<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Haberal Gazetesi</title>
	<atom:link href="https://haberalgazetesi.net/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://haberalgazetesi.net</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Thu, 24 Sep 2026 22:26:23 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.6.9</generator>

<image>
	<url>https://haberalgazetesi.net/wp-content/uploads/Screenshot_1.png</url>
	<title>Haberal Gazetesi</title>
	<link>https://haberalgazetesi.net</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>*BEN TÜRK MİLLİYETÇİSİYİM* DİYENLERİN DİKKATİNE!</title>
		<link>https://haberalgazetesi.net/ben-turk-milliyetcisiyim-diyenlerin-dikkatine/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[haberal]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 20 Sep 2026 03:39:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SİYASET]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://haberalgazetesi.net/?p=10998</guid>

					<description><![CDATA[VAR MISINIZ ÖZ ELEŞTİRİ YAPMAYA, SORGULAMAYA? Artık lafı dolandırmanın, birbirimizi idare etmenin, geçmişin hatırına bugünün yanlışlarını görmezden gelmenin zamanı geçti....]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3>VAR MISINIZ ÖZ ELEŞTİRİ YAPMAYA, SORGULAMAYA?<br />
Artık lafı dolandırmanın, birbirimizi idare etmenin, geçmişin hatırına bugünün yanlışlarını görmezden gelmenin zamanı geçti.<br />
*Ben Türk milliyetçisiyim* diyen herkese açıkça soruyorum:<br />
Gerçekten Türk milliyetçisi misiniz, yoksa size öğretilmiş birkaç sloganı tekrarlayan siyasi bir taraftar mısınız?<br />
Çünkü bu ikisi aynı şey değildir.<br />
Türk milliyetçiliği, tarih boyunca yalnızca bir aidiyet duygusu olmadı. Aydınlanmanın, çağdaşlaşmanın, Türkleşmenin, demokratikleşmenin, özgürleşmenin, bağımsızlığın ve emperyalizme karşı direnişin fikrî zemini oldu.</h3>
<h3>Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde TÜRKİYE CUMHURİYETİ’nin kuruluşuna giden yolu açan büyük dönüşümün temel unsurlarından biri oldu.<br />
Bizim milliyetçiliğimizin dünyadaki birçok milliyetçilikten ayrıldığı temel nokta da budur.<br />
Peki bugün ne hâle geldik?<br />
İşte asıl konuşmamız gereken mesele budur.<br />
Türk milliyetçiliği zaman içerisinde siyasetin dar koridorlarına sıkıştırıldı. Soğuk Savaş’ın korkuları ve refleksleriyle biçimlendirildi. Güvenlikçi anlayışın içerisine hapsedildi. Bir dönem KOMÜNİZM KARŞITLIĞI üzerinden tanımlandı, başka dönemlerde ÜMMETÇİ SİYASET ile yan yana getirildi. Özgür düşünce geri plâna itildi. Demokratikleşme ertelendi. Sorgulama “İTAATSİZLİK”, eleştiri “İHANET”, farklı düşünce “DÜŞMANLIK” gibi görülmeye başlandı.<br />
Sonuç ortada.<br />
Yönetmeye talip olması gereken bir fikir hareketi, zaman zaman yönetilenlerin yedeği hâline getirildi.<br />
Bunu söylemek zorundayız.<br />
Çünkü Türk milliyetçiliği, iktidarların ihtiyaç duyduğu zaman mobilize ettiği bir kalabalık olmak için doğmadı.<br />
Türk milliyetçiliği, iktidarların peşinden gitmek için değil, Türk milletinin geleceğine yön vermek için doğdu.<br />
Birileri bize sürekli “itaat” etmeyi öğrettiyse, bugün ilk yapmamız gereken şey bunun hesabını sormaktır.<br />
BİLGİnin yerine İTAAT koyarsanız CEHALET üretirsiniz.<br />
Özgür düşüncenin yerine tabuları koyarsanız DOGMA üretirsiniz.<br />
Aklın yerine körü körüne bağlılığı koyarsanız şahsiyet değil, TARAFTAR üretirsiniz.<br />
Eleştirinin yerine korkuyu koyarsanız fikir hareketi değil, kapalı bir CEMAAT yapısı oluşturursunuz.<br />
Ve kusura bakmayın ama sadece emir bekleyen insanlardan büyük bir ülke kurulmaz.<br />
Türkiye’nin geleceğini kuracak insan; düşünecek, sorgulayacak, itiraz edecek, araştıracak, bilim üretecek, teknoloji geliştirecek, sanat yapacak ve gerektiğinde kendi liderine, kendi teşkilatına, kendi siyasi anlayışına bile “YANLIŞ YAPIYORSUNUZ” diyebilecektir.<br />
Bunu yapamıyorsak milliyetçilik iddiamızı yeniden gözden geçirmek zorundayız.<br />
Çünkü milliyetçilik, sadece düşmana karşı yüksek sesle bağırmak değildir.<br />
Milliyetçilik, kendi ülkesindeki yanlışa da aynı cesaretle KARŞI çıkabilmektir.<br />
Bir nehir kirletiliyorsa buna karşı çıkmak milliyetçiliktir.<br />
Orman yok ediliyorsa karşı çıkmak milliyetçiliktir.<br />
Tarım alanları talan ediliyorsa karşı çıkmak milliyetçiliktir.<br />
Hukuk çiğneniyorsa karşı çıkmak milliyetçiliktir.<br />
Yoksulluk büyüyorsa bunu dert edinmek milliyetçiliktir.<br />
Gençler geleceklerini başka ülkelerde arıyorsa bunun nedenlerini sorgulamak milliyetçiliktir.<br />
Devlet kurumları liyakat yerine sadakatle yönetiliyorsa buna itiraz etmek milliyetçiliktir.<br />
Kadınların, çocukların, emekçilerin, yurttaşların hakkı gasp ediliyorsa susmamak milliyetçiliktir.<br />
Milliyetçilik yalnızca sınırda nöbet tutmak değildir; Ülkenin tamamına sahip çıkmaktır.<br />
Ama biz ne yaptık?<br />
Düşmanı görünce alarm veren, kendi mahallesindeki yanlışları görünce susan bir anlayış geliştirdik.<br />
Kendimizden olanın yanlışını savunmayı “DAVA ADAMLIĞI”, itiraz edeni ise “HAİNLİK” zannettik.<br />
Böyle olmaz.<br />
Yanlışın sahibi kim olursa olsun yanlıştır.<br />
DEVLET yapıyorsa da yanlıştır.<br />
PARTİ yapıyorsa da yanlıştır.<br />
LİDER yapıyorsa da yanlıştır.<br />
ÜLKÜDAŞIMIZ yapıyorsa da yanlıştır.<br />
Biz yapıyorsak da yanlıştır.<br />
Türk milliyetçiliğinin ihtiyacı olan şey tam olarak budur:<br />
Kendi kendisine HESAP sorabilen bir siyasi ve fikrî hareket.<br />
Bugün dünyanın merkezinde bilim ve teknoloji var.<br />
Yapay zekâ, kuantum teknolojileri, BİYOteknoloji, NANOteknoloji, UZAY teknolojileri, yeni enerji sistemleri ve ileri üretim teknikleri ülkelerin geleceğini belirliyor.<br />
Biz hâlâ birbirimize “Sen benden daha mı milliyetçisin?” diye soruyoruz.<br />
Dünya Mars’ı, kuantumu, yapay zekâyı ve yeni nesil teknolojileri konuşurken biz birbirimizin geçmişini, mezhebini, teşkilatını, makamını ve kimin kime daha yakın olduğunu tartışıyoruz.<br />
Böyle milliyetçilik olmaz.<br />
Türk milliyetçiliği çağın gerisinde kalamaz.<br />
Çağı okuyamayan bir milliyetçilik, sonunda tarihin konusu olur.<br />
Biz 20. yüzyılın önemli bir bölümünü dünyayı yeterince takip edemeden geçirdik.<br />
21. yüzyılı da kaçırırsak bunun bedelini yalnızca biz değil, gelecek kuşaklar öder.<br />
Benim milliyetçilik anlayışım nettir:<br />
TÜRKLÜĞÜ GEÇMİŞİN HATIRASI OLARAK DEĞİL, GELECEĞİN İDDİASI OLARAK GÖRMEK.<br />
Türk insanını bilimde, teknolojide, ekonomide, sanatta ve siyasette dünyanın öncü toplumlarından biri hâline getirmek.<br />
Türk devletini güçlü kılmak ama gücü yalnızca silah sayısıyla ölçmemek.<br />
Güçlü ekonomi.<br />
Güçlü eğitim.<br />
Güçlü hukuk.<br />
Güçlü demokrasi.<br />
Güçlü bilim.<br />
Güçlü teknoloji.<br />
Güçlü kültür.<br />
Güçlü sanat.<br />
Ve bütün bunların üzerinde GÜÇLÜ bir MİLLİ İRADE.<br />
İşte GERÇEK BAĞIMSIZLIK budur.<br />
Türk milliyetçiliğini yalnızca güvenlik doktrinine indirgeyenler, onu siyasetin gerçek öznesi olmaktan çıkarıp sürekli bir “YEDEK KUVVET” konumuna mahkûm ederler.<br />
Sonra da seçimden seçime hatırlanır, ihtiyaç olduğunda çağrılır, görev bittiğinde kenara bırakılır.<br />
Ben buna razı değilim.<br />
Türk milliyetçiliği kimsenin yedek lastiği değildir.<br />
Hiçbir siyasi yapının ihtiyaç duyduğunda kullandığı bir aparat değildir.<br />
Hiçbir iktidarın arka bahçesi değildir.<br />
Hiçbir liderin kişisel kariyer basamağı değildir.<br />
Türk milliyetçiliği, Türk milletinin geleceğine ilişkin bağımsız bir fikir ve siyaset iddiasıdır.<br />
Bu nedenle artık “Biz kimin yanında duracağız?” sorusunu değil,<br />
“Biz neyin yanında duracağız?”<br />
sorusunu sormamız gerekiyor.<br />
Kişilerin değil, ilkelerin yanında.<br />
Makamların değil, milletin yanında.<br />
Korkunun değil, özgürlüğün yanında.<br />
Taassubun değil, aklın yanında.<br />
Cehaletin değil, bilimin yanında.<br />
Biatın değil, iradenin yanında.<br />
Haksızlığın değil, adaletin yanında.<br />
Ve kim yaparsa yapsın yanlışın karşısında.<br />
Bizim ülkücülük anlayışımız da buydu.<br />
Ülkücü kurşun asker değildi.<br />
Ülkücü tapınak şövalyesi değildi.<br />
Ülkücü siyasi liderlerin peşinden sorgusuz sualsiz yürüyen bir kalabalık değildi.<br />
ÜLKÜCÜ; aklını kullanan insandı.<br />
Bilgiyi rehber edinen insandı.<br />
Bilimden korkmayan insandı.<br />
Okuyan, araştıran, sorgulayan ve gerektiğinde itiraz eden insandı.<br />
Zulme boyun eğmeyen insandı.<br />
Haksızlık karşısında susmayan insandı.<br />
Devletine bağlı ama yanlış yönetime itiraz edebilen insandı.<br />
Milletinin derdini kendi derdi bilen insandı.<br />
Ahlâkı, adaleti, hukuku, özgürlüğü ve demokrasiyi savunan insandı.<br />
Kendisine makam verildiğinde milletine tepeden bakmayan insandı.<br />
Güç eline geçtiğinde başkasının hakkını çiğnemeyen insandı.<br />
Ve en önemlisi: ÜLKÜCÜ, kendisini de sorgulayabilen insandı.<br />
Bugün bütün mesele burada düğümleniyor.<br />
Biz kendimizi ne kadar sorgulayabiliyoruz?<br />
Kendi yanlışlarımızı kabul edebiliyor muyuz?<br />
Kendi liderimizi eleştirebiliyor muyuz?<br />
Kendi teşkilatımızın yanlışına “YANLIŞ” diyebiliyor muyuz?<br />
Kendi siyasi çıkarımızla milletin çıkarı çatıştığında hangisini seçiyoruz?<br />
Bunlara dürüstçe cevap veremiyorsak önce “Türk milliyetçisiyim” demek yerine, “Ben nasıl bir milliyetçiyim?” sorusunu sormalıyız.<br />
Çünkü milliyetçilik bir partiye ait rozet değildir.<br />
Bir sosyal medya profil fotoğrafı değildir.<br />
Bir slogan değildir.<br />
Bir bozkurt işareti değildir.<br />
Bir makam değildir.<br />
Bir parti üyeliği hiç değildir.<br />
Milliyetçilik bir sorumluluktur.<br />
Ve sorumluluk sahibi insan, önce KENDİSİNE HESAP SORAR.<br />
Bugün Türk milliyetçiliğinin en büyük ihtiyacı yeni bir slogan değil, yeni bir zihniyettir.<br />
Sivil bir milliyetçilik.<br />
Demokratik bir milliyetçilik.<br />
Bilimsel bir milliyetçilik.<br />
Özgürlükçü bir milliyetçilik.<br />
Üreten bir milliyetçilik.<br />
Dünyayı okuyabilen bir milliyetçilik.<br />
Devlet yönetmeye hazırlanan, Kadro yetiştiren, Proje üreten, Ekonomi bilen, Teknoloji bilen, Hukuk bilen, Diplomasi bilen, Eğitim politikası üreten bir milliyetçilik.<br />
Yani yalnızca muhalefet etmeyi değil, iktidara geldiğinde ne yapacağını bilen bir milliyetçilik.<br />
Çünkü asıl soru şudur: BİZ YÖNETMEYE HAZIR MIYIZ? Yoksa yalnızca başkalarının yönettiği sistemlerde kendimize bir yer aramaya mı devam edeceğiz?<br />
Ben artık bunun tartışılmasını istiyorum.<br />
Türk Milliyetçileri, Türkçüler, Ülkücüler, Atatürkçüler ve Vatanseverler birbirlerine düşmanlık ederek Türkiye&#8217;yi değiştiremezler.<br />
Önce kendi aramızdaki küçük iktidar mücadelelerini, kişisel hesapları, kibri ve nefsani rekabeti aşmak zorundayız.<br />
Çünkü bugün bizi zayıflatan şey yalnızca dışarıdaki tehditler değildir.<br />
Bizi zayıflatan, içeride birbirimizi tüketmemizdir.<br />
Birbirimize güvenmiyoruz.<br />
Birbirimizi dinlemiyoruz.<br />
Birbirimizi anlamaya çalışmıyoruz.<br />
Kendi içimizde küçük iktidar alanları oluşturuyor, sonra da ülkeyi değiştireceğimizi söylüyoruz.<br />
Bu bir çelişkidir.<br />
Eğer gerçekten milliyetçiysek, kişisel çıkarlarımızı milletin çıkarının önüne koyamayız.<br />
Eğer gerçekten ülkücüysek, kendi EGOmuzu ülkünün önüne koyamayız.<br />
Eğer gerçekten Türkçüysek, Türk Milletinin geleceğini kendi küçük hesaplarımızın üzerinde tutmak zorundayız.<br />
İşte bugün ihtiyacımız olan öz eleştiri budur.<br />
Artık birbirimize “Sen hangi taraftasın?” diye sormayı bırakıp,<br />
“Sen ne üretiyorsun?”<br />
diye sormalıyız.<br />
“Sen kimin adamısın?” yerine,<br />
“Sen hangi fikrin adamısın?”<br />
demeliyiz.<br />
“Kim seni destekliyor?” yerine,<br />
“Sen hangi projeyi ortaya koyuyorsun?” demeliyiz.<br />
Çünkü çağ değişti.<br />
Siyaset değişti.<br />
Savaş değişti.<br />
Ekonomi değişti.<br />
Teknoloji değişti.<br />
İnsan değişti.<br />
Ama bizim bir kısmımız hâlâ eski dünyanın diliyle yeni dünyayı anlamaya çalışıyor.<br />
Artık yetmez.<br />
Türk milliyetçiliği yeniden düşünülmek zorundadır.<br />
Korkmadan.<br />
Tabulara teslim olmadan.<br />
Kimseye eyvallah etmeden.<br />
Geçmişimizin değerlerini koruyarak ama geçmişin kalıplarına hapsolmadan.<br />
Bizim yeniden büyük bir fikir hareketine ihtiyacımız var.<br />
Bilim insanlarını yetiştiren.<br />
Sanatçılarını destekleyen.<br />
Gençlerine gelecek veren.<br />
Kadınlarını özgür ve eşit yurttaşlar olarak gören.<br />
Çevresini koruyan.<br />
Hukuku üstün tutan.<br />
Demokrasiyi savunan.<br />
Devleti güçlü ama yurttaşı özgür kılan.<br />
Dünyayı bilen ve Türkiye&#8217;yi dünyada söz sahibi yapan bir milliyetçilik.<br />
İşte benim istediğim Türk milliyetçiliği budur.<br />
Ve şimdi açıkça söylüyorum:<br />
Bu ülkenin geleceğini başkalarının insafına bırakamayız.<br />
Türk milliyetçiliğini yeniden siyasetin gerçek öznesi hâline getirmek zorundayız.<br />
Bunun için önce kendimiz değişeceğiz.<br />
Sonra anlayışımızı değiştireceğiz.<br />
Sonra siyasetimizi değiştireceğiz.<br />
Ve sonunda Türkiye&#8217;yi değiştirecek kadroları yetiştireceğiz.<br />
Bunun yolu sloganlardan değil, bilgiden geçiyor.<br />
Bunun yolu itaattan değil, iradeden geçiyor.<br />
Bunun yolu korkudan değil, cesaretten geçiyor.<br />
Bunun yolu taassuptan değil, akıldan geçiyor.<br />
Bunun yolu kişisel çıkarlardan değil, millet sevgisinden geçiyor.<br />
Ve bunun ilk şartı da şudur:<br />
Kendimize dürüst olacağız.<br />
Çünkü gerçek bir milliyetçi, önce kendisine hesap sorar.<br />
Şimdi soruyorum:<br />
BEN TÜRK MİLLİYETÇİSİYİM DİYENLER…<br />
VAR MISINIZ ÖZ ELEŞTİRİ YAPMAYA?<br />
VAR MISINIZ TABULARI SORGULAMAYA?<br />
VAR MISINIZ KENDİ İÇİMİZDEKİ YANLIŞLARLA YÜZLEŞMEYE?<br />
VAR MISINIZ BİAT KÜLTÜRÜNÜ DEĞİL, AKLI VE ÖZGÜR İRADEYİ SAVUNMAYA?<br />
VAR MISINIZ TÜRK MİLLİYETÇİLİĞİNİ YENİDEN SİYASİ VE FİKRÎ BİR ÖZNE YAPMAYA?<br />
Çünkü artık mesele kimin daha çok slogan attığı değildir.<br />
Mesele, kimin geleceği kurabileceğidir.<br />
Ve benim için Türk milliyetçiliğinin asıl sınavı tam da burada başlıyor.<br />
Ya geçmişin sloganlarına sığınacağız ya da Türk milletinin geleceğini kuracağız.<br />
Ben ikinci yolu seçiyorum.<br />
Siz var mısınız?</h3>
<p>{DR. MUZAFFER KILIÇ}</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İYİ LİDERİ DERVİŞOĞLU SORUYOR</title>
		<link>https://haberalgazetesi.net/iyi-lideri-dervisoglu-soruyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[haberal]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 19 Sep 2026 05:33:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ADALET]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://haberalgazetesi.net/?p=10996</guid>

					<description><![CDATA[KAHRAMANMARAŞ ADLİYESİ&#8217;NDE YAŞANAN HUKUKSUZLUKLARA KİM *DUR* DİYECEK? SAĞLIKTA SKANDAL BİR DURUMA İMZA ATARAK GERÇEĞE AYKIRI BİR ŞEKİLDE HEYET RAPORU DÜZENLEYEN...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>KAHRAMANMARAŞ ADLİYESİ&#8217;NDE YAŞANAN HUKUKSUZLUKLARA KİM *DUR* DİYECEK?<br />
SAĞLIKTA SKANDAL BİR DURUMA İMZA ATARAK GERÇEĞE AYKIRI BİR ŞEKİLDE HEYET RAPORU DÜZENLEYEN VE BU RAPORU BİR KİŞİYE VEREREK ŞAHSIMIZ HAKKINDA DAVA AÇILMASINA, ŞAHSIMIZIN MAĞDUR EDİLMESİNE SEBEBİYET VEREN DOKTORLAR, HAKİMLER, SAVCILAR VE SUÇ UNSURUNUN ÜSTÜNÜ VE TÜM KANUN YOLLARINI KAPATAN MAHKEMELER HAKKINDA KİM NE YAPACAK?<br />
DELİL KARATMA YÖNTEMİ DE UYGULANARAK TARİHİ, YILI VE AYI SİLİNEN (2022 YILINA AİT OLAN VE BİR DOSYA İÇERİSİNDEN ALINAN) BELGEYİ BULUNDUKLARI KAMU GÖREVLERİNİ DE AÇIK BİR ŞEKİLDE KÖTÜYE KULLANARAK KİRLİ BİR İŞBİRLİĞİ İÇERSİNDE HAREKET EDİP BU BELGEYİ 2024 YILI TEMMUZ AYI GİBİ GÖSTEREREK GERÇEGE AYKIRI BİR ŞEKİLDE RESMİ EVRAK DÜZENLEYEN JANDARMA PERSONELİ HAKKINDA KİM NE YAPACAK? (BU İŞİN İÇİNDE SAVCILAR VAR, AVUKAT VAR, MAL DERDİNE DÜŞENLER VAR, TARAFSIZLIKLARINI YİTİREN HAKİMLER VE MAHKEMELER VAR, TAM BİR SUSURLUK OLAYI)<br />
DELİL KARATMA YÖNTEMİ UYGULANARAK TARİHİ, YILI VE AYI SİLİNEN BİR BELGE İÇİN ASILSIZ VE UYDURMA BİR TARİHE SARILARAK ŞAHSIM HAKKINDA ASILSIZ BİR İDDİANEME DÜZENLEYEN SAVCILAR HAKKINDA KİM NE YAPACAK?<br />
HER TÜRLÜ SOMUT İŞLENMİŞ OLAN SUÇ UNSURLARININ ÜSTÜNÜ VE TÜM KANUN YOLLARINI KAPATAN HAKİM VE SAVCILAR HAKKINDA KİM NE YAPACAK?<br />
İSTANBUL ADLİ TIP BİRİMİ 2. İHTİSAS KURUMU BAŞKANLIĞININ TALEPLERİNİ VE RAPORUNU HİÇE SAYAN DOKTORLARI KURTARAN BİZLERİ MAĞDUR EDEN HAKİM VE SAVCILAR HAKKINDA KİM NE YAPACAK?<br />
MAHKEMELERİ ŞAHSİ HESAPLAŞMA YERİNE DÖNÜŞTÜRENLERE,MEYDAN OKUMA VE TEHDİT SÖZLERİ SAVURMALARA,DAVALARI ŞAİBELİ VE SKANDAL DURUMLARA DÖNÜŞTÜRMELERE KİM DUR DİYECEK?<br />
1990 YILLARDA YAŞANAN SUSURLUK VARİ SKANDAL DURUMU( SAVCILAR VAR, AVUKAT VAR, JANDARMA PERSONELİ VAR, MAL DERDİNE DÜŞENLER VAR)             ŞAHSIMA ALÇAK FETÖ VARİ BİR YÖNTEM İZLENEREK KUMPAS KURDULAR KUMPAS<br />
.SOMUT İŞLENMİŞ OLAN SUÇ UNSURLARININ ÜSTÜNÜ KAPATAN CUMHURİYET SAVCILARI VAR, HAKİMLER VAR, MAHKEMELER VAR NELER NELER&#8230;<br />
KAHRAMANMARAŞ ADLİYESİN DE YAŞANAN SKANDAL DURUMLARA KİM DUR DİYECEK?</p>
<p>TÜM KANUN YOLLARINI DA KAPATIYORLAR, ŞAHSIMI DURUŞMA SALONUNUN DIŞINA ÇIKARIP, KARŞI TARAFIN AVUKATI İLE İÇERİDE GÖRÜŞÜP ŞAHSIMI MAĞDUR EDEN HAKİMLERİ Mİ DERSİN?<br />
SUÇ İŞLEYEN KİŞİLERİ KORUYUP, KOLLAMAK İÇİN HER TÜRLÜ HUKUKSUZLUKLARI DA YAPIYORLAR. BÖYLE ADALET Mİ OLUR?<br />
MÜSLÜMANIN ADALETİ OLUR, ADALETİ.<br />
BU ÜLKEYE VE BU MİLLETE İHANET ETMEK ALÇAK, HAŞHAŞİ DENEN VATAN HAYDUTU FETÖCÜLERE, HAÇLI KALINTILARINA, FASIKLARA VE MÜNAFIKLARA HAS BİR ÖZELLİKTİR.</p>
<p>KANI VE MAYASI TEMİZ OLAN BİR KİMSE BU ÜLKEYE VE BU MİLLETE İHANET EDEMEZ.<br />
BİR İMAM HATİP MEZUNU OLARAK SESLENİYORUM YAZIK GÜNAH DEĞİL Mİ BU ÜLKEYE VE BU MİLLETE?<br />
BU GİDİŞATIN SONU İSE HİÇ DE HAYRA ALAMET DEĞİLDİR.<br />
ÇIKIN SOKAKLARA ADALET KONUSUNDA VATANDAŞIMIZA BİR SORU SORUN BAKALIM BİN BİR AHI BİRDEN İŞİTEÇEKSİNİZ.<br />
*BAK BENİM ASHABIMI BOZMA* DİYENLERİ Mİ?<br />
İSTEDİĞİN YERE ŞİKAYET EDEBİLİRSİN DİYENLERİ Mİ?<br />
DURUŞMA SALONLARINA 28.ŞUBAT VARİ BİR TUTUM TAKINARAK POLİS YIĞANLARI MI DERSİN?<br />
*BAK SUSMAZSAN ÇOK KÖTÜ ŞEYLER OLACAK* DİYENLERİ Mİ?<br />
DAVALARI ŞAİBELİ VE SKANDAL DURUMLARA DÖNÜŞTÜRENLERİ Mİ?<br />
ANAYASAL HAKKIMI ÇİĞNEYENLERİ Mİ DERSİN NELER,NELER&#8230;<br />
***. ADALETİN VE AHLAKIN KALKTIĞI BİR YERDE HAYIR, BEREKET VE HUZUR DA KALKAR GİDER.<br />
SOMUT BELGE VE DELİLLERE *SOYUT* DİYEN SAVCI VE HAKİMLER VAR. BUNLAR HANGİ OKULLARDAN MEZUN OLMUŞLAR? VE BUNLARA BU HUKUK DİPLOMASINI KİM VERMİŞ ACABA?<br />
ADLİYELERDE ORMAN KANUNLARI MI GEÇERLİ?<br />
ADLİYELER VATANDAŞIN HAKLARININ GASP EDİLİP, VATANDAŞA ZULÜM ETME YERİ MİDİR?<br />
ADLİYELER ADALET SİSTEMİMİZİ VE KURUMLARIMIZI YIPRATMA YERİ MİDİR?<br />
ADLİYELER SUÇLULARI KORUYUP, KOLLAMA YERİ MİDİR?</p>
<p>DAVANIN TARAFI HALİNE GELİP, DAVALARI ŞAİBELİ VE SKANDAL DURUMLARA DÖNÜŞTÜRME, SOMUT İŞLENMİŞ OLAN SUÇ UNSURLARININ ÜSTÜNÜ VE TÜM KANUN YOLLARINI KAPATMA, SUÇLULARI KORUMA YERİ MİDİR?<br />
HER TÜRLÜ SOMUT BELGE, DELİL VE BEYANLARIMI DA HİÇE SAYDILAR.<br />
SUSURLUK VARİ SKANDAL BİR DURUM YAŞANDI NİYE KİMSENİN SESİ ÇIKMIYOR?<br />
YAZIK GÜNAH DEĞİL Mİ BU ÜLKEYE VE BU MİLLETE?</p>
<p>HANGİ VATANDAŞIMIZA BİR SORU SORSAM BİNBİR AHI BİRDEN İŞİTİYORUM YAPMAYIN ALLAH AŞKINA.<br />
GÖZ YAŞLARININ VE FERYATLARIN OLDUĞU BİR YERDE HUZUR OLMAZ.<br />
GÖREV YAPARKEN TONLARCA ÜRETİLEN BOZUK ÜRETİMLERİ DE,</p>
<p>VATAN HAYDUTU ALÇAK FETÖ KONUSUNU DA,</p>
<p>ŞAHSIMI SUSTURMAK İÇİN ŞAHSIMA NASIL CEZALAR VERDİKLERİNİ DE,</p>
<p>ŞAHSIMI TECRİT ETTİKLERİNİ DE,</p>
<p>MOBİNG UYGULAMALARI DA,</p>
<p>KAMUYU NASIL ZARARA UĞRATTIKLARINI DA,</p>
<p>ŞAHSIMI BİRİM BİRİM DOLAŞTIRDIKLARINIDA AÇACAĞIM.<br />
BİR ÇOK KONUYU İÇERİSİN DE BARINDIRAN DAVA DOSYASINI MAHKEMELERDE *BİZ GÖREVLİ VE YETKİLİ DEĞİLİZ* DİYEREK KAPATTI.<br />
BEN NE İHANETLER GÖRDÜM HEPSİNİN ÜSTÜNÜ DE KAPATTILAR.<br />
2016 YILI DARBE DÖNEMİNDE BİR BAKAN YARDIMCININ DANIŞMANI BİLE ŞAHSIMI TEHDİT ETTİ.<br />
MKEK &#8216; DE GÖREV YAPARKEN ŞAHSIMI SUSTURMAK İÇİN ŞAHSIMI AİLEM VE ÇOCUKLARIMLA BİLE TEHDİT ETTİLER AMA NAFİLE.<br />
MİLLİ PİYADE TÜFEĞİNİ, (MPT-76) YAPAN DOSTUMLA BİLE YILLARCA ATIL DURUMDA SÜRGÜN DE BEKLETİLDİK. BU KİŞİ ŞİMDİ ABD&#8217; DE BİR SİLAH FİRMASINDA GÖREV YAPIYOR NELER, NELER&#8230;<br />
ŞAHSIMI SUSTURMAK İÇİN CEZA BİLE VERDİLER CEZA, BU BAŞ YALNIZCA ALLAHA BOYUN EĞER.<br />
***** MKEK&#8217; DE GÖREV YAPARKEN ŞAHSIMA HER TÜRLÜ MOBİNG UYGULAMALARINI YAPAN ALÇAK FETÖ YÖNETİMİNE DE DOKUNMADI, O DÖNEMLE İLGİLİ DE ÇOK ŞEY ANLATIRIM&#8230;. ELİMDE SARI ZARFLAR DA VAR.<br />
BOZUK ÜRETİMLERİ DE, İHANETLERİ DE AÇARIM&#8230;.<br />
BİR MİLLETİ AYAKTA TUTAN DEĞER İSE AHLAK VE ADALETTİR.</p>
<p>GÜÇLÜ BİR DEVLET YAPISI DA GÜÇLÜ BİR ADALET SİSTEMİ İLE ORTAYA ÇIKAR<br />
*** SUSURLUK VARİ YAŞANAN SKANDAL DURUMA VE SOMUT OLARAKTAN İŞLENMİŞ OLAN SUÇ UNSURLARININ ÜSTÜNÜ VE TÜM KANUN YOLLARINI KAPATANLARA, DAVALARI SKANDAL DURUMA DÖNÜŞTÜRENLERE,</p>
<p>BULUNDUĞU KAMU GÖREVİNİ KÖTÜYE KULLANARAK MİLLETE ZULÜM EDEN DERİN YAPILARA KİM DUR DİYECEK?<br />
***. ADLİYELER BAŞTA OLMAK ÜZERE TÜM KAMU KURUM VE KURULUŞLARI BULUNDUKLARI KAMU GÖREVİNİ KÖTÜYE KULLANARAK VATAN HAYDUTU, HAŞHAŞİ GİBİ BİR TUTUM VE DAVRANIŞLAR SERGİLEYEREK GÜÇ ZEHİRLENMESİ YAŞAYAN YAPILARDAN TEMİZLENMEDEN ,KAYNAK İSRAFI DA ÖNLENMEDEN NE EKONOMİ DÜZELİR, NE ENFLASYON NEDE BAŞKA BİR ŞEY..<br />
*** BU ÜLKEYE VE BU MİLLETE GÜÇ YANIN DA YER ALAN KOLTUK KAHRAMANLARI DEĞİL, KENDİSİNİ HAK VE HALK YOLUNA ADAYAN OMURGALI GÖZÜ KARA, MANGAL GİBİ YÜREĞİ OLAN GURUR VE KİBİR ABİDESİ OLMAYAN VATAN KAHRAMANLAR LAZIM .<br />
ADLİYELER BAŞTA OLMAK ÜZERE TÜM KAMU KURUM VE KURULUŞLARI GÜÇ ZEHİRLENMESİ YAŞAYAN YAPILARDAN TEMİZLENMEDEN, KAYNAK İSRAFI DA ÖNLENMEDEN NE EKONOMİ DÜZELİR, NE ENFLASYON, NE DE BAŞKA BİR ŞEY&#8230;<br />
**** MKEK &#8216;DE BENİ TEHDİT EDEN, MOBBİNG UYGULAYAN, CEZA VEREN VE KAMUYU ZARARA UĞRATAN ALÇAK FETÖCÜLERDEN VE DİĞERLERİNDEN DE HESAP SORULMADI HEP KAPATILDI. TORBADA ÇOK KONU VAR&#8230;<br />
MESELE VATANSA GERİSİ BENİM İÇİN TEFERUATTIR&#8230;<br />
*** İÇERİSİNDE AZICIK ALLAH KORKUSU OLAN, AZICIK İNSANLIKTAN NASİBİNİ ALAN BİR KİMSE İNSANLARA ZULÜM EDEMEZ.<br />
*** ŞAHSIMA AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİNE KADAR YOLUN VAR DİYEN, MAHİYETİN DE BULUNAN PERSONELE ALIN ŞUNUN ADINI, SOY ADINI DİYEN, İMAM HATİP OKULLARINI VE İMAM HATİPLİLERİ HAZMEDEMEYECEK ŞEKİLDE İLERİ,GERİ SÖZLER SARF EDEN BİR CUMHURİYET BAŞSAVCISININ OLDUĞU YERDE ADALET OLUR MU?</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>SAHTE ÇÜRÜK RAPORU ALIP ASKERLİKTEN KAÇAN SAHTEKÂR MİLLİCİ AKP LİSTESİ</title>
		<link>https://haberalgazetesi.net/sahte-curuk-raporu-alip-askerlikten-kacan-sahtekar-millici-akp-listesi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[haberal]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 08 Sep 2026 09:43:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ADALET]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://haberalgazetesi.net/?p=10994</guid>

					<description><![CDATA[Üşenmemişler, A’dan Z’ye listelemişler! -Alıntı👇 AKP Kurucusu R.Tayyip Erdoğan&#8217;ın oğlu Ahmet Burak ERDOĞAN AKP Kurucusu R.Tayyip Erdoğan&#8217;ın oğlu Necmettin Bilal...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3>Üşenmemişler, A’dan Z’ye listelemişler!<br />
-Alıntı<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/15.0.3/72x72/1f447.png" alt="👇" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /></h3>
<h3>AKP Kurucusu R.Tayyip Erdoğan&#8217;ın oğlu Ahmet Burak ERDOĞAN<br />
AKP Kurucusu R.Tayyip Erdoğan&#8217;ın oğlu Necmettin Bilal ERDOĞAN<br />
AKP Kurucusu R.Tayyip Erdoğan&#8217;ın damadı Berat ALBAYRAK<br />
AKP Kurucusu Ahmet DAVUTOĞLU’nun damadı Mehmet Talha TOPÇU,<br />
AKP Kurucusu Bülent ARINÇ’ın oğlu Ahmet Mücahit ARINÇ,<br />
AKP Kurucusu Binali YILDIRIM’ın yeğeni Süleyman VURAL,<br />
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk ÇELİK’in oğlu Enes ÇELİK,<br />
Çevre ve Şehircilik Bakanı İdris GÜLLÜCE’nin yeğeni Yusuf Peyami ŞAMLI,<br />
Dışişleri Bakanı Mevlüt ÇAVUŞOĞLU’nun yeğeni Osman ÇAVUŞOĞLU,<br />
Eski Bakan Muammer GÜLER’in yeğeni Mahmut Hakan GÜLER,<br />
Eski Bakan Zafer ÇAĞLAYAN’ın Yeğeni Ahmet Bahadır ÇAĞLAYAN,<br />
Gençlik ve Spor Bakanı Akif Çağatay KILIÇ’ın eniştesi Egemen DÖVEN,<br />
Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehmet Mehdi EKER’in yeğeni Nedim EKER,<br />
Gümrük ve Ticaret Bakanı Nurettin CANİKLİ’nin yeğeni Kerim CANİKLİ,<br />
Gümrük ve Ticaret Bakanı Nurettin CANİKLİ’nin yeğeni Oğuzhan Mustafa TARHAN.<br />
Gümrük ve Ticaret Bakanı Nurettin CANİKLİ’nin yeğeni Yasin CANİKLİ,<br />
Maliye Bakanı Mehmet ŞİMŞEK’in yeğeni Ömer Faruk ŞİMŞEK,<br />
Milli Eğitim Bakanı Nabi AVCI’nın oğlu İbrahim Can AVCI,<br />
Milli Eğitim Bakanı Nabi AVCI’nın yeğeni Abdullah Emre YÖNLÜER,<br />
Milli Savunma Bakanı İsmet YILMAZ’ın yeğeni İbrahim Can YILMAZ,</h3>
<h3>Milli Savunma Bakanı İsmet YILMAZ’ın yeğeni Tarık Eren YILMAZ,<br />
Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel EROĞLU’nun oğlu Mehmed EROĞLU,<br />
AKP’li Belediye Başkanlarının Akrabaları:<br />
Ankara büyükşehir belediye başkanı İbrahim Melih GÖKÇEK&#8217;in yeğeni Ömer Hakan AĞAN,<br />
İstanbul büyükşehir belediye başkanı Kadir TOPBAŞ&#8217;ın oğlu Mustafa Ömer TOPBAŞ,<br />
Kocaeli büyükşehir belediye başkanı İbrahim KARAOSMANOĞLU&#8217;nun oğlu Abdulhalim KARAOSMANOĞLU,<br />
Malatya büyükşehir belediye başkanı Ahmet ÇAKIR&#8217;ın oğlu Emre ÇAKIR,<br />
Sakarya büyükşehir belediye başkanı Zeki TOÇOĞLU&#8217;nun oğlu Gani TOÇOĞLU,</h3>
<h3>AKP Merkez ve İl Teşkilatları Üyelerinin Akrabaları:<br />
AKP Ankara il başkanı Mustafa Nedim YAMALI&#8217;nın oğlu Mustafa Mert YAMALI,<br />
AKP Dış ilişkiler Sorumlusu Sema KIRCI&#8217;nın yeğeni Enes Malik ÜÇKAN,<br />
AKP Diyarbakır il başkanı Muhammed AKAR&#8217;ın yeğeni Umut ELKAAN,<br />
AKP Edirne il başkanı Rafet SEZEN&#8217;in oğlu Sinan SEZEN,<br />
AKP Gençlik kolları başkanı İst. Milletvekili Abdurrahim BOYNUKALIN&#8217;ın kendisi,<br />
AKP Genel Başkan Yrd. Ekrem ERDEM’in yeğeni Uğur ERDEM,<br />
AKP Genel Başkan Yrd. Nureddin NEBATİ’nin yeğeni Lokman ŞIHANLIOĞLU,<br />
AKP Genel Başkan Yrd. Nureddin NEBATİ’nin yeğeni Mehmet Murat ŞIHANLIOĞLU,<br />
AKP Genel Başkan Yrd. Nureddin NEBATİ’nin yeğeni Süleyman NEBATİ,<br />
AKP Genel sekreter Hacı Hasan SÖNMEZ&#8217;in damadı Mustafa ŞİŞANECİ,<br />
AKP Genel sekreter Hacı Hasan SÖNMEZ&#8217;in yeğeni Ali PATAN,<br />
AKP Hakkari il başkanı Abdulmuttalip ÖZBEK&#8217;in yeğeni Taner ÖZBEK<br />
AKP İstanbul il başkanı Aziz BABUŞÇU&#8217;nun oğlu Yasin BABUŞCU,<br />
AKP Kurucu üye Ayşe BÖHÜRLER&#8217;in yeğeni Oğuz AYDIN,<br />
AKP Kurucu üye Fatih Recep SARAÇOĞLU&#8217;nun yeğeni Orkun SARAÇOĞLU,<br />
AKP Kurucu üye Mehmet Beyazıt DENİZOLGUN&#8217;un oğlu Fatih Süleyman DENİZOLGUN,<br />
AKP Kurucu üye Mehmet Beyazıt DENİZOLGUN&#8217;un yeğeni Hilmi Tuna KURİŞ,<br />
AKP Kurucu üye Mustafa ÜNAL&#8217;ın yeğeni Onur ÖZCAN,</h3>
<h3>AKP Kurucu üye Sami GÜÇLÜ&#8217;nün yeğeni Mehmet Gökhan GÜÇLÜ,<br />
AKP Kurucu üye Süleyman GÜNDÜZ&#8217;ün oğlu Muhammet Musab GÜNDÜZ,<br />
AKP MKYK üyesi Emine ÇİFT&#8217;in kardeşi İsmail ÇİFT,<br />
AKP Sosyal işler Sorumlusu Mazhar BAĞLI&#8217;nın kardeşi Abdullah BAĞLI,<br />
AKP Sosyal işler Sorumlusu Mazhar BAĞLI&#8217;nın yeğeni Abdurrahman HARTAVİ,<br />
AKP Sosyal işler Sorumlusu Mazhar BAĞLI&#8217;nın yeğeni Mustafa BAĞLI,<br />
AKP Milletvekilleri, Oğulları ve Akrabaları:<br />
Adana eski milletvekili Ayhan Zeynep TEKİN&#8217;in yeğeni Mustafa Alptekin HERGÜNER,</h3>
<h3>Adıyaman eski milletvekili Mehmet ÖZYOL&#8217;un torunu Ahmet Onur AKSOY,<br />
Adıyaman eski milletvekili Şevket GÜRSOY&#8217;un oğlu Göksel GÜRSOY,<br />
Adıyaman eski milletvekili Şevket GÜRSOY&#8217;un yeğeni Ender GÜRSOY,<br />
Ağrı eski milletvekili Cemal KAYA&#8217;nın yeğeni Barış KAYA,<br />
Ağrı eski milletvekili Cemal KAYA&#8217;nın yeğeni Cihan KAYA,</h3>
<h3>Ağrı eski milletvekili Halil ÖZYOLCU&#8217;nun yeğeni Ertuğrul ÖZYOLCU,<br />
{Alıntı++<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/15.0.3/72x72/1f447.png" alt="👇" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />}</h3>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>TARİH TEKERRÜR MÜ EDİYOR? BORÇ BATAĞINA MI DÜŞTÜK? TÜRKLERİN ÇOĞU GERÇEKTEN APTAL MI?</title>
		<link>https://haberalgazetesi.net/tarih-tekerrur-mu-ediyor-borc-batagina-mi-dustuk-turklerin-cogu-gercekten-aptal-mi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[haberal]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 05 Sep 2026 21:14:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TARİH]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://haberalgazetesi.net/?p=10988</guid>

					<description><![CDATA[UMARIZ TARİH TEKERRÜR ETMEZ Ekonomik iflasını açıklayan Osmanlı Devleti’nin 1881 yılında bütün varlıklarına el konuldu. İğneden ipliğe Yahudi, İtalyan, Ermeni,...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2>UMARIZ TARİH TEKERRÜR ETMEZ</h2>
<h3>Ekonomik iflasını açıklayan Osmanlı Devleti’nin<span style="font-family: 'arial black', sans-serif;"><strong> 1881</strong></span> yılında bütün varlıklarına el konuldu.</h3>
<h3>İğneden ipliğe Yahudi, İtalyan, Ermeni, Fransız tacirler İstanbul’a dolmuştu.</h3>
<h3>Abdülhamid, bu kadar borcun üzerine yeni borçlar ekledi. Osmanlı<span style="font-family: 'arial black', sans-serif;"> 15</span> defa büyük borç aldı. Ama faizini bile ödeyemez olmuştu.</h3>
<h3>Osmanlı’nın hazinesine el koyan Avrupa, bugün <em><strong>“İstanbul Erkek Lisesi”</strong></em> olan binaya <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">Düyûn-ı Umûmiye</span>’yi yerleştirip borçları tahsil etmeye çalıştı.</h3>
<h3>Yani hazine ecnebilerin yönetimine geçti.</h3>
<h3>Borçlar ödenmedikçe Abdülhamid Avrupalı tefecilere <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">tekel </span>idaresini verdi; teker teker millî varlıkları kaybettik. Bugün de atalarımızın içtiği Bafra, Samsun, Yenice, Kulüp, vs milli sigara fabrikalarımız kapatıldı, ecnebi sigaralarına yönlendirildik.</h3>
<h3>Demir yolları, iplik, fındık, pamuk, kömür, tekstil, demir-çelik, tuğla, kireç… Ne iş varsa Avrupalılara satıldı.</h3>
<h3>Haliç ecnebi fabrikalarla doldu. Tarlabaşı, Avrupa’dan gelen tüccarların görkemli evleriyle bezendi.</h3>
<h3>Zenginler <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">İstiklal Caddesi</span> ve <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">Sıraselviler</span>’e yerleşti. Bugün<span style="font-family: 'arial black', sans-serif;"> İstanbul</span>’da gördüğümüz şahane binaların çoğu o dönemlere aittir.</h3>
<h3>Türkler ise yüzlerce yıldır tamir gören, yamalıklı bohçaya benzer tahta evlerde otururdu.</h3>
<h3>Bu evler Fatih ve Süleymaniye’nin arka sokaklarında bulunurdu.</h3>
<h3>Abdülhamid döneminde yüzlerce <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">kilise</span> ve <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">sinagog</span> açıldı…</h3>
<h3>İşte o tarihte Avrupa’dan gelen zenginleri ağırlamak için <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">5</span> yıldızlı bir otel yaptılar: <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">Pera Palace.</span></h3>
<h3>Pera Palace Rumca, “<em>Yokuş Sarayı</em>” demek.</h3>
<h3>Fransa’dan trene binip Sirkeci’de inen Avrupa jet sosyetesi, tren garından bu otele Türk hamalların sırtında özel <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">taht</span>larla taşınırdı.</h3>
<h3>Aslında Batı emperyalizmi <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">İstanbul’</span>u <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">Vahdettin</span> döneminde değil, <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">Abdülhamit</span> döneminde çoktan ele geçirmişti.</h3>
<h3><span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">Atatürk,</span> Cumhuriyeti kurduğunda Türklerin elinde sadece <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">çarık</span> kalmıştı.</h3>
<h3><span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">Atatürk</span> Sanayi ve tarım hamlesi başlattı.</h3>
<h3><span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">Yerli Malı Haftası</span> o tarihte başladı; çocuklarımız millî üretimin ve millî kalkınmanın önemini anlasın diye.</h3>
<h3>Osmanlı&#8217;da Türklere ait banka bile yoktu. Adında <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">Osmanlı</span> olan banka bile ecnebilerindi.<span style="font-family: 'arial black', sans-serif;"> İş Bankası</span> bu yüzden kuruldu.</h3>
<h3>Osmanlı Devleti’nin iflas ilan ettiği meşhur RAMAZAN KARARNAMESİ <em>(Nisan 1876)</em></h3>
<h3>Vergi gelirlerinin devredildiği MUHARREM KARARNAMELERİ <em>(1879 ve 1881’deki iki kararnamedir)</em> pek bilinmez, gündeme de getirilmez. Hep saklanır…</h3>
<h3>Dolmabahçe Sarayı <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">1856,</span><br />
Çırağan Sarayı <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">1863,</span><br />
Beylerbeyi Sarayı <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">1864,</span><br />
Yıldız Sarayı <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">1880’</span>de yapıldı. Yani Osmanlı’nın <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">çöküş</span> döneminde.</h3>
<h3>Dünya; sanayiye, eğitime, bilime ağırlık verirken, Osmanlı,<span style="font-family: 'arial black', sans-serif;"> ÇÖKÜŞ</span>ü gizlemek için saray yapımına ağırlık vermiş.</h3>
<h3>Umarız sonumuz aynı olmaz!<em> (Alıntı)</em></h3>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ATATÜRK&#8217;E İFTİRACILARIN BAŞINA KOCATEPEDEN TAŞ DÜŞECEK</title>
		<link>https://haberalgazetesi.net/ataturke-iftiracilarin-basina-kocatepeden-tas-dusecek/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[haberal]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 03 Sep 2026 10:19:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TARİH]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://haberalgazetesi.net/?p=10986</guid>

					<description><![CDATA[ZAVALLI, ATATÜRK DÜŞMANI! Geçmişte Fetö&#8217;nün Zaman gazetesinde tarihi çarpıtıp Atatürk&#8217;e ve Cumhuriyete olmadık iftiralar atan bir tip, Atatürk ve Cumhuriyet...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2>ZAVALLI, ATATÜRK DÜŞMANI!</h2>
<h3>Geçmişte Fetö&#8217;nün Zaman gazetesinde tarihi çarpıtıp Atatürk&#8217;e ve Cumhuriyete olmadık iftiralar atan bir tip, Atatürk ve Cumhuriyet düşmanlığına devam ediyor. Öyle ki şimdi de İsmet İnönü&#8217;nün hatıralarını cımbızlayıp &#8220;Zafer kazanmadık! Yunanlar durup dururken çekildi!&#8221; diyor. Her halde 1.İnönü Muharebesi&#8217;nde Yunan ordusunun cekilmesini kastediyor. Yunanın nasıl çekilmek zorunda kaldığını ise anlatmıyor.</h3>
<h3>İnönü&#8217;nün hatıralarını cımbızlayıp Kurtuluş Savaşını çarpıtan bu tip,Başkomutan Atatürk&#8217;ün,Büyük Zafer hakkındaki ayrıntılı anlatımlarını ise,işine gelmediği için dile getirmiyor.</h3>
<h3>Atatürk, 30 Ağustos 1924&#8217;te, Afyon&#8217;da Meçhul Asker Anıtının temel atma töreninde şunları söylüyor:</h3>
<h3>&#8220;Efendiler, ertesi günü tekrar bu savaş meydanını dolaştığım zaman, ordumuzun kazandığı zaferin azameti ve buna karşılık düşman ordusunun içine düşürüldüğü felaketin dehşeti beni çok memnun etti. O karşıki sırtların gerilerindeki bütün vadiler, bütün dereler, bütün korunaklı ve gizli yerler, bırakılmış toplarla, otomobillerle ve sonsuz teçhizat ve malzeme ile ve bütün bu metrukatın aralarında yığınlar teşkil eden ölülerle, toplanıp karargâhımıza yönlendirilmiş bulunan sürü sürü esir kafileleri ile gerçekten bir kıyamet gününü andırıyordu.</h3>
<h3>Bu dar ateş ve hücum çemberinden bugün için kurtulabilenler birkaç bin kişilik kılıç artığından ibaret idi. Fakat onlar da daha büyük Türk çemberi içinden çıkmayı başaramayarak başlarında başkumandanları bulunduğu halde beyaz bayrak çekmeye mecbur olmuşlardır.</h3>
<h3>Milli tarihimiz çok büyük ve çok parlak zaferlerle doludur. Fakat Türk milletinin burada kazandığı zafer kadar kesin sonuçlu ve bütün tarihe yalnız bizim tarihimize değil, dünya tarihine yeni cereyan vermekte kesin etkili bir meydan savaşı hatırlamıyorum.&#8221;</h3>
<h3>Kurtuluş Savaşı gazileri, şehitleri, savaş esirleri,savaş günlükleri, hatıralar,emirler,raporlar,planlar zaferi haykırır.Türk ve dünya arşivleri ve kütüphaneleri Büyük Zafer&#8217;in sayısız belge,bilgi ve kanıtıyla doludur.</h3>
<h3>Yine de birkaç noktanın altını çizelim:</h3>
<h3><img src="https://s.w.org/images/core/emoji/15.0.3/72x72/1f4cc.png" alt="📌" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />Büyük Taarruz’da yaklaşık 433 bin asker-subay (yaklaşık 225 bin Yunan kuvvetine karşı yaklaşık 208 bin Türk kuvveti) karşı karşıya geldi. Yunan ordusu, esirler hariç 120 bin civarında kayıp verdi.</h3>
<h3><img src="https://s.w.org/images/core/emoji/15.0.3/72x72/1f4cc.png" alt="📌" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />Büyük Taarruz sonunda Yunan ordusunun I.Kolordu Komutanı General Trikopis, 2.Kolordu Komutanı General Digenis, 4.Tümen Komutanı General Dimaras, 11.Tümen Komutanı General Kladas, 12.Tümen Komutanı Albay Kalidopulos, 13.Tümen Komutanı Albay Kaibalis ile 1 ve 2. Kolordu Kurmay Başkanları esir alındı.</h3>
<h3><img src="https://s.w.org/images/core/emoji/15.0.3/72x72/1f4cc.png" alt="📌" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />Yunan kaynaklarının “Küçük Asya Felaketi” (Mikroasyatiki Katastrofi) dedikleri Büyük Zafer sonrasında Yunanistan’da darbe oldu. Yenilginin sorumlularından Kral Konstantin tahtını bırakıp kaçtı.</h3>
<h3><img src="https://s.w.org/images/core/emoji/15.0.3/72x72/1f4cc.png" alt="📌" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />Büyük Zafer sonunda 28 Kasım 1922’de Yunanistan&#8217;da, yenilginin sorumlusu olarak görülen eski Başbakan Gunaris, eski Bakanlar Teodakis, Baltacis, Stratos, Protopapadakis ve eski Başkomutan Hacı Anesti -madalyaları sökülerek- kurşuna dizildi. Amiral Gudas,General Stratigos müebbet hapse çarptırıldı. Eski 2. Kolordu Komutanı General Prens Andrea ordudan atıldı, mallarına el konuldu, ülkeden ayrıldı. İzmir Genel Valisi Stergiyadis Fransa’ya kaçarak canını kurtardı.</h3>
<h3><img src="https://s.w.org/images/core/emoji/15.0.3/72x72/1f4cc.png" alt="📌" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />Büyük Zafer&#8217;den sonra Yunanistan tam 14 yıl kendine gelemedi. Bu sürede 7 darbe oldu. 19 defa hükümet, 3 defa rejim değişti.</h3>
<h3><img src="https://s.w.org/images/core/emoji/15.0.3/72x72/1f4cc.png" alt="📌" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />Büyük Zafer&#8217;in etkisi sadece Yunanistan&#8217;da değil, İngiltere&#8217;de de kendini gösterdi. Anadolu hareketinde Yunanistan’ı destekleyen İngiltere Başbakanı Lloyd George, 17 Ekim 1922’de istifa etmek zorunda kaldı.</h3>
<h3><img src="https://s.w.org/images/core/emoji/15.0.3/72x72/1f4cc.png" alt="📌" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />Büyük Zafer sonrasında İslam dünyasından, Asya&#8217;dan Afrika&#8217;ya birçok ülkeden Mustafa Kemal Paşaya ve TBMM&#8217;ye çok sayıda KUTLAMA TELGRAFI gonderildi.</h3>
<h3>Büyük Zafer, emperyalizm karşısında ezilen sömürülen milletlerin bağımsızlık umudu oldu.</h3>
<h3><img src="https://s.w.org/images/core/emoji/15.0.3/72x72/1f4cc.png" alt="📌" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />1936’da Mehmet Akif de Büyük Zafer&#8217;i şöyle anlatmıştı: &#8220;Allah’ım ne muazzam zaferdi o, ortalık hercümerç oldu, beş altı saat içinde bir başka dünya doğdu ve biz mest olduk.&#8221;</h3>
<h3>       {Sinan MEYDAN}</h3>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>KÜRTLERİN KÖKENİ</title>
		<link>https://haberalgazetesi.net/kurtlerin-kokeni/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[haberal]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 26 Aug 2026 22:18:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TARİH]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://haberalgazetesi.net/?p=10984</guid>

					<description><![CDATA[1971 yılında Kürtlerin etnik kökeni konusunda bir araștır- ma yapmam için Ankara&#8217;dan talimat aldım. İsmet İnönü, Lozan&#8217;da Musul vilayetinin Türkiye&#8217;ye...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3>1971 yılında Kürtlerin etnik kökeni konusunda bir araștır- ma yapmam için Ankara&#8217;dan talimat aldım.<br />
İsmet İnönü, Lozan&#8217;da Musul vilayetinin Türkiye&#8217;ye bağlanmasını isterken, Kürtlerin Turan soyundan olduklarını da savunmuș.<br />
Resmi tutanakta Paşa&#8217;nın sõyle bir cümlesi var: &#8220;Kürt halkının iran kökenli olduğu öne sürülmüştür; oysa, bu iddiayı, Kürtlerin Turan kökenli olduğunu kabul eden, Encyclopedia Britannica yalanlamaktadır.&#8221;</h3>
<h3>İsmet Pașa&#8217;nin Ocak 1923&#8217;te yaptığı bu konuşma 48 yıl sonra Ankara&#8217;da hatırlanmış ve benden bu konuyu aydınlatmam isteniyordu. Ínsan gerçekten merak ediyor: Encyclopedia Britannica&#8217;da tam olarak ne denmiști?<br />
Kürtlerin TURAN SOYUndan geldiği ansiklopedinin hangi baskısının hangi maddesinde belirtilmiști?<br />
O maddeyi yazan kimdi ve tezini hangi kaynaklara dayanarak ileri sürmüștü?</h3>
<h3>Araştırınca şunları gördüm: Kürtlerin Turan soyundan oldukları, ENCYCLOPEDİA BRITANNICA&#8217;nın dokuzuncu edisyonunda (1875- 1889) yayımlanmış olan &#8220;Kürdistan&#8221; maddesinde yer almıştır.<br />
Bu maddeyi kaleme alan kiși SİR HENRY CRESWICKE RAWLINSON (1810- 1895) adında bir İngilizdir.</h3>
<h3>Rawlinson, asker, diplomat ve Asuri tarihi uzmanıdır. Asuri çivi yazılarını okuyan bir kişidir. İran&#8217;da, Irak&#8217;ta, Türkiye&#8217;de uzun yıllar çalışmış, 16 kitabı yayımlanmış, kazılardan çıkan, kayalara kazınmış olan Asuri belgelerine dayanarak Kürtlerin TURAN kökenli bir halk olduğunu savunmuștur.</h3>
<h3>Millattan yüzyıllarca önce Turan&#8217;dan bizim bölgeye gelmişler.<br />
Rawlinson 1895&#8217;te ölmüş. Ölümünden sonra da onun Kürtlerin kökeni hakkındaki görüşleri ansiklopedinin 11&#8217;nci edisyonuna kadar (1910-1911) muhafaza edilmiștir.</h3>
<h3>Demek ki, Îngiliz ansiklopedisi, 1875-1911 yılları arasındaki bütün baskılarında, sürekli olarak Kürtlerin Turan kökenli olduğunu yazmıştır; 1911&#8217;den sonra ise ingilizler Kürtleri İran kökenli saymaktadırlar! İlginç!</h3>
<h3>Bu arada, ne olmuşda Kürtler &#8220;Turanlı&#8221; iken &#8220;İranlı&#8221; oluvermișler?<br />
Koskoca bir halkın soyunu değiştirecek kadar önemli yeni keşifler mi yapılmış? Bunu bilmiyoruz.<br />
Ama bildiğimiz bir șey var, o da ingiliz politikasıdır. İngiltere, Rus yayılmasına set oluştursun diye Osmanlı toprak bütünlüğünü savunuyordu, 1877-78 Türk-Rus savaşından sonra İngiltere&#8217;nin bu politikası yavaş yavaş değişti.</h3>
<h3>İngiltere Osmanlı toprak bütünlüğü yerine, Osmanlı toprakları üzerinde küçük küçük fakat zinde ulus-devletler kurularak Rus yayılmasının önüne set çekilebileceği düşüncesini benimsedi, yani Osmanlı Devleti&#8217;ni parçalama poitikasına yöneldi.</h3>
<h3>&#8220;Turan&#8221; sayılan Kürtlerin &#8220;İranlı&#8221; yapılması da bu politika değişikliği sürecine rastlamaktadır. George Orwell&#8217;in 1984 romanında, &#8220;Büyük Ağabey&#8221;in isteğine göre, tarihin, akşamdan sabaha değiştirili vermesini hatırlatıyor. Orwell de bir İngiliz değil mi?</h3>
<h3>Londrada bulunduğum sırada, İngiliz devlet arşivlerinin kapalılık süresi 30 yıla indirilmiş ve 1920&#8217;li ve 1930&#8217;lu yıllara ait belgeler araştırmacılara açılmıştı. Devlet arşivlerinin kapalılık süresi genellikle 50 yıldı. İlk defa ingilizler bu süreyi kısaltmışlardı. Atatürk dönemiyle ilgili İngiliz belgeleri de açılmışti. Bundan yararlanarak, İngiliz Belgelerinde Atatürk başlığıyla bir dizi kitap hazırlamaya koyulmuştum. Bu arada Cumhuriyetin ilk çeyreğinde Doğu Anadolu&#8217;daki ayaklanmalara ilişkin İngiliz belgelerini de derledim.</h3>
<h3>Londra&#8217;dan dönerken koltuğumun altında Kürtçülük üzerine de bir kitap vardı. İngiliz Belgeleriyle Türkiye&#8217;de &#8220;Kürt Sorunu&#8221; (1924- 1938): Şeyh Sait, Ağrı ve Dersim Ayaklanmaları</h3>
<h3>{Bilal N. Şimşir}<br />
Büyükelçi.</h3>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>FİLİSTİN&#8217;İN TÜRKLERE İHANETİ</title>
		<link>https://haberalgazetesi.net/filistinin-turklere-ihaneti/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[haberal]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 26 Aug 2026 21:20:37 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TARİH]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://haberalgazetesi.net/?p=10979</guid>

					<description><![CDATA[İLBER ORTAYLI DİYOR Kİ; FİLİSTİNLİLERİN TÜRKLERE YAPTIĞI ZULÜM VE KÖTÜLÜKLERDEN DOLAYI BENİM *FİLİSTİN DİYE BİR DAVAM* YOKTUR. Buyurun okuyun&#8230; 💥...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2>İLBER ORTAYLI DİYOR Kİ;<br />
FİLİSTİNLİLERİN TÜRKLERE YAPTIĞI ZULÜM VE KÖTÜLÜKLERDEN DOLAYI BENİM *FİLİSTİN DİYE BİR DAVAM* YOKTUR.</h2>
<h3>Buyurun okuyun&#8230;<br />
<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/15.0.3/72x72/1f4a5.png" alt="💥" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /><br />
Yıl 1837&#8230;<br />
Filistin nüfus sayımı yapılıyor, Filistin’de bulunan Yahudiler&#8217;in toplam nüfusu 9 bin olarak kayıtlara geçiyor.<br />
<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/15.0.3/72x72/1f4a5.png" alt="💥" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /><br />
Filistinli Araplar&#8217;ın, Yahudiler&#8217;e toprak satması ile bu rakam elli bine yükseliyor.<br />
Böylece 1882&#8217;de 2.Yahudi yerleşimi kurulmuş oldu&#8230;<br />
<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/15.0.3/72x72/1f4a5.png" alt="💥" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /><br />
1908&#8217;de Yahudi nüfusu 100.000&#8217;in üzerine çıkmıştı.<br />
Bu topraklar devlet tarafından satılmıyordu.<br />
Bizzat o bölgede yaşayan Arap şeyhlerin şahsi mallarıydı.<br />
Ederinin çok üstünde fiyatlara satmak için Filistinli Araplar adeta yarışıyordu.<br />
<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/15.0.3/72x72/1f4a5.png" alt="💥" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /><br />
Hâlbuki Osmanlı Padişahı&#8217;nın bu konuda açık emri vardır. Hiçbir Yahudi&#8217;ye toprak satılmayacaktır.<br />
<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/15.0.3/72x72/1f4a5.png" alt="💥" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /><br />
Her şeyi kılıfına uyduran Yahudiler, Alman kimliği ile, İngiliz kimlikleri ile toprak satın alıyorlardı.<br />
Filistinli Araplar&#8217;ın ise gözü doymak bilmiyordu. Yani öyle işgal ederek başlamadı hiç bir şey!<br />
Adamlar bastılar parayı aldılar toprakları.<br />
<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/15.0.3/72x72/1f4a5.png" alt="💥" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /><br />
Demek ki neymiş?<br />
Vatanın her bir karışı kutsal imiş, kutsalı satar isen başına bunlar gelir imiş!<br />
Osmanlı dönemi sonrası Filistin İngiliz himayesi altına girdi ve toprak satışı yasağı kalkınca Yahudiler satın aldıkları toprakların tapularını kendi üzerlerine aldılar.<br />
<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/15.0.3/72x72/1f4a5.png" alt="💥" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /><br />
1925&#8217;te 944.000 dönüm olan arazi satılmıştı!<br />
<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/15.0.3/72x72/1f4a5.png" alt="💥" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /><br />
1927&#8217;de 1.124.000 dönüm arazi satılmıştı.<br />
<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/15.0.3/72x72/1f4a5.png" alt="💥" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /><br />
1930&#8217;da satılan arazi miktarı 1.700.000 dönüme çıkmıştı.<br />
<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/15.0.3/72x72/1f4a5.png" alt="💥" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /><br />
Bunlar hep satın alınan arazilerdi. Tapulu belgeliydi!<br />
<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/15.0.3/72x72/1f4a5.png" alt="💥" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /><br />
1948 yılına gelindiğinde bir devlet kurabilecek kadar toprak satın alınmıştı!<br />
<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/15.0.3/72x72/1f4a5.png" alt="💥" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /><br />
Öyle bazılarının söylediği gibi Filistin işgal edilmiş falan değildi!<br />
<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/15.0.3/72x72/1f4a5.png" alt="💥" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /><br />
Peki, bu Filistinliler nasıl insanlar? Türkler ile bağları neymiş, bir de ona bakalım&#8230;<br />
<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/15.0.3/72x72/1f4a5.png" alt="💥" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /><br />
Yıl 1915&#8230;<br />
Filistin askerleri, Türk askerlerine cephe arkasından saldırmış ve 14.000 Türk askerinin şehit olmasına, bir çok askerin yaralanmasına sebep olmuştur.<br />
Arap ihaneti ile esir düşen 15.000 Türk askerinin gözleri asit kuyularında kör edilerek eziyet edilmişti.<br />
<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/15.0.3/72x72/1f4a5.png" alt="💥" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /><br />
Kardeş Filistin ha.. !<br />
Yıl 1916&#8230;<br />
Filistin bayrağı, Filistin halkını temsil etmek için kullanılan bayraktır&#8230;<br />
İlk olarak Şerif Hüseyin tarafından 1916 yılında Osmanlı Devleti&#8217;ne karşı başlatılan Arap ayaklanmasının sembolü olarak dört renkli, “siyah, beyaz, yeşil ve kırmızı&#8221; renklerden oluşan bir bayrak tasarlanır&#8230;<br />
<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/15.0.3/72x72/1f4a5.png" alt="💥" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /><br />
En üstteki siyah yatay çizgi, Abbasiler&#8217;i;<br />
Ortadaki yeşil renk Şii Fatımiler&#8217;i;<br />
Alttaki beyaz renk Emeviler&#8217;i temsil eder&#8230;<br />
Kırmızı üçgen ise 1916 yılında Osmanlı Devleti&#8217;ne isyan eden Şerif Hüseyin’in kabilesi Haşimoğulları&#8217;nı, temsil etmekte olup, Araplar&#8217;ın Osmanlı Devletine karşı bağımsızlığı için dökülen kanı temsil eder.<br />
<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/15.0.3/72x72/1f4a5.png" alt="💥" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /><br />
Yıl 1917&#8230;<br />
Filistinli Araplar İngiliz Lawrance ile bir oluyor ve tarihe AKABE BASKINI olarak geçecek ihanete imza atıyorlardı.<br />
Akabe&#8217;deki tüm Türk askerleri katledilmiştir.<br />
Bugün Ürdün-Filistin arasındaki Wadi Rum çölünde, Lawrance Rölyefi ile Lawrance&#8217;ı dağlara taşlara kazımışlardır.<br />
Aynı yıl yani 1917&#8217;de Kudüs Filistinliler tarafından İngilizlere teslim ediliyor!<br />
Bunla da kalmıyor İngiliz General Edmund Allenby Kudüs’e girerken Filistinli Araplar tarafından &#8220;El-Nebi&#8221; yani peygamber olarak karşılanıyor&#8230;<br />
<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/15.0.3/72x72/1f4a5.png" alt="💥" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /><br />
Türkiye Cumhuriyetinde bizzat benim şahit olduklarımı da yazayım…;<br />
<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/15.0.3/72x72/1f4a5.png" alt="💥" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /><br />
Yıl 1978&#8230; Filistin Kurtuluş Örgütü FKÖ, Türkiye&#8217;deki terör örgütü PKK&#8217;ya kucak açıyor, PKK ile birlikte Türkiye aleyhine faaliyetlere başlıyor&#8230;<br />
<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/15.0.3/72x72/1f4a5.png" alt="💥" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /><br />
Yıl 1979&#8230;<br />
Ankara&#8217;da bulunan Mısır Büyükelçiliği Filistinliler tarafından basılıyor bir polisimiz ve bir bekçimiz şehit oluyor&#8230;<br />
<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/15.0.3/72x72/1f4a5.png" alt="💥" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /><br />
Yıl 1980&#8230;<br />
Filistin Halk Kurtuluş Cephesi lideri George Habash, Lübnan&#8217;ın Sidon şehrindeki kamplarını ASALA terör örgütüne açıyor, Asala&#8217;nın diplomatlarımızı katlettiği eylemlerine bu Filistinli teröristler de DESTEK veriyor&#8230;<br />
<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/15.0.3/72x72/1f4a5.png" alt="💥" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /><br />
Kardeşe bak kardeşe, siz bu kardeşin ihanetini unutabilirsiniz!<br />
Ben üniversite yıllarımda bunları düşüne düşüne yaşadım&#8230;<br />
<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/15.0.3/72x72/1f4a5.png" alt="💥" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /><br />
Yıl 1989&#8230;<br />
Yaser Arafat, &#8220;Ermenistan&#8217;ın haklı davasını destekliyoruz&#8221; açıklamaları yapıyor&#8230;<br />
Karabağ işgaline ve Ermeni katliamlarına destek veriyor&#8230;<br />
Kardeşin ihaneti bitmiyor&#8230;<br />
<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/15.0.3/72x72/1f4a5.png" alt="💥" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /><br />
Yıl 1993<br />
Filistinli Araplar, Mesud Barzani&#8217;nin &#8220;Bağımsız Kürdistan&#8221; fikrine de destek oluyor&#8230;<br />
Adamlar Türk milletine ihanete doymuyor&#8230;<br />
<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/15.0.3/72x72/1f4a5.png" alt="💥" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /><br />
Yıl 2002&#8230;<br />
Binbaşı Cengiz Toytunç, Batı Şeria&#8217;da Barış gücünde görevliyken aracı durdularak şehit ediliyor&#8230;<br />
<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/15.0.3/72x72/1f4a5.png" alt="💥" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /><br />
Yıl 2009&#8230;<br />
Filistin Devlet Başkanı Mahmut Abbas, Kıbrıs&#8217;ta Türklerin işgalci olduklarını, Rumların tüm tezlerini desteklediklerini dünyaya açıklıyor&#8230;<br />
Siz Filistin için ağlarken, Anadolu da, Filistinlinin sırtından hançerledikleri Türklerin anası ağlıyor&#8230;<br />
<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/15.0.3/72x72/1f4a5.png" alt="💥" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /><br />
Yahu sizin gözünüzdeki bu perde nasıl kalkacak!<br />
<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/15.0.3/72x72/1f4a5.png" alt="💥" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /><br />
Bitmedi&#8230;<br />
İhanetin dahası var devamm&#8230;<br />
Yıl 2012&#8230;<br />
Filistin Devleti, AL NAKBA KUPASI adı altında bir organizasyon düzenliyor ve sözde Kürdistan takımını da davet edip, Kürdistan Futbol takımı ile maç yapıyor&#8230;<br />
İyi seyirler futbol severler. Bundan doğal ne olabilir değil mi?<br />
<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/15.0.3/72x72/1f4a5.png" alt="💥" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /><br />
Yıl 2019&#8230;<br />
Türkiye&#8217;nin Suriye&#8217;de başlattığı &#8220;BARIŞ PINARI HAREKÂTI&#8221; için Filistin’in de içinde olduğu &#8220;Arap Birliği&#8221; kınama mesajı yayınladı.<br />
Tabi bunu da duymadınız&#8230;<br />
<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/15.0.3/72x72/1f4a5.png" alt="💥" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /><br />
Yıl 2020&#8230;<br />
Filistin, Türkiye&#8217;nin Doğu Akdeniz’deki hak iddialarına karşı olarak kurulan Doğu Akdeniz Gaz Forumuna üye oluyor. (Eastern Mediterranean Gas Forum-EMGF)<br />
Yunanistan, Mısır, Kıbrıs Rum kesimi ve İsrail ile birlikte Türkiye&#8217;nin Mavi Vatan tezine karşı cephe alıyor&#8230;<br />
Siz Filistin için ağlamaya devam edin&#8230;<br />
<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/15.0.3/72x72/1f4a5.png" alt="💥" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /><br />
Aynı yıl yani 2020&#8217;de<br />
Filistin, Çin&#8217;in Uygur Türkleri&#8217;ne yaptığı soykırımı destekliyor ve Çin&#8217;in Uygur Türkleri politikasına destek verdiğini söylüyor&#8230;<br />
Siz ümmet kardeşleriniz için ağlarken, onlar Türk Milletinin evlatlarının katline onay veriyordu&#8230;<br />
<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/15.0.3/72x72/1f4a5.png" alt="💥" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /><br />
Bugün güzel ülkemin güzel sokaklarında bu milletin üzerinde Türk kanının da temsil edildiği Filistin bayrağını şahlandıran bir kesim var.<br />
Onların amaçları nedir bilmiyorum ama, Türkiye’de; İtalyan, Alman, İngiliz şirketleri adı altında İsrail tarafından binlerce dönüm tarım arazisinin satın alındığını herkes biliyor&#8230;<br />
<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/15.0.3/72x72/1f4a5.png" alt="💥" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /><br />
Tıpkı vakti zamanında Filistinli Arap şeyhlerin topraklarını sattıkları gibi bizler de topraklarımızı maalesef ecnebilere sattık, satmaya da devam ediyoruz !..<br />
<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/15.0.3/72x72/1f4a5.png" alt="💥" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /><br />
400.000 dolar veren herkes Türk vatandaşı olabiliyor&#8230;<br />
<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/15.0.3/72x72/1f4a5.png" alt="💥" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /><br />
Filistinleşiyoruz, ruhunuz duymuyor!<br />
Çocuklarınız sizi nasıl yâdedecek ben biliyorum da siz bilmiyorsunuz!<br />
<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/15.0.3/72x72/1f4a5.png" alt="💥" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /><br />
Evinizi, toprağınızı, yerinizi yurdunuzu yabancılara satarken Filistinliler gibi siz de hatıra fotoğrafı çektirmeyi unutmayın!<br />
Belki sizin de vakti zamanında İsraillilere toprak satarken çekilen Filistinliler gibi bir fotoğrafınız tarihe geçer&#8230;<br />
Sizinde torunlarınız bugünkü Filistinli çocuklar gibi enkaz altından kurtulmayı beklerken dedelerinin tarihi olaylardan ders çıkarmayışının bedelini öder&#8230;<br />
<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/15.0.3/72x72/1f4a5.png" alt="💥" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /><br />
Ey Türk Milleti.<br />
UYAN, TİTRE ve KENDİNE DÖN.<br />
Benim Filistin diye bir davam yoktur.<br />
{Tarihçi Prof. Dr. İlber Ortaylı}</h3>
<h3>#Türk #Türkler #Arap #Araplar<br />
#Filistin #BilgiGüçtür</h3>
<h3>Arap ihaneti<br />
https://www.facebook.com/share/v/1DYYA2HqZr/<br />
.</h3>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ÇANAKKALE&#8217;DEKİ DÜŞMANIMIZIN TARİH PROFESÖRÜ BAKIN NE DİYOR;</title>
		<link>https://haberalgazetesi.net/canakkaledeki-dusmanimizin-tarih-profesoru-bakin-ne-diyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[haberal]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 13 Aug 2026 15:18:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TARİH]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://haberalgazetesi.net/?p=10973</guid>

					<description><![CDATA[Anzak Tarihçi Professor Sir Stephen Roberts yazıyor:               &#8220;BOZKURT&#8221; Çanakkale&#8217;de karşımıza dikilen Kemal&#8217;in katı bir...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3>Anzak Tarihçi Professor Sir Stephen Roberts yazıyor:               &#8220;BOZKURT&#8221;</h3>
<h3>Çanakkale&#8217;de karşımıza dikilen Kemal&#8217;in katı bir disiplini, savaş için yaratılmış fanatik bir cesareti, delici çelik-gri gözleri ve açık saçları olan bu yalın genç asker, Kemal, Turan ovalarının BozKurt türüydü, ve bu hasletleri onu kendiliğinden eyleme geçirdi. Bizim Atalarımız olan Anzakları durdurmak için oradaydı.</h3>
<h3>Eğer O, o kadar etkili eylemlerde bulunmasaydı Anzaklar bozguna uğramayacaktı.</h3>
<h3>Savaş Bakanı Enver Paşa tarafından önemsenmeyen ve ötelenen bu subayı Alman komutanı Liman von Sanders kısa sürede kalitesinden fark etti.</h3>
<h3>Mustafa Kemal, çıkarma sabahı saha manevraları için 57. Alayını toplamış talim yapıyordu. 25 Nisan sabahı 5.30&#8217;da çıkarma haberini duyan Kemal görev alanı dışında ve aldığı emirlere aykırı olmasına rağmen insiyatif kullanıp olaya müdahil oldu ve ölümüne bir taburla ve zaten bölünmüş 57. Alayı ile yola çıktı ve 971 nolu tepede çıkarmaya karşı koydu.</h3>
<h3>İşin garibi, Arı Burnuna daha önce hiç gitmemişti, ancak askeri içgüdüleri ona 971 Nolu tepenin korunması gerektiğini söyledi ve o harekete geçti.</h3>
<h3>İlk sabah saat 8&#8217;e kadar inen 8000 Anzak&#8217;a karşı sadece 500 Türk vardı, ama saat 1&#8217;e kadar Kemal&#8217;in güçleri dağ sırtlardaydı.</h3>
<h3>Çelik kadar soğukkanlı olan Kemal, Anzaklara karşı direnmek için 9. Bölgeden bir alay daha getirdi.</h3>
<h3>Avustralyalılar bu nedenle 19. Türk Tümeni ve yukarıdaki yüksekliklerde bir başka alayla savaşmak zorunda kaldılar.</h3>
<h3>Kaderin onlara karşı en iyi Türk subayını göndermesi zordu, üstlerindeki sırtlara sıkıca oturması 2 kat zor. Kemal&#8217;in karargâhı tepenin birkaç metre altında bir dakikalık yürüyüşle tüm istila hattını görebilir konumdaydı.</h3>
<h3>Anzaklar ilk gece Birdwood&#8217;un sıkışık karargahında bir toplantı düzenledi ve o sonsuz gece boyunca Anzak&#8217;lara &#8216;dışarı çıkması ve saldırması emredildi. Bir bakıma olaylar artık onları destekliyordu. Yoğun bir taarruzdu. Kemal&#8217;in güçleri direndi. Püskürttü.</h3>
<h3>Kemal&#8217;in adamları ertesi sabah karşı saldırı için çok yorulmuştu ve takviyeleri yoktu, çünkü Kemal Helies&#8217;de daha büyük bir zorluğun karşılandığını fark etti ve bu yüzden yardım istemedi.</h3>
<h3>Bununla birlikte, 27 Nisan sabahı mevcut askerleriyle genel bir saldırı başlattı, ancak Anzak hattı tutunmayı başardı. Takviyeli, adamlarıyla Cumartesi günü yine yeniden saldırdı, ama tekrar tekrar geri püskürtüldü.</h3>
<h3>Şimdilik imkânın geçtiğini anlayan Kemal, vazgeçti. Önümüzdeki birkaç ay boyunca sabit savunma savaşına devam etti ama firsat kolluyordu , Ağustos&#8217;ta bu sefer beklediği fırsat gelmisti.</h3>
<h3>Sari Bair&#8217;e karşı büyük bir İngiliz saldırısı plânlandı, çünkü herkes Sari Bair&#8217;in düşmesinin muhtemelen Boğazların düşmesi anlamına geleceğini biliyordu ve karşılarında yine Kemal vardı.</h3>
<h3>Derhal Ağustos ayındaki ana saldırımızı karşıladı, ancak tehlikeyi fark ederek Suvla ve Anzak arasında bir kama harekâtı kullanma imkânını algılayarak, kuzeyden aşağı indi, Türk moralini restore etti, toparladı, aceleyle en tehlikeli peional keşfini yaptı ve 9 Ağustos&#8217;ta Chunuk Baire amansızca saldırdı ve ertesi gün yine saldırdı. Müthiş darbeler aldı, ama vazgeçmedi.</h3>
<h3>Ezici kayıplara rağmen, Türkler işgalcileri yükseklikten aşağı indirdi ve son umutlarını da hayal kırıklığına uğrattılar.</h3>
<h3>Birkaç saat boyunca Avustralyalılar aslında Chunuk Bair&#8217;in zirvesine sahiptiler, ancak büyük ölçüde Suvla cephesinde karşılaşılan zorluklar nedeniyle geri döndüler; ve o şans bir daha asla gelmedi.</h3>
<h3>Kemal, Ağustos ayında, Türkler için Sari Bair&#8217;in ana sırtını kazandı ve böylelikle askeri açıdan Savaşı sona erdirdi. Böylece, 35 yaşındaki bu albay 3 muharebeyide doğrudan ve hayati derecede etkiledi: İniş sabahı Anzak&#8217;ta, Suvla&#8217;da ve yine 10 Ağustos&#8217;ta Anzak&#8217;ta.</h3>
<h3>İngiliz Resmi Savaş Tarihçisi haklı olarak şöyle diyor: &#8216;Tarihte nadiren tek bir bölük komutanının bireysel girişimleri ile üç kez ayrı ayrı hem muharebenin hem savaşın hemde ulusun kaderi üzerinde bu kadar derin etki yapmıştır.</h3>
<h3>Çanakkale&#8217;den sonra Kemal&#8217;i yıpratma amaçlı istanbul&#8217;daki yozlaşmış rakipleri oyunlar sonucu, onu hem umutsuz hem kaybedilmiş kafkasya cephelerine, dağılmış orduların başında Suriye&#8217;ye falan yolladılar. Ve en sonunda yenilen teslim olan Osmanlı&#8217;nın ardından olmayan orduların başına Anadolu&#8217;ya gitti.</h3>
<h3>Kemal buradada hem akut böbrek rahatsızlığıyla, hem yoklukla, hem sıtmayla hem muhaliflerle, hem akciğerine batan kırık kaburgayla ayakta kalmayı ve imkânsızı başardı.</h3>
<h3>Anadoluyu düşmanlarından temizleyen Bozkurt şimdi ülkesinin tek adamı ve ulusunu tam anlamıyla yoktan var etti.</h3>
<h3>Bu bütün dünya tarihinin en büyük tarih anlatılarından biridir.</h3>
<p>《Sidney Üniversitesi yayını》</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>KURTULUŞ SAVAŞINDA DÜŞMAN SAFINA GEÇEN KÜRT HAİNLER</title>
		<link>https://haberalgazetesi.net/kurtulus-savasinda-dusman-safina-gecen-kurt-hainler/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[haberal]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 09 Aug 2026 22:17:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TARİH]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://haberalgazetesi.net/?p=10969</guid>

					<description><![CDATA[KURTULUŞ SAVAŞI&#8217;NDA YUNAN ORDUSUNDAKİ KÜRTLER Kurtuluş Savaşı sırasında Kürt Mustafa Paşa, Mustafa Kemal&#8217;in idam edilmesi emrini vermiş, Nasturi İsyanı’nı bastırmakla...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3>KURTULUŞ SAVAŞI&#8217;NDA YUNAN ORDUSUNDAKİ KÜRTLER</h3>
<h3>Kurtuluş Savaşı sırasında Kürt Mustafa Paşa, Mustafa Kemal&#8217;in idam edilmesi emrini vermiş,<br />
Nasturi İsyanı’nı bastırmakla görevli birlikten Fırka komutanı ——Kürt İhsan Nuri, —-Vanlı Kürt Rasim, —-Kürt Tevfik Cemal ve Teğmen Kürt Ali Rıza, isyan sırasında 270 askerle birlikte Kürt isyancılarının tarafına geçmiş, —-Damat Ferit, Kürdistan Teali Cemiyeti ile görüşerek onlara özerklik karşılığında ———Mustafa Kemal’e karşı savaşmayı teklif ederek Yüksek Komiser ——De Robeck ile görüşüp 15 bin kişilik bir Kürt ordusu kurulmasını ve Kürtleri Mustafa Kemal’e saldırtmayı planlamış</h3>
<h3>ve Ali Galip Olayı böylece yaşanmıştır. Sivas Kongresi&#8217;ne giden Mustafa Kemal&#8217;e Kürtler suikast düzenlemiştir.</h3>
<h3>Kürtler aynı zamanda Yunanlılarla da temas halindedir. Amasya’da Yunan temsilcisi ile görüşün Kürtler,</h3>
<h3>Yunanlılara Türk ordusunda ele geçirilen Kürt esirlere iyi davranılmasını ve bu esirlerin Türk ordusuna karşı kullanılmasını önerir. Teklif kabul edilir ve esir Kürtler Yunan ordusunun hizmetine girerler.</h3>
<h3>Kürt-Yunan işbirliğinin en büyük sonucu ise KOÇGIRI İsyanı’dır.</h3>
<h3>Yunan ordusu büyük ilerleyişe geçmeden hemen önce Kürtler isyan eder. Yunan ordusu Bursa’ya doğru ilerlerken Kürtler Sivas’a doğru yürümeye başlar.</h3>
<h3>Amerikan Askeri Ateşesi durumu şöyle rapor eder:</h3>
<h3>“&#8230; Yunanlılar önemli bir zafer kazanırlarsa Kürt isyanı Türkiye’nin arkasını ciddi bir şekilde tehdit edebilir. Ancak Batıdaki savaş Türklerin lehine gelişirse, Türkler, ellerindeki yarım düzine yetenekli liderden biriyle Kürt sorununa son verebilir.</h3>
<h3>İngilizler kuşkusuz bu durumu bilmektedirler. Gene de Kürt sorunu ile meşgul olduğu sürece Mustafa Kemal’in Musul’a el koyamayacağını düşünmektedirler. Dolayısıyla Kürt akımına yardımcı olmaktadırlar.”</h3>
<h3>Koçgiri İsyanı’nın başlangıç tarihi sadece Yunan ilerleyişine değil aynı zamanda Londra ve San Remo Konferansları’na da denk gelir. Ankara Hükümeti böylece sıkıştırılmaktadır.</h3>
<h3>Koçgiri İsyanı’nın liderlerinden Baytar Nuri isyan programını şu şekilde açıklar:</h3>
<h3>“İlk önce Dersim’de Kürt istiklali ilan edilecek, Hozat’a Kürdistan bayrağı çekilecek, Kürt milli kuvveti Erzincan, Elazığ ve Malatya istikametlerinden Sivas’a doğru hareket ederek Ankara Hükümeti’nden Kürdistan istiklalinin tanınmasını isteyecekti. Türkler bu isteği kabul edeceklerdi. Çünkü isteğimiz silah kuvvetiyle desteklenmiş olacaktı.”</h3>
<h3>Ayaklanma büyür ve isyancılar Ankara Hükümeti’ne bir muhtıra yollarlar. Telgraf yoluyla iletilen muhtıra şu maddelerden oluşmaktadır:</h3>
<h3>1-İstanbul Hükümeti’nce kabul edilen Kürdistan özerkliğinin Ankara Hükümeti’nce de tanınıp tanınmayacağının açıklanması</h3>
<h3>2-Kürdistan özerk yönetimi konusunda Mustafa Kemal hükümetinin ivedi yanıt vermesi</h3>
<h3>3-Elazığ, Malatya, Sivas ve Erzincan cezaevlerindeki Kürtlerin hemen salıverilmesi</h3>
<h3>4-Kürt çoğunluğu bulunan illerden Türk memurlarının çekilmesi</h3>
<h3>5-Koçgiri yöresine gönderilen birliklerin geri alınması.”</h3>
<h3>Kürtler bununla da kalmaz, 25 Kasım 1920 tarihinde Batı Dersim Aşiretleri reisleri adına TBMM’ye şu şekilde başvurur:</h3>
<h3>“Sevr Antlaşması gereğince Diyarbakır, Elazığ, Van ve Bitlis illerinde bağımsız bir Kürdistan kurulması gerekiyor. Bu nedenle bu oluşturulmalıdır. Yoksa, bu hakkı silah zoruyla almaya mecbur kalacağımızı beyan ederiz.”</h3>
<h3>Yunanlar Bursa’ya Kürtler Sivas’a saldırıyor</h3>
<h3>Ankara Hükümeti, Yunanların Bursa’yı ele geçirmesine rağmen Kürtlere karşı geri adım atmaz. Merkez Ordusu Komutanı Nurettin Paşa isyanı bastırmak için bir plan hazırlar. Topal Osman komutasındaki Giresun alayı da Nurettin Paşa’nın emrine verilir. Türk Ordusu 11 Nisan 1921 günü Kürtlerin üzerine yürüyüş başlatır. 45 bin kişilik Kürt milisleri ile çarpışmalar 3 ay sürer. 17 Haziran 1921 günü isyancılar teslim alınır.</h3>
<h3>Koçgiri isyanının bastırılmasından sonra BMM’deki Kürt milletvekilleri Ordu Komutanı Nurettin Paşa’nın halka zulmettiği, gereksiz yere kan döktüğü gerekçesiyle olağanüstü ve gizli bir oturum talep ederler. Kürtler isyanı bastıran Nurettin Paşa’nın kellesini istemektedir.</h3>
<h3>Mustafa Kemal daha sonra Nutuk’ta olayı şöyle anlatır:</h3>
<h3>“Nurettin Paşa merkez bölgesinde bir yıla yakın bu görevi yaptı ama yetkisi dışında kimi yurttaşların haklarına el uzatıyor diye milletvetkillerinin yakınmaları ve İçişleri Bakanlığı’na soru yöneltmeleri,</h3>
<h3>Bakanlığın da yakınmaları yerinde görmesi üzerine Meclis’in isteğiyle Kasım 1921 başlarında görevden çıkarıldı.</h3>
<h3>Meclis, Nurettin Paşa’nın yargılanmasına da karar verdi. Bu iş, benimle Bakanlar Kurulu arasında bir sorun çıkmasına da yol açtı. Ben, Nurettin Paşa’ya uygulanmak istenen işlemi kabul etmedim. Fevzi Paşa Hazretleri de benim görüşüme katıldı. İkimizle, Bakanlar Kurulu arasında çıkan anlaşmazlık Meclisçe bir çözüme bağlandı.</h3>
<h3>Meclis’te Nurettin Paşa’yı savundum, kendisini ağır bir işleme uğramaktan kurtardım.”</h3>
<h3>Görüldüğü gibi <img src="https://s.w.org/images/core/emoji/15.0.3/72x72/1f1f9-1f1f7.png" alt="🇹🇷" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /><img src="https://s.w.org/images/core/emoji/15.0.3/72x72/1f1f9-1f1f7.png" alt="🇹🇷" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />Mustafa Kemal Paşa, sadece Kürt isyanını bastırmakla kalmamış, isyanı bastıran komutanı da sonuna kadar savunmuştur.</h3>
<h3>Mustafa Kemal’in, Meclis’te tek kalması ise son derece öğreticidir.<br />
Gerçekten de Birinci Meclis’te, Mustafa Kemal Paşa, Şeriatçılara ve Kürtçülere karşı tek başına kalmaktadır.<br />
Ama tek kalmak pahasına kendi komutanını savunmuştur!</h3>
<h3>Türk Genel Kurmay Başkanlığı da bu isyanı şu şekilde değerlendirmektedir:</h3>
<h3>“Siyasi bakımdan büyük bir önem taşıyan bu harekat dolayısıyla, Kürt bağımsızlık davasının ilk basamağının Koçgiri olayları ile kurulmak istendiği, bu dış etkilerin en açık ve kesin delilidir.”</h3>
<h3>Bu değerlendirmeden de anlaşılacağı gibi, olay münferit bir isyan değil, bir davanın ilk adımıdır!</h3>
<h3>Ardından gelecek olan Kürt isyanları da bunu kanıtlayacaktır. Nitekim isyanın liderleri de olayı böyle değerlendirmektedir:</h3>
<h3>“Koçgiri, Kürt İstiklal Savaşı’nın bir merhalesidir, onunla bir meydan muharebesi kaybettik, fakat harp bitmedi. Biz son zaferi kazanacağız.”</h3>
<h3>Görüldüğü üzere, daha Sivas Kongresi’nin toplanma hazırlıklarından başlanarak Kürtler, Kurtuluş Savaşı için çalışmamış, tam tersine hep Kurtuluş Savaşı’na karşı savaşmışlardır. Koçgiri ayaklanması bunun en büyük kanıtlarından sadece biridir.</h3>
<h3>Atatürk, &#8220;Türkiye Türklerindir!&#8221; ve &#8220;Ne Mutlu Türk&#8217;üm Diyene!&#8221; özdeyişlerini boşuna söylememiştir.<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/15.0.3/72x72/1f49c.png" alt="💜" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /></h3>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>HATAY&#8217;DA NELER OLUYOR?</title>
		<link>https://haberalgazetesi.net/hatayda-neler-oluyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[haberal]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 30 Jul 2026 12:52:42 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SİYASET]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://haberalgazetesi.net/?p=10966</guid>

					<description><![CDATA[Dram mı, trajedi mi ne desem bilmiyorum. Anıtkabir inliyordur herhalde… HATAY GERÇEKLERİ Lütfen 2 dakikanızı ayırıp okuyun; Hatay gündemdeyken bazı...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3>Dram mı, trajedi mi ne desem bilmiyorum. Anıtkabir inliyordur herhalde…<br />
HATAY GERÇEKLERİ<br />
Lütfen 2 dakikanızı ayırıp okuyun;</h3>
<h3>Hatay gündemdeyken bazı gerçekleri konuşmamız gerekiyor.<br />
Suriyeli çocuk anneler ve doğumlarını&#8230;</h3>
<h3>Hatay&#8217;daki sınır hastanesinden iki doğum paylaşacağım.<br />
Biri 14 bir diğeri de 15 yaşında&#8230;</h3>
<h3>Bu gibi bir çok doğum hadisesi yaşanıyor.</h3>
<h3>Hatay&#8217;da yaşayan bir hemşiremiz anlatıyor. Gelin kendisinden dinleyelim:</h3>
<h3>&#8220;Merhaba Batuhan Bey araştırmalarınızı inceliyorum, sizi takip ediyorum, lütfen bir şekilde bizim de sesimiz olun. Hatay savaşılmadan kaybediliyor. Burada sağlık personeliyim.</h3>
<h3>Arapça öğrenmemiz konusunda sürekli bir baskı görüyoruz. Gelen Suriyeli hastalar bize tepki gösteriyor Arapça bilmediğimiz için. Bir de Suriyeli doktorlarımız var. Onlar da bizi hor görüyor. Her 10 doğumun 8&#8217;i Suriyeli. Erkeklerin 4-5 tane eşleri var.</h3>
<h3>13 yaşında kız çocukları hamile. Ayrıca iki ay içerisinde bir ismin 2 ayrı yerde doğum yaptığını belirledik ama bakanlıktan herhangi bir yaptırım haberi almadık. Gaziantep&#8217;te kimliksiz bir yakınına kendi kimliği ile doğum yatışı yaptırmış. Gerçekten artık nefes alamıyoruz burada.</h3>
<h3>Araştırılmıyor, kimse bilmiyor burada yaşananları. Daha dün bir adamın 26 ncı çocuğunun doğumunu yaptırdım ve 4 eşi var. Ben, bunlara dur densin istiyorum, lütfen&#8230;&#8221;</h3>
<h3>Hatay sorunu burada bitmiyor. Belediye Başkanı Suriyeli doğumlarını gündeme getirdi diye soruşturma geçiriyor.</h3>
<h3>Hatay&#8217;a Suriyelileri profesyonel bir nizamla yerleştirenler sessizliğini koruyor. Hatayla ilgili Suriye ciddi propagandalar yapılıyor. Sosyal medya hesaplarından &#8220;Hatay&#8217;ı alacağız&#8221; diye Türkçe paylaşımlar yapılırken, binlerce beğeni geliyor. Bir örneğin, 2 bine yakın beğenisi var.</h3>
<h3>Hatay ile ilgili bir başka okuyucumuzun anlattıklarına kulak vermenizi istiyorum:</h3>
<h3>&#8220;Batuhan Abi, selam HATAY/ANTAKYA&#8217;dan yazmaktayım, lütfen Hatay’da ki istilanın sesi ol. Suriyeli artışı aşırı fazlalaştı duvarlarda, parklarda Arapça “Hatay bizim&#8221; yazıları yazılıyor.</h3>
<h3>Parklarda bulunan sözde sığınmacı “Erkek”ler kilim serip bebeğini, çocuğunu oynatan Türk anneleri izliyor. Yaşamakta olduğum mahallenin parkına artık Türk gelemiyor.</h3>
<h3>Diğer bir yandan aşırı doğum var. Yolda bir Suriyeli kadının yanında 4 -5 bebek kesinlikle bulunuyor.</h3>
<h3>Hastanelerde Suriyeli sayısı o kadar yoğun ki sürekli kavga çıkıyor. Genç Suriyeli erkekler bellerinde silah, bıçak, satır, vb. şeylerle gezmekte ve taşımaktan çekinmiyor, parklarda bunları çıkarıp pozlar veriyorlar.</h3>
<h3>Azınlık biziz Hatay’da, biz Türkler kendi vatanımızda, şehrimizde azınlık kaldık. Örneğin; şu duvarda Arapça &#8216;Hatay bizimdir&#8217; yazıyordu, belediyeye şikayet edince kazıdılar.&#8221;</h3>
<h3>Hatay&#8217;dan gelen mesajların ardı arkası kesilmiyor.</h3>
<h3>Bir başka vatandaşımız anlatıyor:</h3>
<h3>&#8220;Geçen yaz Eğitim Araştırma Hastanesi&#8217;nde işim olmuştu, 17 yaşında Suriyeli bir kadının beşinci çocuğunu doğurduğuna bizzat tanıklık ettim ve eşi de 40 yaş üstüydü. Annem 70 yaşında onlara tercümanlık yapıyor; -&#8216;Buralar bizim, en sonunda siz gideceksiniz&#8217; diyorlar.&#8221;</h3>
<h3>Hatay sınırında yaşayan bir başka vatandaşımızla görüştüğümde ise çok çarpıcı detayları paylaştı. Kendisinden dinleyelim:</h3>
<h3>&#8220;Eşim Hataylı, ağır bir hastalığa yakalandı. Son zamanlarını iyi geçirsin diye memleketi Hatay&#8217;a getirdim. Köy evimiz tam sınırda&#8230;<br />
Kocaman bir duvar var üstü dikenli telli. Bayağıdır var bu duvar.<br />
3 ay önce bir daha tel duvar çektiler ortada bizi koruyan asker kulübeleri var, 50 metrede bir kulübe var<br />
Bütün bunlara rağmen mülteciler akın akın geçiyor.<br />
Sınır köylerinin çoğunda insan kaçakçılığı yapılıyor.<br />
Gelenlerin çoğu erkek. Adam başı 1.000 dolar alıyor kaçakçılar. Bu işi yapanlar tam bir vatan haini.<br />
İnanın, bu beton ve tel duvar olmasına, tüm engellemelere rağmen binlercesi geçiyor veya geçiriliyor. Şehrimiz göz göre göre elden gidiyor.&#8221;</h3>
<h3>Hatay&#8217;daki tablo son derece ağır, orada yaşayan vatandaşlarımızı dinlediğimiz zaman üzülmemek, hayıflanmamak mümkün değil.<br />
Yabancılaşma o kadar hızlı tesir ediyor ki bazı ticarethanelerde, sokaklarda Türkçe&#8217;ye rastlayamıyorsunuz.<br />
Gerçekler gün gibi ortada. Sözde mülteci dernekleri, kadın dernekleri, siyasi erkler ve fonlananlar Hatay&#8217;da çocuk anneleri göstermek istemiyor.<br />
Vatandaşların sesini duyurmuyor.</h3>
<h3>Kriz sandığımızın ötesinde. Hatay&#8217;ı savaşmadan kaybediyoruz.</h3>
<h3>Çınar Beker:<br />
Bolca paylaşalım, uyuyanları uyandıralım.<br />
Ahmet Anlaş sayfasından&#8230;</h3>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
