuruldu.<br />
1949 – İstanbul’da Kartal- Yalova araba vapuru hizmete girdi..<br />
1949 – Sümerbank Ateş Tuğla Fabrikası Filyos’ta açıldı.<br />
1949 – Muş’ta Alparslan Devlet Üretme Çiftliği kuruldu.<br />
1949 – Murgul Bakır İşletmeleri üretime başladı.<br />
1949 – Türkiye Avrupa Konseyi’ne kabul edildi.<br />
1949 &#8211; Etimesgut uçak fabrikasında üretilen uçakların aerodinamik testlerini yapacak Rüzgar tünelinin inşaat ve montajı bitirildi.<br />
*<br />
İşte Atatürk’ün vefat ettiği 10 kasım 1938’den Demokrat Partinin iktidara geldiği 1950 yılına kadar geçen 11 yılda CHP’nin yaptıkları.. Bu dönem aynı zamanda İsmet İnönü’nün Cumhurbaşkanı olarak görev yaptığı dönemdir.<br />
Bu dönemin ilk 6 yılı dünyayı kasıp kavuran ll.Dünya savaşının sürdüğü, Türkiye’nin bu uğurda 2 Milyon Mehmetçiği silah altında bulundurmak zorunda olduğu yıllardır.<br />
Bu dönemin son 5 yılı ise Stalin canavarının Türkiye’den toprak talep ettiği, tehdit ve korku dolu yıllarıdır..<br />
Bu dönem, Türkiye’nin dış borç alamadığı, fakat Osmanlı borçlarını son kuruşuna kadar ödediği yıllardır..<br />
Bu dönem, savaşa giren girmeyen hemen tüm gelişmiş ülkelerin yoksulları korumak için temel gıda maddelerini karneye bağladığı yıllardır.. Buna rağmen dünyada yüzbinlerce kişinin açlıktan öldüğü yıllardır..<br />
Türkiye bu zor yılları hasarsız atlatmış nadir ülkelerden biridir..</h3>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
