<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Haberal Gazetesi</title>
	<atom:link href="https://haberalgazetesi.net/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://haberalgazetesi.net</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Wed, 08 Apr 2026 10:11:16 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.6.5</generator>

<image>
	<url>https://haberalgazetesi.net/wp-content/uploads/Screenshot_1.png</url>
	<title>Haberal Gazetesi</title>
	<link>https://haberalgazetesi.net</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>CEMAL GÜRSEL&#8217;İN MSB&#8217;NA MEKTUPU</title>
		<link>https://haberalgazetesi.net/cemal-gurselin-msbna-mektupu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[haberal]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 07 Apr 2026 20:42:43 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TARİH]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://haberalgazetesi.net/?p=10839</guid>

					<description><![CDATA[Sizlere 3 Mayıs 1960 tarihinde dönemin Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Cemal GÜRSEL tarafından, dönemin Milli Savunma Bakanı’na yazmış olduğu bir...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3>Sizlere 3 Mayıs 1960 tarihinde dönemin Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Cemal GÜRSEL tarafından, dönemin Milli Savunma Bakanı’na yazmış olduğu bir mektubu yayınlıyorum.<br />
Yanlış okumadınız, 3 Mayıs 1960 tarihinde yani 27 Mayıs İhtilali’nden sadece 24 gün önce, o zamanın Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Cemal GÜRSEL yazmış.<br />
Yani bu mektuptan 24 gün sonra 27 Mayıs İhtilali yapıldı.<br />
İşte tam 66 yıl önce yazılmış o mektup;</h3>
<h3>           Sayın Bakanım,<br />
Dün geceki konuşmalarımızın ışığı altında, zatı alinize memleketin huzur ve istikrarı için alınması lazım gelen tedbir ve kararlar hakkındaki görüşlerimi arz etmeyi milli ve vatani bir vazife bilirim.<br />
Sayın Başbakanın açıklamalarını dinledim ve okudum.<br />
Bunlarda, benim düşüncelerimin kabulüne müsait bir zemin henüz mevcut olmadığı aşikar olarak belli ise de, yine de düşüncelerimin sizlere ulaşması gerektiğine inanıyorum..<br />
Sayın Bakanım, Bu ahval küçümsenecek, cebir ve şiddetle geçiştirilecek şeylerden değildir.<br />
Memleket, Hükümet ve Partinizin düştüğü bu müşkül vaziyeti kurtarmak için sükunetli, fakat ciddi tedbirler almak lazımdır.<br />
Bu tedbirler şunlar olmalıdır:<br />
1- Suiistimal haberleri bütün memlekette yayılmış bulunan Bakanlar Kabine&#8217;den çıkarılmalı, yeni Kabine mutlak dürüst, makul, ve adalet hissi taşıyan zevattan kurulmalıdır.<br />
2- Tutuklu gazeteciler af kanunu ile kısa zamanda tahliye edilmelidir.<br />
3- Son hadiselerde tevkif edilen talebeler serbest bırakılmalıdır.<br />
4- Şimdiye kadar çıkarılan bütün antidemokratik kanunlar tedricen kaldırılmalıdır.<br />
5- Vatandasın hürriyet ve eşit muamele hakkına mutlak surette riayet edilmelidir.<br />
6- Din istismarcılığından vazgeçilmelidir.<br />
7- Suiistimaller oluyor mu, bilmiyorum, fakat olduğu hakkında umumi bir kanaat mevcuttur ve milletin hükümete itimatsızlığına sebep olmaktadır.<br />
Bu gibi kötülüklerin süratle bertaraf edilmesi lazımdır.<br />
8- Özel zamanlar ve günler haricinde Hükümet büyüklerinin memleket gezilerinde suni büyük vatandaş toplulukları ile karşılanmaları usulü terk edilmelidir.</h3>
<h3>Muhterem Bakanım, Bu yazdıklarım asla bir parti veya politika mülahazasıyla yazılmamıştır.<br />
Memleketin durumunun bu tedbirlerin alınmasını zaruri kıldığına inandığım için arz edilmiştir.<br />
Sizlerin vatanperverlik ve vicdanlarınıza hitap ediyorum.<br />
İyi düşününüz.<br />
İyi yapınız.<br />
Memlekette çok şeyler yaptığınız muhakkaktır.<br />
Fakat, bu asla kafi değildir.<br />
Bu yapılan işleri müstemleke idarecileri de yapar, yapıyor ve yapmıştır.<br />
Asıl mühim olan toplumun ruhunda yaşama zevk ve azminin geliştirilmesi, hak ve hürriyet aşkının kökleştirilmesi ve vatandaş idrakinin yüksek ve necip hislerle donatılmasıdır.<br />
Olaylar bu yolda olmadığınızı göstermektedir.<br />
Talebelerin hürriyet duygusu ile yaptıkları masumane tezahürata karşı, Askeri kıtalar sevk edilmesi ve onların desteği ile Emniyet Kuvvetleri’nin gençlerimize coplarla ve kurşunlarla saldırması dünyada görülmemiş feci bir şeydir.<br />
Bu hengamede kız talebelerin yürekler parçalayan çığlıklarının analar, babalar ve halk ruhunda onulmaz yaralar açacağını ve açtığını anlamamak memleketin huzuru bakımından büyük bir hata ve hazin bir gaflettir.<br />
Bizim gençlerimizde hak, adalet ve hürriyet duygularının gelişmesinden ve kemalinden memnun olmamız lazım gelmez mi?<br />
İstikbali, hissiz, duygusuz, müstemleke ruhlu, yalnız maddeci bedbaht insanlara mı bırakmak istiyoruz?<br />
Sayın Bakan, maruzatım muhakkak ki çok mühim ve hatta çok cüretkardır.<br />
Fakat memleket için, Milletin selameti için, Hükümet ve hatta Partinizin kurtarılması için dikkate alınması lazımdır ve hatta çok lazımdır.<br />
Saygılarımla!</h3>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>DÜZCE TÜRK~GÜRCÜ KÜLTÜR DERNEĞİNDE GÜRCÜ YAZAR EKA SURAMELİ İLE ZEKİ MERCAN SOHBETİ</title>
		<link>https://haberalgazetesi.net/duzce-turkgurcu-kultur-derneginde-eka-surameli-ile-zeki-mercan-sohbeti/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[haberal]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 05 Apr 2026 22:34:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[KÜLTÜR-SANAT]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://haberalgazetesi.net/?p=10833</guid>

					<description><![CDATA[ Gürcistan yazarlar Birliği üyesi Bayan Eka SURAMELİ yazıyor; Sevgili dostlar, merhaba… Sayfamı takip edenleriniz bilir; ben, Türkiye’de yaşayan Gürcülerin hikâyelerini...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2><span style="text-decoration: underline;"> Gürcistan yazarlar Birliği üyesi Bayan <em>Eka SURAMELİ</em> yazıyor;</span></h2>
<p><span style="font-size: 14pt;">Sevgili dostlar, merhaba…</span><br />
<span style="font-size: 14pt;">Sayfamı takip edenleriniz bilir; ben, <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">Türkiye</span>’de yaşayan Gürcülerin hikâyelerini kaleme alıyorum. Zamanın, tarihin ve mesafelerin aşındıramadığı köklerini yüreklerinde taşıyan insanların hikâyelerini… Çok yakında bu anlatılar tek bir kitapta buluşacak.</span><br />
<span style="font-size: 14pt;">Bugün ise sizleri, bu yolculukta kalbime en çok dokunan isimlerden biriyle tanıştırmak istiyorum:<span style="font-family: 'comic sans ms', sans-serif;"> Düzce Gürcü Kültür Derneği Yöneticisi, eğitimci Sayın</span> <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">Zeki Mercan</span> <em><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;">(Kobaladze).</span></em></span><br />
<span style="font-size: 14pt;">O, yalnızca kendi dilini koruyan biri değil; aynı zamanda o dili başkalarının da yüreğine nakşeden bir emekçi… Okumayı, yazmayı, doğru konuşmayı, hatta Gürcüce düşünmeyi öğreten bir gönül insanı. <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">Düzce</span>’de açtığı kurslar, niceleri için unutulmuş köklere uzanan bir köprüye dönüştü.</span><br />
<span style="font-size: 14pt;">Ama itiraf etmeliyim ki, beni en çok etkileyen başka bir şeydi…</span><br />
<span style="font-size: 14pt;">Onunla konuşurken, kelimelerinden dökülen Gürcüce öylesine duru, öylesine tabiiydi ki; insan, karşısında <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">Gürcistan</span>’da doğup büyümüş birini sanıyordu. Oysa o, sınırların ötesinde doğmuş bir Gürcü kökenli bir Türk idi. Fakat dilini, bir insanın ruhunu korur gibi korumuştu.</span><br />
<span style="font-size: 14pt;">Bu, tarif edilmesi zor bir duyguydu…</span><br />
<span style="font-size: 14pt;">Ve işte tam da bu duyguyla, onun hikâyesini sizlerle paylaşmak istiyorum.</span><br />
<span style="font-size: 14pt;"><em>     – Zeki bey, hikâyeniz sanki dağların kalbinde başlıyor… Anlatır mısınız?</em></span><br />
<span style="font-size: 14pt;"><span style="font-family: 'comic sans ms', sans-serif;">Cevap: </span> Evet… Benim hikâyem 1960 yılının sonbaharında, Düzce’nin yüksek dağlarında, küçük bir köyde — <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">Fındıklı Aksu</span>’da başlar. Orada doğa, insanı adeta kendi elleriyle büyütür; Berrak sular, fındık kokulu ormanlar… Ben ise ailemin onuncu ve sonuncu çocuğuydum.</span><br />
<span style="font-size: 14pt;"><em>     – Kökleriniz nereden besleniyor?</em></span><br />
<span style="font-size: 14pt;"><span style="font-family: 'comic sans ms', sans-serif;">Cevap:</span>  Dedem,<span style="font-family: 'arial black', sans-serif;"> 1878 Osmanlı/Rus Savaşı&#8217;</span>nın ardından <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">Batum</span>’dan göç etmek zorunda kalmış. Bu bir tercih değil, kaderin dayattığı bir yoldu. Sonrasında babam da aynı yolu yürüdü… Sanki ailemiz hep yollardaydı; ama bir şeyi hiç kaybetmedik: <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">Gürcistan</span>’ı. Çünkü o, bizim içimizde yaşamaya devam etti.</span><br />
<span style="font-size: 14pt;"><em>     – Çocukluğunuz nasıldı?</em></span><br />
<span style="font-size: 14pt;"><span style="font-family: 'comic sans ms', sans-serif;">Cevap:</span>  Ziyadesiyle Gürcülükle yoğrulmuştu… Köyde yalnızca Gürcüce konuşulurdu. O benim ilk dilim, ilk sesimdi.</span><br />
<span style="font-size: 14pt;"><em>     – Peki sonra?</em></span><br />
<span style="font-size: 14pt;"><span style="font-family: 'comic sans ms', sans-serif;">Cevap:</span>  Beş yaşımda, okumam gerektiğine karar verildi ve evde Türkçe konuşulmaya başlandı. Zamanla Gürcüceden uzaklaştım… Öyle ki, bir süre sonra kendi dilimin yalnızca<span style="font-family: 'comic sans ms', sans-serif;"> “bozuk bir Türkçe”</span> olduğuna inandım. Bugün bunu hatırladıkça içimde bir sızı hissediyorum…</span><br />
<span style="font-size: 14pt;"><em><span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">  <span style="font-family: georgia, palatino, serif;"> – Gürcüce size ne zaman geri döndü?</span></span></em></span><br />
<span style="font-size: 14pt;"><span style="font-family: 'comic sans ms', sans-serif;">Cevap:</span>  <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">1975</span>’te… Küçücük bir cep sözlükle. O sözlük, benim için sadece bir kitap değildi; kendime açılan bir kapıydı. Her şey oradan yeniden başladı.</span><br />
<span style="font-size: 14pt;"><em>     – Gürcistan’da eğitim görmek hayali var mıydı?</em></span><br />
<span style="font-size: 14pt;"><span style="font-family: 'comic sans ms', sans-serif;">Cevap:</span>  Evet… Hatta o hayale çok yaklaşmıştım. Ama dönemin şartları izin vermedi. Bu, hayatımın en derin yaralarından biri olarak kaldı.</span><br />
<span style="font-size: 14pt;"><em>  – Yolunuza nasıl devam ettiniz?</em></span><br />
<span style="font-size: 14pt;">Cevap:  Hiç durmadım… Kitaplarla, mektuplarla, insanlarla yeniden kurdum bağımı. Sonra başkalarına da öğretmeye başladım. İlk öğrencim babamdı… Ve bir gün ondan Gürcüce yazılmış bir mektup aldım. O anı tarif etmek imkânsız…</span><br />
<span style="font-size: 14pt;"><em>– İki dünya arasında bir köprü oldunuz…</em></span><br />
<span style="font-size: 14pt;"><span style="font-family: 'comic sans ms', sans-serif;">Cevap:  </span>Belki de öyle… Akrabalık bağları yeniden kurulunca tercüme için insanlar bana gelmeye başladı; mektuplarını okumam için. Böylece çeviri yapmaya başladım… Ve bu yol hâlâ devam ediyor.</span><br />
<span style="font-size: 14pt;"><em>  – Bugün ne yapıyorsunuz?</em></span><br />
<span style="font-size: 14pt;"><span style="font-family: 'comic sans ms', sans-serif;">Cevap:  </span>Hâlen Gürcüce öğretiyorum. Hem sınıfta hem de çevrimiçi… Bildiğim ne varsa paylaşmaya çalışıyorum.</span><br />
<span style="font-size: 14pt;"><em>  – Sizin için en kıymetli olan nedir?</em></span><br />
<span style="font-size: 14pt;"><span style="font-family: 'comic sans ms', sans-serif;">Cevap:  </span>Torunumun Gürcüce öğrenmesi… Onunla oyunlar oynayarak bu dili öğretmek için sık sık İstanbul’a gidiyorum. Ailemizde Gürcü kimliğinin kaybolmaması en büyük arzum. Buna yürekten inanıyorum; yakında gerçekleşecek. Ve o gün geldiğinde yüksek sesle şunu söyleyeceğim: <span style="font-family: 'comic sans ms', sans-serif;"><em>Dilimiz kaybolmadı… Biz hâlen varız.</em></span></span><br />
<span style="font-size: 14pt;"><em>    – Okuyuculara son bir söz?</em></span><br />
<span style="font-size: 14pt;"><span style="font-family: 'comic sans ms', sans-serif;">Cevap:  </span>Dil, insanın ruhudur. Onu koruyan, kendini korur.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Sayın<span style="font-family: 'arial black', sans-serif;"> Zeki Mercan</span>’a bu içten ve derinlikli sohbet için gönülden teşekkür ederim.</span><br />
<span style="font-size: 14pt;">Saygılarımla,</span><br />
<span style="font-size: 14pt;"><span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">Eka SURAMELİ</span> <img src="https://s.w.org/images/core/emoji/15.0.3/72x72/1f1ec.png" alt="🇬" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /><img src="https://s.w.org/images/core/emoji/15.0.3/72x72/1f1ea-1f1f9.png" alt="🇪🇹" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /><img src="https://s.w.org/images/core/emoji/15.0.3/72x72/1f1f7.png" alt="🇷" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /><img src="https://s.w.org/images/core/emoji/15.0.3/72x72/1f1ec.png" alt="🇬" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /><img src="https://s.w.org/images/core/emoji/15.0.3/72x72/1f1ea-1f1f9.png" alt="🇪🇹" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /><img src="https://s.w.org/images/core/emoji/15.0.3/72x72/1f1f7.png" alt="🇷" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /><img src="https://s.w.org/images/core/emoji/15.0.3/72x72/1f1ec.png" alt="🇬" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /><img src="https://s.w.org/images/core/emoji/15.0.3/72x72/1f1ea-1f1f9.png" alt="🇪🇹" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /><img src="https://s.w.org/images/core/emoji/15.0.3/72x72/1f1f7.png" alt="🇷" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /><img src="https://s.w.org/images/core/emoji/15.0.3/72x72/1f1ec.png" alt="🇬" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /><img src="https://s.w.org/images/core/emoji/15.0.3/72x72/1f1ea-1f1f9.png" alt="🇪🇹" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /><img src="https://s.w.org/images/core/emoji/15.0.3/72x72/1f1f7.png" alt="🇷" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /><img src="https://s.w.org/images/core/emoji/15.0.3/72x72/1f1ec.png" alt="🇬" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /><img src="https://s.w.org/images/core/emoji/15.0.3/72x72/1f1ea-1f1f9.png" alt="🇪🇹" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /><img src="https://s.w.org/images/core/emoji/15.0.3/72x72/1f1f7.png" alt="🇷" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /><img src="https://s.w.org/images/core/emoji/15.0.3/72x72/1f1ec.png" alt="🇬" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /><img src="https://s.w.org/images/core/emoji/15.0.3/72x72/1f1ea-1f1f9.png" alt="🇪🇹" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /><img src="https://s.w.org/images/core/emoji/15.0.3/72x72/1f1f7.png" alt="🇷" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /><img src="https://s.w.org/images/core/emoji/15.0.3/72x72/1f1ec-1f1ea.png" alt="🇬🇪" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /><img src="https://s.w.org/images/core/emoji/15.0.3/72x72/1f64f.png" alt="🙏" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /><img src="https://s.w.org/images/core/emoji/15.0.3/72x72/1f64f.png" alt="🙏" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /><img src="https://s.w.org/images/core/emoji/15.0.3/72x72/1f493.png" alt="💓" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /><img src="https://s.w.org/images/core/emoji/15.0.3/72x72/1f493.png" alt="💓" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /></span></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>SİZ OLMASAYDINIZ BUNLAR OLMAZDI</title>
		<link>https://haberalgazetesi.net/siz-olmasaydiniz-bunlar-olmazdi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[haberal]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 19 Mar 2026 18:58:37 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SİYASET]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://haberalgazetesi.net/?p=10825</guid>

					<description><![CDATA[SİZ GİTSEYDİNİZ BUNLAR OLMAZDI..! Bu millete yıllardır ne anlatıldı? “Biz ümmetin son kalesiyiz…” “Biz gidersek Kudüs düşer…” “Biz gidersek mazlumlar...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2>SİZ GİTSEYDİNİZ BUNLAR OLMAZDI..!</h2>
<h3><span style="text-decoration: underline;"><span style="font-family: 'arial black', sans-serif;"><strong><span style="font-size: 18pt;">Bu millete yıllardır ne anlatıldı?</span></strong></span></span><br />
“Biz ümmetin son <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">kale</span>siyiz…”<br />
“Biz gidersek <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">Kudüs</span> düşer…”<br />
“Biz gidersek mazlumlar <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">sahipsiz</span> kalır…”<br />
“Biz sadece bir parti değiliz, bir <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">dava</span>yız…”<br />
Peki şimdi herkes vicdanıyla baş başa kalıp şu tabloya baksın:<br />
<span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">Irak</span> gitti.<br />
<span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">Libya</span> gitti.<br />
<span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">Suriye</span> parçalandı.<br />
<span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">Lübnan</span> boğuldu.<br />
<span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">Filistin</span> katlediliyor.<br />
Netanyahu daha da güçlendi.<br />
Şimdi <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">İran</span> hedefte.<br />
Yani adım adım,<br />
ülke ülke,<br />
şehir şehir,<br />
bütün İslam coğrafyası siyonist-emperyal kuşatmanın altına alındı.<br />
Burada artık çok net bir soru var?:<br />
Eğer gerçekten bu kadar güçlüydünüz ise, neden bu <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">çöküş</span> yaşandı?<br />
Eğer gerçekten ümmetin umudu sizdiniz, neden ümmet bu kadar <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">sahipsiz</span> kaldı?<br />
Eğer gerçekten <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;"><strong>“büyük dava”</strong></span> buyduysa, neden <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">kazanan</span> hep siyonist düzen oldu?<br />
Bakın…<br />
Bu artık muhalefet meselesi değil.<br />
Bu artık parti meselesi değil.<br />
Bu artık sağ-sol meselesi hiç değil.<br />
Bu, samimiyet meselesidir.<br />
Bu, emanet meselesidir.<br />
Bu, hesap meselesidir.<br />
Çünkü bir siyaset kendisini<br />
<span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">“ümmetin temsilcisi”,</span><br />
<span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">“mazlumların hamisi”,</span><br />
<span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">“İslam dünyasının son umudu”</span><br />
olarak tanıtıyorsa…<br />
artık sıradan bir iktidar gibi yargılanamaz.<br />
<span style="text-decoration: underline;"><span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">O zaman sorulur:</span></span><br />
Madem bu kadar iddialıydınız,<br />
neden <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">Irak</span> işgal edilirken caydırıcı bir irade ortaya konulamadı?<br />
Neden <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">Libya</span> parçalanırken<br />
İslam dünyası <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">tek ses</span> olamadı?<br />
Neden <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">Suriye, </span>yüzyılın en büyük jeopolitik ve insani yıkımına çevrilirken<br />
ümmet adına konuşanlar, sonuç üretemedi?<br />
Neden <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">Filistin</span> meselesi her seçim dönemi en yüksek perdeden konuşuldu ama siyonist yapının gerçek sponsorlarına<br />
bir kez olsun tarihi bir <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">bedel</span> ödetilemedi?<br />
Neden hep sert cümleler duyduk…<br />
ama sahada hep aynı tabloyu izledik?<br />
İşte insanların zihnini yoran yer tam da burası.<br />
<span style="text-decoration: underline;"><span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">Çünkü artık şu duygu büyüyor:</span></span><br />
Acaba bize anlatılan dava ile sahada yürüyen gerçek aynı şey değil miydi?<br />
Acaba “<span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">ümmet”</span> söylemi,<br />
hakikaten ümmeti korumak için mi kullanıldı?…<br />
yoksa içeride kitle konsolidasyonu için mi?<br />
Acaba “<span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">Kudüs</span>” gerçekten bir sorumluluk muydu…<br />
yoksa sadece en güçlü siyasi sloganlardan biri miydi?<br />
Acaba <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">“hilafet ruhu”, “İslam birliği”,</span> <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">“mazlumların hamiliği”</span><br />
gerçek bir stratejik iradenin adı mıydı…<br />
yoksa duygusal mobilizasyonun en etkili aracı mıydı?<br />
Çünkü ortadaki sonuç, maalesef çok ağır:<br />
<span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">Söz büyüktü… sonuç küçüktü.</span><br />
<span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">Nutuk büyüktü… bedel mazluma kaldı.</span><br />
<span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">İddia büyüktü… ama kazanan yine siyonist akıl oldu.</span><br />
Ve işte tabanın vicdanında asıl kırılma burada başlıyor.<br />
<span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">Çünkü samimi insanlar şunu hissediyor:</span><br />
Biz yıllarca,<br />
sadece bir partiye değil…<br />
bir emanete inandık.<br />
Sadece bir lidere değil…<br />
bir istikamete inandık.<br />
Sadece bir seçime değil…<br />
bir tarihi sorumluluğa inandık.<br />
Ama bugün dönüp bakınca<br />
İslam coğrafyasının hâli içimizi parçalıyor.<br />
O zaman insanlar kendine şu soruyu soruyor:<br />
Bize gerçekten hakikat mi anlatıldı,<br />
yoksa hakikatin duygusal ambalajı mı sunuldu?<br />
<span style="text-decoration: underline;"><span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">Bakın, çok açık söyleyelim:</span></span><br />
Bir hareket,<br />
yıllarca ümmetin duygularına hitap edip<br />
sonunda ümmet coğrafyası bu kadar parçalanmışsa…<br />
en azından artık<br />
<span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">özeleştiri</span> borcu vardır.<br />
Bir hareket, Kudüs’ü en yüksek perdeden savunup<br />
sonunda Kudüs davası daha da yalnızlaşmışsa…<br />
en azından artık hamaset değil, muhasebe yapmak zorundadır.<br />
Bir hareket, <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">“Biz gidersek her şey biter</span>” deyip<br />
yıllar içinde her şeyin daha da ağırlaştığı bir tablo üretmişse…<br />
en azından artık insanların sadakatini değil, aklını ve vicdanını muhatap almak zorundadır.<br />
Çünkü samimi dava adamları şunu bilir:<br />
<span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">Gerçek dava; sloganla değil, sonuçla ölçülür.</span><br />
<span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">Gerçek liderlik; alkışla değil, ümmetin hâliyle tartılır.</span><br />
Gerçek sadakat; kişilere değil, hakikate gösterilir.<br />
Ve bugün hakikat acı bir yerden konuşuyor:<br />
<span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">Irak gitti.</span><br />
<span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">Libya gitti.</span><br />
<span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">Suriye parçalandı.</span><br />
<span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">Lübnan boğuldu.</span><br />
<span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">Filistin katledildi.</span><br />
<span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">Netanyahu güç kazandı.</span><br />
<span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">Şimdi İran hedefe kondu.</span><br />
Eğer buna rağmen hâlâ sadece slogan duyuyorsak,<br />
o zaman insanlar artık şu cümleyi kurmaya başlar:<br />
Demek ki sorun sadece dış güçler değilmiş…<br />
Demek ki içeride de büyük bir samimiyet ve irade açığı varmış.<br />
Kimse kusura bakmasın…<br />
Ümmetin umudu olduğunu söyleyenler,<br />
ümmetin çöküşü karşısında sadece konuşuyorsa;<br />
orada dava değil, <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">ciddi bir güven krizi başlar.</span><br />
Ve bugün bu milletin asıl ihtiyacı,<br />
yeni sloganlar değil…<br />
<span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">hakikattir.</span><br />
<span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">muhasebedir.</span><br />
<span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">ahlaki tutarlılıktır.</span><br />
ve zalime karşı gerçekten bedel ödeyebilen bir omurgadır.<br />
Çünkü en ağır hayal kırıklığı,<br />
düşmandan gelmez.<br />
İnsanın umut bağladığından gelir.<br />
<span style="font-family: 'comic sans ms', sans-serif;"><em>{Dr.Seref Menteşe}</em></span></h3>
<h3>SİZ GİTSEYDİNİZ BUNLAR OLMAZDI..!</h3>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>DEMOKRAT PARTİ {DP}NİN REZİLLİK DÖNEMİ</title>
		<link>https://haberalgazetesi.net/demokrat-parti-dpnin-rezillik-donemi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[haberal]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 15 Mar 2026 03:37:36 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SİYASET]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://haberalgazetesi.net/?p=10819</guid>

					<description><![CDATA[BU BELGEYİ KÜTÜPHANENİZİN KAPISINA ASIN. GÜNDE BİR DEFA MUTLAKA OKUYUNUZ❗ * DEMOKRAT PARTİ DÖNEMİ, #TURANAKINCI Bugün Takkeli İktidarı görünce, Adnan...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2>BU BELGEYİ KÜTÜPHANENİZİN KAPISINA ASIN.<br />
GÜNDE BİR DEFA MUTLAKA OKUYUNUZ<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/15.0.3/72x72/2757.png" alt="❗" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /><br />
*<br />
DEMOKRAT PARTİ DÖNEMİ, #TURANAKINCI<br />
Bugün Takkeli İktidarı görünce, Adnan Menderes dönemin özelliği daha iyi anlaşılıyor.<br />
Alın size bazı başlıklar:<br />
++</h2>
<h3><span style="text-decoration: underline; color: #800000;"><span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">16 Haziran 1950</span>&#8211;</span> DP iktidarının ilk icraatı, Türkçe okunan ezanın tekrar Arapça okunmasını sağladı.<br />
<span style="text-decoration: underline;"><span style="font-family: 'arial black', sans-serif; color: #800000; text-decoration: underline;">5 Temmuz 1950-</span></span> Radyodan dini program yayın yasağı kaldırıldı.<br />
<span style="text-decoration: underline; color: #800000;"><span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">3 Aralık 1950-</span></span> Arap harfleriyle eğitim yapan dershanelere izin verildi.<br />
<span style="text-decoration: underline;"><span style="font-family: 'arial black', sans-serif; color: #800000; text-decoration: underline;">8 Ağustos 1951-</span></span> Hükümet, Halk Evleri’ne el koydu.<br />
<span style="text-decoration: underline;"><span style="font-family: 'arial black', sans-serif; color: #800000; text-decoration: underline;">9 Ekim 1951-</span></span> Devlet iç borçları 2milyar 565milyon liraya yükseldi.<br />
<span style="text-decoration: underline;"><span style="font-family: 'arial black', sans-serif; color: #800000; text-decoration: underline;">4 Kasım 1951 &#8211;</span></span> İlkokulların ders programlarına din dersi konuldu.<br />
<span style="text-decoration: underline;"><span style="font-family: 'arial black', sans-serif; color: #800000; text-decoration: underline;">5 Haziran 1952 &#8211;</span></span> Lozan Antlaşmasına göre Fener Rum Patrikhanesi’nin başındaki kişinin Türk vatandaşı olması gerekir. Bu ilke ilk kez ABD’den uçakla gönderilen Athenagoras’ın Türkiye’ye sokulması ile ihlal edildi. Başbakan Menderes Athenagoras’ı ziyaret etti.<br />
<span style="text-decoration: underline;"><span style="font-family: 'arial black', sans-serif; color: #800000; text-decoration: underline;">8 Ekim 1952 &#8211;</span></span> Balıkesir’e giden CHP lideri <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">İnönü</span>’yü Vali kent dışında karşılayarak, kente girmemesini, girerse olaylar çıkabileceğini ve kendisinin sorumluluk almayacağını belirtti. İnönü gezisinden vazgeçti.<br />
<span style="text-decoration: underline;"><span style="font-family: 'arial black', sans-serif; color: #800000; text-decoration: underline;">24 Aralık 1952 –</span></span> Anayasada bulunan Türkçe kelimler yerine Osmanlıca kelimeler kullandı. Bakanlık yerine Vekalet kullanılmaya başlandı. Genelkurmay Başkanlığı’nın adı<span style="font-family: 'comic sans ms', sans-serif; color: #003300;"> “Erkan-ı Harbiye-yi Umumi Reisliği”</span> şeklinde değiştirildi.<br />
<span style="text-decoration: underline;"><span style="font-family: 'arial black', sans-serif; color: #800000; text-decoration: underline;">21 Ocak 1953 &#8211;</span></span> Petrollerimizin işletilmesiyle ilgili ilk anlaşma bir ABD şirketiyle yapıldı.<br />
<span style="text-decoration: underline;"><span style="font-family: 'arial black', sans-serif; color: #800000; text-decoration: underline;">21 Temmuz 1953 &#8211;</span></span> Profesörlerin politika ile uğraşmalarını yasaklayan kanun kabul edildi.<br />
<span style="text-decoration: underline;"><span style="font-family: 'arial black', sans-serif; color: #800000; text-decoration: underline;">27 Ocak 1954 &#8211;</span></span> Köy Enstitüleri kapatıldı.<br />
<span style="text-decoration: underline;"><span style="font-family: 'arial black', sans-serif; color: #800000; text-decoration: underline;">7 Mart 1954 &#8211;</span></span> Petrol işletmeciliğini yabancı sermayeye açan ve MaxBall adlı bir <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">yabancı</span>nın hazırladığı Petrol Yasası Meclis’te kabul edildi.<br />
<span style="text-decoration: underline;"><span style="font-family: 'arial black', sans-serif; color: #800000; text-decoration: underline;">8 Mart 1954 &#8211;</span></span> Basını sıkı kontrol altına alan ve basın suçlarına yönelik cezaları yükselten Basın Kanunu kabul edildi. Hakaret suçuyla yargılananlara iddialarını mahkemede ispat hakkı tanınması isteği reddedildi.<br />
<span style="text-decoration: underline;"><span style="font-family: 'arial black', sans-serif; color: #800000; text-decoration: underline;">2 Mayıs 1954 &#8211;</span></span> GENEL SEÇİMLER YAPILDI.<br />
Oyların <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">%57,6</span>’sını alan Demokrat Parti<span style="font-family: 'arial black', sans-serif;"> 503</span> sandalye kazanırken, <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">%35,4</span> oy alan CHP sadece <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">31</span> milletvekili çıkarabildi.<br />
++</h3>
<h3><span style="text-decoration: underline;"><span style="font-family: 'arial black', sans-serif; color: #800000; text-decoration: underline;">30 Mayıs 1954 &#8211; </span></span><span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">Osman Bölükbaşı</span>’nı seçen Kırşehir,<span style="font-family: 'arial black', sans-serif;"> ceza</span> olarak il olmaktan çıkarılıp<span style="font-family: 'arial black', sans-serif;"> ilçe yapıldı.</span><br />
<span style="text-decoration: underline;"><span style="font-family: 'arial black', sans-serif; color: #800000; text-decoration: underline;">14 Haziran 1954-</span></span> Seçimlerde CHP’ye oy veren Malatya ceza amacıyla bölünerek Adıyaman ili kuruldu.<br />
<span style="text-decoration: underline;"><span style="font-family: 'arial black', sans-serif; color: #800000; text-decoration: underline;">21 Haziran 1954-</span></span> Demokrat Parti kendi kadrolarını kurmak için devlette tasfiyeye yöneldi.<br />
<span style="text-decoration: underline;"><span style="font-family: 'arial black', sans-serif; color: #800000; text-decoration: underline;">7 Ağustos 1954-</span></span> Millet gazetesi sahibi<span style="font-family: 'arial black', sans-serif;"> Fuat Arna,</span> Adnan Menderes’e hakaret ettiği için tutuklandı.<br />
<span style="text-decoration: underline;"><span style="font-family: 'arial black', sans-serif; color: #800000; text-decoration: underline;">18 Ağustos 1954-</span></span> Millet gazetesi yazarı Nurettin <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">Ardıçoğlu</span> ile yazı işleri Müdürü Hüsnü <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">Söylemezoğlu</span> gazetede çıkan bir yazıdan dolayı<span style="font-family: 'arial black', sans-serif;"> 7’</span>şer ay hapis cezasına çarptırıldılar.<br />
<span style="text-decoration: underline;"><span style="font-family: 'arial black', sans-serif; color: #800000; text-decoration: underline;">23 Eylül 1954 &#8211; </span></span>Hüseyin Cahit <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">Yalçın,</span> Cemal <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">Sağlam</span>, İbrahim <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">Cüceoğlu</span> hapis cezası aldılar.<br />
<span style="text-decoration: underline;"><span style="font-family: 'arial black', sans-serif; color: #800000; text-decoration: underline;">1 Aralık 1954 &#8211;</span></span> Hüseyin Cahit <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">Yalçın</span>, Hükümete hakaret ettiği gerekçesiyle. <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">26</span> ay hapse mahkûm edildi ve<span style="font-family: 'arial black', sans-serif;"> 79</span> yaşında hapse girdi.<br />
<span style="text-decoration: underline;"><span style="font-family: 'arial black', sans-serif; color: #800000; text-decoration: underline;">8 Nisan 1955 –</span></span> Döviz bulunamadığı için kahve ithalatı yapılamadı. İstanbul’da hane başına <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">100</span> gram kahve dağıtımına başlandı. Kahve alanlar, muhtarların hazırladığı listeleri imzaladı.<br />
<span style="text-decoration: underline;"><span style="font-family: 'arial black', sans-serif; color: #800000; text-decoration: underline;">20 Mayıs 1955 &#8211; </span></span>Akis dergisi yazı işleri müdürü Cüneyt <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">Arcayürek</span> tutuklandı.<br />
<span style="text-decoration: underline;"><span style="font-family: 'arial black', sans-serif; color: #800000; text-decoration: underline;">23 Haziran 1955 &#8211;</span></span> Hükümete muhalif Akis Dergisi’nin yazı işleri müdürü Cüneyt <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">Arcayürek</span><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif;"><em> “Hükümetin nüfuzunu kıracak neşriyat yapması ve bu suçu işlemekte devam etmesi ihtimalinin bulunması”</em></span> gerekçesiyle<span style="font-family: 'arial black', sans-serif;"> 6</span> ay hapis cezasına çarptırıldı.<br />
<span style="text-decoration: underline; color: #800000;"><span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">20 Temmuz 1955 &#8211;</span> </span>Polis CHP Isparta İl Kongresini dağıttı. <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">Kasım Gülek</span> kürsüden indirildi.<br />
<span style="text-decoration: underline;"><span style="font-family: 'arial black', sans-serif; color: #800000; text-decoration: underline;">5 Ağustos 1955 &#8211;</span></span> Karadeniz gezisine çıkmış olan CHP Genel Sekreteri Kasım Gülek, Sinop’ta tutuklanarak İstanbul’a getirildi ve bir gün hapiste kaldı.<br />
<span style="text-decoration: underline;"><span style="font-family: 'arial black', sans-serif; color: #800000; text-decoration: underline;">5 Eylül 1955 &#8211;</span></span> Ekspres Gazetesi’nde <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">Atatürk</span>’ün Selanik’teki evine bomba atıldığı haberi yayınlandı.<br />
<span style="text-decoration: underline;"><span style="font-family: 'arial black', sans-serif; color: #800000; text-decoration: underline;">6 Eylül 1955 &#8211;</span></span> <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">Atatürk</span>’ün evine bomba atıldığı haberi üzerine, çok önceden planlanan gösteriler, kısa zamanda Rum vatandaşların işyeri ve evlerine yönelik yağmaya dönüştü.<br />
<span style="text-decoration: underline;"><span style="font-family: 'arial black', sans-serif; color: #800000; text-decoration: underline;">7 Eylül 1955 &#8211;</span></span> Hükümet bu olayları muhaliflerinin üzerine yıkmak, onlardan da kurtulmak amacıyla <span style="font-family: 'comic sans ms', sans-serif;">&#8220;<em>olayları komünistler tezgahladı</em>&#8220;</span> söylemiyle İdam talebiyle yargılanması öngörülen bu kişiler arasında<span style="font-family: 'arial black', sans-serif;"> Aziz Nesin, Kemal Tahir, Dr. Can Boratav, Asım Besirci, Hasan İzzettin Dinamo</span> da bulunuyordu.<br />
<span style="text-decoration: underline;"><span style="font-family: 'arial black', sans-serif; color: #800000; text-decoration: underline;">16 Eylül 1955 &#8211;</span></span> Sabah Postası gazetesi kapatıldı yazı işleri müdürü Orhan Rahmi Gökçe tutuklandı.<br />
<span style="text-decoration: underline;"><span style="font-family: 'arial black', sans-serif; color: #800000; text-decoration: underline;">19 Eylül 1955 &#8211;</span></span> Muhalif yayınlarından dolayı Ankara’da Ulus Gazetesi süresiz kapatıldı.<br />
<span style="text-decoration: underline; color: #800000;"><span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">15 Ekim 1955 –</span> </span>ISPAT HAKKI KALDIRILDI. Siyasiler hakkında bir iddia ileri sürenler hakaret suçuyla yargılanıp mahkûm olmaktaydılar. Yargılanan kişinin <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">ispat hakkı kaldırıldı.</span><br />
<span style="text-decoration: underline;"><span style="font-family: 'arial black', sans-serif; color: #800000; text-decoration: underline;">8 Şubat 1956 &#8211;</span></span> Ekonomik sıkıntılar nedeniyle gazetelerin sayfaları 6’ya indirildi.<br />
<span style="text-decoration: underline;"><span style="font-family: 'arial black', sans-serif; color: #800000; text-decoration: underline;">2 Mart 1956 &#8211;</span></span>Cumhurbaşkanına hakaretten gazeteci Şinasi Nahit Berker<span style="font-family: 'arial black', sans-serif;"> 1</span>yıl hapse mahkûm oldu<br />
<span style="text-decoration: underline;"><span style="font-family: 'arial black', sans-serif; color: #800000; text-decoration: underline;">8 Nisan 1956 &#8211; </span></span>Başbakan<span style="font-family: 'arial black', sans-serif;"> Adnan Menderes</span>, muhalefeti, “SİYASİ SAPIKLIK, SAHTE İHTİLALCİLİK, İNKARCILIK, ADİ VE ALÇAK İFTİRACILIK, SAHTE HÜRRİYETÇİLİK VE TEDHİŞÇİLİK” İLE SUÇLADI.<br />
<span style="text-decoration: underline;"><span style="font-family: 'arial black', sans-serif; color: #800000; text-decoration: underline;">31 Mayıs 1956 &#8211;</span></span> CHP Genel Başkanı <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">İsmet İnönü</span>, <strong>“<span style="font-family: 'comic sans ms', sans-serif;"><em>Adım adım mutlakıyete gidiyoruz</em></span>”</strong> dedi.<br />
<span style="text-decoration: underline; color: #800000;"><span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">14 Haziran 1956 &#8211;</span> </span>CHP Genel Sekreteri Kasım <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">Gülek,</span> TBMM’nin manevi şahsına hakaret ettiği gerekçesiyle <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">1</span>yıl hapse ve <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">4</span> ay Bursa’da ikamete mahkûm oldu.<br />
<span style="text-decoration: underline;"><span style="font-family: 'arial black', sans-serif; color: #800000; text-decoration: underline;">13 Ağustos 1956 &#8211; </span></span>Bakanlar Kurulunca ortaokullarda din dersi okutulmasına karar verildi.<br />
<span style="text-decoration: underline;"><span style="font-family: 'arial black', sans-serif; color: #800000; text-decoration: underline;">28 Eylül 1956 &#8211;</span></span> PARASIZLIKTAN MALİYE, İSTANBUL’DA HAZİNEYE AİT <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">10</span> BİN ARSA VE <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">500</span> BİNAYI SATIŞA ÇIKARDI.<br />
<span style="text-decoration: underline;"><span style="font-family: 'arial black', sans-serif; color: #800000; text-decoration: underline;">11 Mayıs 1957 &#8211; </span></span>Gazeteci Nusret Safa Coşkun ve Rıfat Ekinci <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">1</span>&#8216;er yıl hapse mahkûm oldular.<br />
<span style="text-decoration: underline;"><span style="color: #800000; text-decoration: underline;"><span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">19 Mayıs 1957 &#8211;</span></span></span> Kayseri’de halka yaptığı açıklamada Menderes, *DP’nin iktidarda olduğu <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">7</span>yıl içinde<span style="font-family: 'arial black', sans-serif;"> 15.000</span> YENİ CAMİ İNŞA ETTİK* dedi.<br />
<span style="text-decoration: underline;"><span style="font-family: 'arial black', sans-serif; color: #800000; text-decoration: underline;">2 Temmuz 1957 &#8211;</span></span> CMP Genel Başkanı ve Kırşehir Milletvekili Osman <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">Bölükbaşı</span> tutuklandı.<br />
<span style="text-decoration: underline;"><span style="font-family: 'arial black', sans-serif; color: #800000; text-decoration: underline;">6.Temmuz.1957 &#8211;</span></span> Hükümet, İstanbul Gazeteciler Sendikası’nı bir süre için kapattı.<br />
<span style="text-decoration: underline;"><span style="font-family: 'arial black', sans-serif; color: #800000; text-decoration: underline;">20 Ekim 1957 &#8211;</span></span> Menderes <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">Adana’</span>da yaptığı seçim konuşmasında <span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif;"><em>“İSTANBUL’U 2&#8217;NCİ BİR MEKKE, EYÜP SULTAN CAMİSİNİ DE 2&#8217;NCİ BİR KÂBE YAPACAĞIZ</em>”</span> DEDİ.</h3>
<h3><span style="text-decoration: underline;"><span style="font-family: 'arial black', sans-serif; color: #800000; text-decoration: underline;">27 Ekim 1957 &#8211; </span></span>GENEL SEÇİMLER YAPILDI. Oyların % <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">47,9</span>’unu alan DP <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">424,</span> %<span style="font-family: 'arial black', sans-serif;"> 41,1</span>’ini alan CHP: <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">178.</span> Toplam <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">610</span> milletvekili seçildi.<br />
++</h3>
<h3><span style="text-decoration: underline;"><span style="font-family: 'arial black', sans-serif; color: #800000; text-decoration: underline;">27 Ekim 1957 &#8211;</span></span> Seçim sonuçları tartışmalara neden olmuş. En vahim olaylar Gaziantep’te yaşanmış, seçimi ilkönce CHP’nin kazandığı ilan edilmiş, sonra dalavere ile bu karar değiştirilmiştir. Bu olayın yarattığı tepkiler üzerine kentin üstünde askeri uçaklar uçuruldu.<br />
<span style="text-decoration: underline; color: #800000;"><span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">29 Ekim 1957 &#8211;</span></span> Seçim günü Mersin’de bir CHP’linin öldürülmesi olayına yayın yasağı konuldu.<br />
<span style="text-decoration: underline;"><span style="font-family: 'arial black', sans-serif; color: #800000; text-decoration: underline;">1 Kasım 1957 &#8211;</span></span> Yeni meclisin toplanacağı bugün halkın tepkisinden çekinen iktidar başta meclisin çevresini tanklarla çevirmek dahil kentin tüm önemli noktalarına askerî birlikler yerleştirdi.<br />
<span style="text-decoration: underline;"><span style="font-family: 'arial black', sans-serif; color: #800000; text-decoration: underline;">10 Mart 1958 &#8211;</span></span> DEMOKRAT PARTİ ÖRGÜTLERİNİN RAMAZAN AYI BOYUNCA CAMİLERDE DÜZENLEDİĞİ MEVLİTLERİN PROPAGANDA AMACIYLA DEVLET RADYOSUNDAN NAKLEN YAYINI UYGULAMASI BAŞLATILDI.<br />
<span style="text-decoration: underline;"><span style="font-family: 'arial black', sans-serif; color: #800000; text-decoration: underline;">30 Nisan 1958 &#8211;</span></span> Et sıkıntısını gidermek için Yeni <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">Zeland</span>a’dan koyun eti dışalımı yapıldı.<br />
<span style="text-decoration: underline;"><span style="font-family: 'arial black', sans-serif; color: #800000; text-decoration: underline;">19 Temmuz 1958 &#8211;</span></span> Nükleer silah taşıyan ABD uçakları İncirlik üssüne indi.<br />
<span style="text-decoration: underline;"><span style="font-family: 'arial black', sans-serif; color: #800000; text-decoration: underline;">2 Ağustos 1958-</span></span> IMF önerisiyle, Cumhuriyet tarihinin en yüksek orandaki devalüasyonu yapıldı. <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">1</span> dolar <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">2,80</span> TL’den <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">9</span> TL’ye çıkarıldı. Devalüasyon oranı yüzde <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">221</span> oldu.<br />
<span style="text-decoration: underline;"><span style="font-family: 'arial black', sans-serif; color: #800000; text-decoration: underline;">4 Ağustos 1958 &#8211;</span></span> IMF’den ilk borç alındı. IMF Türkiye’ye <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">250</span> milyon dolar kredi verdi.<br />
<span style="text-decoration: underline;"><span style="font-family: 'arial black', sans-serif; color: #800000; text-decoration: underline;">6 Eylül 1958 &#8211;</span></span> Başbakan Adnan Menderes, <span style="font-family: 'comic sans ms', sans-serif; font-size: 18pt;"><em>“İdam sehpalarında can verenlerden ders alsalar ya…”</em></span> diyerek muhalefeti tehdit etti.<br />
<span style="text-decoration: underline;"><span style="font-family: 'arial black', sans-serif; color: #800000; text-decoration: underline;">7 Eylül 1958 &#8211;</span></span> CHP Genel Başkanı <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">İsmet İnönü</span>, “<span style="font-family: 'comic sans ms', sans-serif; font-size: 18pt;"><em>Sehpalar kurulursa nasıl işleyeceğini kimse bilemez”</em></span> diyerek başbakana cevap verdi.<br />
<span style="text-decoration: underline;"><span style="font-family: 'arial black', sans-serif; color: #800000; text-decoration: underline;">21 Eylül 1958 &#8211;</span></span> Başbakan Menderes, CHP’nin parti olmadığını, <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">İsmet İnönü</span>’nün siyaseti bırakması gerektiğini, basının istediğini yazamayacağını söyledi.<br />
<span style="text-decoration: underline;"><span style="font-family: 'arial black', sans-serif; color: #800000; text-decoration: underline;">22 Eylül 1958 &#8211;</span></span> <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">İnönü,</span> “<span style="font-family: 'comic sans ms', sans-serif; font-size: 18pt;"><em>Demokrasiye paydos demeye Demokrat Parti genel başkanının gücü yetmeyecektir</em></span>” şeklinde cevap verdi.<br />
<span style="text-decoration: underline;"><span style="font-family: 'arial black', sans-serif; color: #800000; text-decoration: underline;">12 Ekim 1958 &#8211;</span></span> Başbakan Adnan Menderes yurttaşlara muhalefetin kin ve husumet cephesine karşı bir <em><span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">“Vatan Cephesi“ </span></em>kurmaları çağrısında bulundu. Vatan Cephesine katılanların ismi saatlerce radyolarda okunurdu.<br />
<span style="text-decoration: underline;"><span style="font-family: 'arial black', sans-serif; color: #800000; text-decoration: underline;">19 Ekim 1958 &#8211;</span></span> Başbakan Menderes,<span style="font-family: 'arial black', sans-serif;"> Said-i Nursî</span>’nin yaşadığı Emirdağ’da Nurcular tarafından hilafet ve saltanatı temsil eden iki tuğralı, yeşil bayrak açılarak karşılandı. Menderes R<span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">isale-i Nur</span>ların ilk kez serbestçe basılması için talimat vermiş ve kâğıt tahsisi yaptı.<br />
<span style="text-decoration: underline;"><span style="font-family: 'arial black', sans-serif; color: #800000; text-decoration: underline;">30 Kasım 1958 &#8211;</span></span> DP hükümeti Adalet Bakanı Esat Budakoğlu açıkladı. İlk <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">8</span>yıllık hükümet dönemi içerisinde <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">811</span> gazeteciye toplam <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">57</span> yıl hapis cezası verilmiş olduğunu açıkladı.<br />
<span style="text-decoration: underline;"><span style="font-family: 'arial black', sans-serif; color: #800000; text-decoration: underline;">20 Şubat 1959 &#8211; </span></span>Uçak kazasından kurtulmuş olması nedeniyle taraftarları arasında adeta EVLİYA MERTEBSİNDE kabul edilen Menderes Eyüp Sultan’a gitti, yanında büyük bir kalabalıkla türbede dua etti, dağıtılmak üzere resimler çektirdi.<br />
<span style="text-decoration: underline;"><span style="font-family: 'arial black', sans-serif; color: #800000; text-decoration: underline;">2 Mart 1959 &#8211;</span></span> Müsteşarı Ahmet Salih Korur, Eyüp Sultan Cami’sinin avlusunda büyük bir iftar yemeği verdi.<br />
<span style="text-decoration: underline;"><span style="font-family: 'arial black', sans-serif; color: #993300; text-decoration: underline;">30 Nisan 1959 </span></span>&#8211; <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">İsmet İnönü’</span>nün Uşak gezisinde olaylar çıktı. <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">İnönü</span>’nün Kurtuluş Savaşı’nda karargâh olarak kullandığı evi ziyaret etmesi, Uşak Valisi tarafından önlenmek istendi. Valinin bu yasadışı buyruğunu kabul etmeyen <em><span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">Emniyet Müdürü</span></em> ve <em><span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">Jandarma Komutanı</span></em> aynı gün görevden alındılar. Polis, halkı dağıtmak için göz yaşartıcı bomba kullandı.<br />
<span style="text-decoration: underline;"><span style="font-family: 'arial black', sans-serif; color: #800000; text-decoration: underline;">7 Kasım 1959 &#8211;</span></span> CMP lideri Osman Bölükbaşı <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">10</span> ay hapse mahkûm oldu.<br />
<span style="text-decoration: underline;"><span style="font-family: 'arial black', sans-serif; color: #800000; text-decoration: underline;">23 Ekim 1960- </span></span>DEMOKRAT PARTİ İKTİDARINDA OKUMA YAZMA BİLENLER YÜZDE<span style="font-family: 'arial black', sans-serif;"> 41</span>’DEN YÜZDE<span style="font-family: 'arial black', sans-serif;"> 39</span>’A DÜŞTÜ.<br />
<span style="text-decoration: underline;"><span style="font-family: 'arial black', sans-serif; color: #800000; text-decoration: underline;">5 Ocak 1960 &#8211;</span></span> Mersin’e gitmekte olan Menderes’in önüne Tarsus’ta elinde kasap bıçağı olan <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">Ali Bayat</span> adlı bir şahıs çıktı ve BACAKLARININ ARASINA SIKIŞTIRMIŞ OLDUĞU  <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">5</span>YAŞINDAKİ ÇOCUĞU GÖSTEREREK<em> “UÇAK KAZASINDAN KURTULDUĞUNUZ İÇİN OĞLUMU SİZE KURBAN EDECEĞİM”</em> dedi, son anda engellendi.<br />
<span style="text-decoration: underline;"><span style="font-family: 'arial black', sans-serif; color: #800000; text-decoration: underline;">5 Ocak 1960-</span></span> <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">Said-i Nursî</span>’nin doğu illeri valilerine yazdığı bir mektup vardı. <em>&#8220;<span style="font-family: 'comic sans ms', sans-serif;">Şark bölgesinde komünistliği 60 bin Nursî sayesinde önlemekteyim. Nasıl ki Arapça ezan okutturduk ve bu sayede Müslümanları Demokrat Parti cephesinde topladığımız malumunuzdur. Şimdi de dağıttığımız bu Risale-i Nurlarla komünizmle ve masonlukla savaşacağız&#8221; dedi.</span></em><br />
<span style="text-decoration: underline;"><span style="font-family: 'arial black', sans-serif; color: #800000; text-decoration: underline;">12 Nisan 1960-</span></span> DP Grubu yayımladığı bildiri ile CHP’yi silahlı ve tertipli ayaklanmalar hazırlamakla, bir kısım basını da bunu yalan ve çarpıtılmış haberlerle desteklemekle suçladı.<br />
<span style="text-decoration: underline;"><span style="font-family: 'arial black', sans-serif; color: #800000; text-decoration: underline;">18 Nisan 1960-</span></span> CHP’nin orduyla birlikte hareket ettiği ve bir ihtilal peşinde olduğunu düşünen Demokrat Parti, bu iddiaları araştırması için Tahkikat Komisyonu kurdu.<br />
<span style="text-decoration: underline;"><span style="font-family: 'arial black', sans-serif; color: #800000; text-decoration: underline;">27 Nisan 1960 &#8211;</span></span> Meclis bünyesinde kurulan <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">15</span> üyeli Tahkikat Komisyonuna ek yetkiler veren kanun, uzun ve çetin tartışmalardan sonra kabul edildi.<br />
++</h3>
<ol>
<li>10 yıllık dönemin taranması tam bir günümü aldı.<br />
Benzerliği gördünüz ise paylaşın.<br />
Çok kişiye ulaşmalı..!</li>
</ol>
<p>{Yalçın Salduz Alıntıdır}</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>VAN ÇEVRESİ TÜRK SUBAR BEYLİĞİ</title>
		<link>https://haberalgazetesi.net/van-cevresi-turk-subar-beyligi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[haberal]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 12 Mar 2026 17:04:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TARİH]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://haberalgazetesi.net/?p=10815</guid>

					<description><![CDATA[TÜRK&#8217;ÜN KADİM TARİHİ – SUBAR BEYLİĞİ Kadim Ön Asya coğrafyasında adı geçen en eski topluluklardan biri **Subarlar (Subar/Subartu halkı)**dır. Mezopotamya’nın...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3>TÜRK&#8217;ÜN KADİM TARİHİ – SUBAR BEYLİĞİ<br />
Kadim Ön Asya coğrafyasında adı geçen en eski topluluklardan biri **Subarlar (Subar/Subartu halkı)**dır. Mezopotamya’nın kuzeyi ile Doğu Anadolu hattında yaşayan bu topluluk, tarih sahnesinde özellikle MÖ 1. binyılda güçlü bir siyasi varlık olarak görülür.</h3>
<h3>Subar Beyliği, bölgede yükselen iki büyük güç olan Asur İmparatorluğu ve Urartu Krallığı arasında varlığını sürdüren önemli bir siyasi teşekkül olarak bilinmektedir. MÖ 9. yüzyıldan 7. yüzyıla kadar geçen yaklaşık iki yüz yıllık süreçte Subarlar, bu iki güçlü devletin baskı ve saldırılarına rağmen bağımsızlıklarını korumayı başarmıştır.</h3>
<h3>Tarihi kaynaklarda Subar ülkesi, Mezopotamya metinlerinde Subartu adıyla geçer ve çoğu zaman kuzey dağlık bölgeleri ifade eden bir coğrafya olarak tanımlanır. Bu bölge günümüz Doğu Anadolu, Güney Kafkasya ve Kuzey Mezopotamya hattını kapsayan geniş bir alanı içine alıyordu. Subarlar, savaşçı yapıları ve dağlık coğrafyaya hâkimiyetleri sayesinde güçlü ordulara karşı uzun süre direnebilmişlerdir.</h3>
<h3>Subar Beyliği’nin bağımsızlığı, özellikle Asarhaddon döneminde güçlenen Asur baskısı sonucunda MÖ 673 yılı civarında sona ermiştir. Buna rağmen Subarlar, bölgenin kadim halklarından biri olarak tarih sahnesinde iz bırakmış ve Ön Asya’nın siyasi dengelerinde önemli rol oynamıştır.</h3>
<h3>Bazı Türk tarih araştırmacıları, Subar adının “Suvar / Sabir / Sabar” gibi daha sonraki Türk boy adlarıyla benzerliğine dikkat çekerek bu topluluk ile erken Türk unsurları arasında kültürel bağlar olabileceğini ileri sürmektedir. Bu görüş özellikle Azerbaycanlı tarihçi Firudin Ağasıoğlu Celilov tarafından dile getirilmiştir.</h3>
<h3>Sonuç olarak Subar Beyliği, Ön Asya’nın kadim tarihinde uzun süre bağımsız kalabilmiş yerel güçlerden biri olarak dikkat çeker. Asur ve Urartu gibi büyük devletlere karşı iki yüzyılı aşan direnişi, bölgenin siyasi ve kültürel çeşitliliğini anlamak açısından önemli bir örnektir.<br />
<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/15.0.3/72x72/270d.png" alt="✍" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /> GÖKTÜRK GRUBU</h3>
<p>Kaynaklar<br />
Firudin Ağasıoğlu Celilov – Türk Tarihinin İlk Kaynakları üzerine çalışmaları<br />
Muazzez İlmiye Çığ – Sümer ve Mezopotamya tarihi araştırmaları<br />
İlhami Durmuş – Türk kültür tarihi üzerine akademik çalışmalar</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ORTADOĞU SAVAŞINDAN ÇIKARILACAK DERSLER</title>
		<link>https://haberalgazetesi.net/ortadogu-savasindan-cikarilacak-sonuc/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[haberal]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 03 Mar 2026 19:55:27 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SİYASET]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://haberalgazetesi.net/?p=10806</guid>

					<description><![CDATA[1- Emperyalizmin isteği, iradesi ve desteğiyle kurulan devletler ve yapıların bağımsızlıkları naylon bağımsızlıktır. Günü geldiğinde borcunu ödeyeceklerdir. Körfez Arap ülkelerinin...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2><span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">1-</span> Emperyalizmin isteği, iradesi ve desteğiyle kurulan devletler ve yapıların bağımsızlıkları <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">naylon bağımsızlık</span>tır. Günü geldiğinde borcunu ödeyeceklerdir. Körfez Arap ülkelerinin ve <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">Kuzey Irak Kürt yönetimi</span>nin, dindaşları İran&#8217;a karşı <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">ABD ve İsrail ile aynı safta</span> savaşa girmeleri bu durumun sonucudur.</h2>
<h2><span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">2-</span> Emperyalizm, kendisine karşı dik duran devletleri de topyekun halk desteğinden yoksun olacak şekilde diktacı, tek adamcı, çağdışı ve demokrasiden uzak bir anlayışla yönetiliyor olmalarını, hem bahane ederek hem de bölünmüşlükleri kullanarak işgal ediyor; iç savaşa sürüklüyor ve sonuçta etkisiz bırakıyor. <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">Afganistan, Irak, Libya, Suriye</span> ve şimdi <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">İran</span>&#8216;daki yaşanılanlar bunun örnekleridir.</h2>
<h2><span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">3-</span> Siyasal ümmetçiliğin; &#8211;<span style="font-family: 'comic sans ms', sans-serif;"><em>özellikle uluslararası düzlemde</em></span>&#8211; ne denli içi ve altı boş bir fanteziden ibaret olduğu bir kez daha tescillenmiştir.</h2>
<h2>Türkiye&#8217;nin durumunu ve geleceğini de bu denklemden ayrıkmış gibi değerlendirmek, doğru ve mümkün değildir.</h2>
<h2><span style="text-decoration: underline;"><em><span style="font-family: 'comic sans ms', sans-serif;">Kürşat Karacabey</span></em></span></h2>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>KÖY ENSTİTÜLERİ NASIL KAPATILDI?</title>
		<link>https://haberalgazetesi.net/koy-enstituleri-nasil-kapatildi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[haberal]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 28 Feb 2026 21:46:44 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TARİH]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://haberalgazetesi.net/?p=10801</guid>

					<description><![CDATA[&#8221; BİNDİĞİM EŞEK BENDEN AKILLI OLMAYACAK&#8230;.&#8221; Dönemin Milli Eğitim Bakanı Hasan Ali Yücel, Köy Enstitülerinin kapatılması gerektiğini savunanlara karşı Meclis’te...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2>&#8221; BİNDİĞİM EŞEK BENDEN AKILLI OLMAYACAK&#8230;.&#8221;<br />
Dönemin Milli Eğitim Bakanı <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">Hasan Ali Yücel,</span> Köy Enstitülerinin kapatılması gerektiğini savunanlara karşı Meclis’te köylüyü okutmanın yararlarını anlatır ve sonunda ;<br />
<span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">“Zararları nedir?</span>” diye sorar.<br />
Toprak ağası bir milletvekili&#8230;..<br />
“<span style="font-family: 'comic sans ms', sans-serif;"><em>Ben 3&#8217;ü 5&#8217;i bilmem, bindiğim eşek benden akıllı olmayacak.</em></span><br />
<span style="font-family: 'comic sans ms', sans-serif;"><em>Olursa düşürür, okuyan köylü zapt olmaz</em>”</span> der.!<br />
Bugün gelinen nokta da aynıdır&#8230;.<br />
Sadece yöntemler farklı&#8230;..</h2>
<h2>Peki Köy Enstitüleri neden kapatıldı ?<br />
Bir gazeteci dönemin Van milletvekili <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">Kinyas KARTAL</span> ile yaptığı bir röportajda sorar:<br />
&#8220;&#8211; Köy enstitüleri komünist yetiştirdiği için mi kapatıldı?<br />
&#8211;Hayır. Beni babam Moskova Üniversitesi&#8217;nde okuttu komünizmin ne olduğunu ben gayet iyi biliyorum. Köy enstitülerinde komünizmi bilen kimse yoktu.<br />
&#8211;Peki, karma eğitimden dolayı mı kapatıldı?<br />
&#8211;Hayır. Bu da değil bütün dünyada okullar karma eğitim kız erkek beraber okuyor.<br />
&#8211;Peki ya neden? &#8212;<span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">Ben kapattırdım köy enstitülerini</span>. Ben toprak ağasıyım. 200&#8217;e yakın köyüm var. Bu köylerdeki halk bana <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">tapar.</span> Ne işi varsa bana sorar. Evlenecek, boşanacak, askere gidecek, mahkemesi nesi varsa gelir bana danışırdı.<br />
Ama köy enstitüleri açıldıktan sonra <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">5</span> köyüme köy enstitüsü mezunu geldi ve bu köylerden artık kimse bana gelip danışmamaya başladı.</h2>
<h2>Ben düşündüm 200 köyümün hepsine köy enstitüsü mezunu gelirse benim ağalığım ne olur, sıfıra düşer!<br />
Böyleyse benim harekete geçmem gerekir dedim ve doğudaki bütün ağalara telefon ettim onları topladım. Bir de batıdan buldum Eskişehir&#8217;den <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">Emin Sazak.</span><br />
Sonra Menderes&#8217;le pazarlığa gittik. (<span style="font-family: 'comic sans ms', sans-serif;"><em>Yıl 1950 seçimlerin olacağı zaman)</em></span></h2>
<h2>Dedik ki; <span style="font-family: 'comic sans ms', sans-serif;">köy enstitülerini kapatırsan şu gördüğün doğudaki tüm toprak ağaları ve batıdan Emin Sazak&#8217;ın oyları sana. Kapatmazsan oy yok ve Menderes&#8217;te 1950&#8217;de iktidara gelir gelmez köy enstitülerinin temelini sarsmaya başladı.</span></h2>
<h2><span style="font-family: 'comic sans ms', sans-serif;">Demokrat Parti iktidara geldikten sonra <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">27 Ocak 1954</span>&#8216;te çıkarılan kanunla Köy Enstitüleri kapatılarak günümüze ve geleceğe ışık saçacak güneşimiz resmen batırıldı. Köy Enstitüleri kapatılmasaydı, fırsat ve imkân eşitliği sağlanırdı. Ezberleyen öğrenci değil de <em><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif;">okuyan, üreten, düşünen öğrenciler başarılı olurdu</span></em>. Öğrenciler okullarına cep harçlıklarıyla değil emekleriyle <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">&#8220;katkı&#8221;</span> yaparlardı.</span></h2>
<h2>Demokrasi sadece kitaplardaki tanımlarda değil yaşamın ta içinde olurdu. Daha nitelikli öğretmenler yetişirdi.<br />
Öğrenciler verilenle yetinmez, <span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif;"><em>araştırır, bulur ve tartışırlardı.</em> </span>Boş zamanlarını müzik dinleyerek değil enstrüman çalarak; takım fanatikliği ile değil spor yaparak değerlendirirlerdi.</h2>
<h2>Biz şu an sadece matematik problemlerini hızlı çözen çocuklar yetiştiriyoruz.<br />
Hepsi bu.<br />
Ötesi yok&#8230;<br />
&#8220;<span style="font-family: 'comic sans ms', sans-serif;"><strong><em>Köy Enstitülerinin bütün günahı omuzlarıma, sevabı başkalarına olsun. O kurumların günahı bile bana yeter.</em></strong>&#8220;</span> der , Hasan Ali Yücel.</h2>
<h2>ONLAR AYDINLANMANIN KENDİSİ, CUMHURİYETİN ŞAH DAMARI, KALKINMANIN İSMİ İDİ&#8230;&#8230;IŞIKTAN KORKAN, KARANLIK BEYİNLER TARAFINDAN KAPATILDI&#8230;Köy Enstitüleri pozitif ayrımcılıkla fırsat ve olanak eşitliği ilkesini sağlamayı, sınıf ayrımını ortadan kaldırmayı amaçlamıştı. Işıktan korkanlar ışığı söndürdüler!<br />
Anadolu aydınlanmasını evrensel değerlerle harmanlayan; başta Köy Enstitüleri olmak üzere hayata geçirdiği her çalışmada, eşitlikçi ve demokratik bir eğitim sistemini hedefleyen eski Milli Eğitim Bakanlarımızdan <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">Hasan Âli Yücel’</span>i, saygıyla anıyorum.<br />
<span style="font-family: 'comic sans ms', sans-serif;"><em>(Derya Dağaşan Özaydın)</em></span></h2>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>TARİHTE ERMENİ DEVLETLERİ</title>
		<link>https://haberalgazetesi.net/tarihte-ermeni-devletleri/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[haberal]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 20 Feb 2026 16:35:44 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TARİH]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://haberalgazetesi.net/?p=10790</guid>

					<description><![CDATA[ERMENİLERİN HİÇ BİR ZAMAN DEVLETLERİ OLMAMIŞTIR. Ermeni tarihçi Gevorg Aslan, &#8220;Ermenistan ve Ermeniler&#8221; adlı kitabında şöyle yazıyor: &#8220;Ermenilerin hiçbir zaman...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2>ERMENİLERİN HİÇ BİR ZAMAN DEVLETLERİ OLMAMIŞTIR.<br />
Ermeni tarihçi <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">Gevorg Aslan</span>, <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">&#8220;Ermenistan ve Ermeniler&#8221;</span> adlı kitabında şöyle yazıyor:</h2>
<h3><span style="font-family: 'comic sans ms', sans-serif;"><em>&#8220;Ermenilerin hiçbir zaman devletleri olmamıştır. Vatan duygusuyla birleşmiş değillerdir; Ermeni vatanseverliği yalnızca ikamet yerleriyle bağlantılıdır. Hiçbir zaman devlet olarak var olmamış bir &#8216;Büyük Ermenistan&#8217;ı yeniden yaratma hayali fikri, dünyanın dört bir yanındaki zihinleri birleştiren ulusal bir kavramdır. 19. yüzyılda Kafkasya&#8217;ya yerleştirildiler ve burada &#8216;Kafkas Albanların mirasıyla karşılaştılar. Bu topraklar, İslam&#8217;ı kabul etmiş çok sayıda halk tarafından iskan edilmişti. 19. yüzyılda Ermeniler, Arnavut manastırlarını ele geçirip kiliseye çevirdiler ve Eçmiadzin&#8217;de Katolikos&#8217;un kutsal evini kurdular.&#8221;</em></span></h3>
<h3>Ermeni edebiyat bilimci, dilbilimci, folklorist ve akademisyen <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">Manuk Abeghyan</span> şöyle yazıyor: &#8220;..<span style="font-family: 'comic sans ms', sans-serif;"><em>.Ermeni halkının kökenleri nerede, nasıl, ne zaman, nereden ve hangi yollarla buraya geldiler&#8230; Onlar hakkında kesin bir bilgimiz yok.&#8221; (&#8220;Ermeni Edebiyatı Tarihi&#8221;,</em></span> Yerevan, 1975).</h3>
<h3><span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">19.</span> yüzyılın sonlarında tarihçi <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">A. Aninsky</span> şöyle yazdı: <span style="font-family: 'comic sans ms', sans-serif;"><em>&#8220;Eski Ermenilerin geçmişteki siyasi gücünün ve kültürünün önemini gösteren hiçbir şey olmadığı için, ne siyasi güçleri ne de kültürleri olduğu varsayılabilir. Her zaman küçük ve vahşi bir kabile oldukları anlaşılıyor. Hiçbir zaman tam siyasi bağımsızlığa ulaşamadılar. Ermeni yaratıcılığının bariz yoksulluğu da bununla bağlantılıdır. Söylemeye gerek yok, Ermeniler varoluşları boyunca özgün hiçbir şey yaratmadılar.&#8221;</em></span></h3>
<h3>Rus tarihçi ve Regnum haber ajansının genel müdürü <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">Modest Kolerov</span>, muhtemelen Arnavutlara atıfta bulunarak şöyle diyor: &#8220;<span style="font-family: 'comic sans ms', sans-serif;"><em>Ermeniler komşu bir halkın adını ve tarihini benimsedi.&#8221;</em></span></h3>
<h3>Yazar ve eğitimci <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">Haçatur Abovyan:</span> <span style="font-family: 'comic sans ms', sans-serif;"><em>&#8220;Türkçe (Azerbaycan dili) dilimize o kadar işlemiş ki, şarkılarımız, şiirlerimiz ve atasözlerimiz Türkçe (Azerbaycan dili) yazılmış; bayramlarda ve düğün törenlerinde her yerde Türkçe şarkı söylüyoruz. Dilimizin en az yüzde 50&#8217;si Türkçe kelimelerden oluşuyor&#8230;&#8221;</em></span> (Haçatur Abovyan, &#8220;Ermenistan&#8217;ın Yaraları&#8221;, Erivan, 1939, s. 41, 42, 80-81).</h3>
<h3>Ermeni tarihçi <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">A. Garagaşyan: </span><span style="font-family: 'comic sans ms', sans-serif;"><em>&#8220;Ermeni geçmişi hakkında tarih veya efsane olarak kabul edilebilecek hiçbir bilgi yok. Hristiyanlığın kabulünden sonra, Hayk&#8217;ın Nuh ile olan ilişkisi uyduruldu.&#8221;</em></span> &#8220;Nuh&#8217;un oğlu Yafet&#8217;in torunlarından biri olan <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">Togorma</span>&#8216;nın soyundan geldiği iddia ediliyor.&#8221; <span style="font-family: 'comic sans ms', sans-serif;"><em>(&#8220;Doğu Sorununun Tarihi&#8221;, Londra, 1905).</em></span></h3>
<h3>Ermeni tarihçi <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">S. Haikazyan:</span> &#8220;İ<span style="font-family: 'comic sans ms', sans-serif;"><em>lk Ermeni hanedanı, tarihi şahsiyetlerden değil, kurgusal efsanelerden alınmış figürlerden oluşmaktadır.&#8221; Movses Khorenatsi&#8217;nin kendisi 5. yüzyıl tarihçisi değil, 10. yüzyılda yaşamış sahte bir tarihçidir.&#8221;</em></span> (&#8220;Ermenistan Tarihi&#8221;, Paris, 1919).</h3>
<h3>19. yüzyılın başlarında Rusya, Kuzey Azerbaycan&#8217;ı işgal etti. Çarlık, güney sınırlarında tampon görevi görmesi amaçlanan Ermeni A devletinin kurulmasına başladı. Osmanlı ve Safevi ülkelerinde yaşayan Ermeniler bu bölgeye yerleştirildi. Bu bölgede yaşayan bazı Alban Türklerin İslamiyet&#8217;i kabul etmesi nedeniyle birçok terk edilmiş Alban kilisesi ortaya çıktı. Bu kiliseler onarılarak Ermeni kiliselerine dönüştürüldü ve yeni Ermeni kiliseleri inşa edildi. Gelen yerleşimciler bu kiliselerin etrafına yerleştiler.</h3>
<h3>Fransız yazar ve filozof Charles-Louis de Montesquieu, <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">&#8220;Fars Mektupları&#8221; (1721)</span> kitabı</h3>
<h3>&#8220;Dünyanın tüm halkları arasında, sevgili Özbek&#8217;im, fetihlerinin ihtişamı ve görkemi bakımından Türkleri aşan bir halk yoktur.&#8221; Bu halk evrenin gerçek efendisidir: diğer tüm halklar onlara hizmet etmek için yaratılmış gibi görünmektedir. İmparatorlukların hem kurucusu hem de yıkıcısıdırlar; <span style="font-family: 'comic sans ms', sans-serif;">&#8220;Her zaman dünyaya güçlerini göstermişler, her çağda milletlerin belası olmuşlardır.&#8221;</span> Türkler Çin&#8217;i iki kez fethetmiş ve hâlâ boyunduruk altında tutmaktadırlar. Büyük Moğol İmparatorluğu&#8217;nu oluşturan geniş topraklara hükmetmektedirler. Pers&#8217;in hükümdarlarıdırlar, <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">Cyrus</span> ve <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">Hystaspes</span>&#8216;in tahtına oturmaktadırlar. Moskova&#8217;yı fethetmişlerdir. Türkler adı altında Avrupa, Asya ve Afrika&#8217;da büyük fetihler gerçekleştirmiş ve üç kıtaya hükmetmişlerdir.</h3>
<h3>Daha uzak zamanlardan bahsetmek gerekirse, Roma İmparatorluğu&#8217;nu yenen bazı halklar Türklerden gelmektedir. <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">İskender&#8217;</span>in fetihleri, <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">Cengiz Han</span>&#8216;ınkilerle karşılaştırıldığında neyi temsil eder? Bu muzaffer halkın tek eksikliği, mucizevi başarılarının anısını yüceltecek tarihçilerin olmamasıydı. Kaç ölümsüz eylem unutulmaya gömüldü! Türkler tarafından kaç devlet kuruldu, tarihlerini bilmiyoruz! Bu savaşçı halk, yalnızca mevcut şan şöhretiyle meşgul, ebediliğine güveniyor <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">&#8220;Yenilmezlik, geçmiş fetihlerinin hatırasını yaşatmak için hiçbir çaba göstermedi.&#8221;</span></h3>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>MÜSLÜMAN, ALLAH&#8217;IN VERDİĞİ AKLI KULLANMIYOR</title>
		<link>https://haberalgazetesi.net/allah-verdigi-akli-kullan/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[haberal]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 13 Feb 2026 06:09:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[DİN]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://haberalgazetesi.net/?p=10781</guid>

					<description><![CDATA[*Ey Müslümanlar, bakın İlber Ortaylı hoca ne güzel tespitler yapmış, okuyun, üzülmezseniz mutlak utanacaksınız….* * Paha biçilmez bu bilgiyi satın...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2><span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">*Ey Müslümanlar, bakın İlber Ortaylı hoca ne güzel tespitler yapmış, okuyun, üzülmezseniz mutlak utanacaksınız….*</span><br />
<span style="font-family: 'comic sans ms', sans-serif;"><em>* Paha biçilmez bu bilgiyi satın alamaya alamayızda, hiç olmazsa gelin üşenmeden bi kere olsun *okuyalım.#*</em></span></h2>
<h2>* Muhteşem bir yazı *&#8221;<span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">AKIL</span>:*</h2>
<h2>* *Tanrı&#8217;nın insana gönderdiği en kutsal şey kitaplar değildir&#8230;*<br />
* *<span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">AKIL</span>dır&#8230;*</h2>
<h2>* Uygar dünyayı yöneten *demokrasi* kutsal kitaplarda yoktu&#8230;</h2>
<h2>* Sınıfların eşitliği,<br />
* Köleliğin kaldırılması,<br />
* Bedenin dokunulmazlığı,<br />
* Kadın hakları,<br />
* İnsan hakları,<br />
* Laiklik,<br />
* Evrensel hukuk&#8230;<br />
* Kullandığımız takvimler,<br />
* Organ nakilleri,<br />
* Radyo dalgaları,<br />
* Antibiyotikler,<br />
* Bilgisayarlar&#8230;</h2>
<h2>*Bunların hiçbirisi kutsal kitaplarla gelmedi&#8230;*</h2>
<h2><span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">*Tanrı</span>&#8216;nın verdiği <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">AKIL</span> ile geldi&#8230;*</h2>
<h2>* <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">Tanrı</span>&#8216;nın insana verdiği en mübarek şey: *<span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">AKIL</span>* &#8230;</h2>
<h2>*Onu sana veren, onu <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">işlet</span> diye verdi ya&#8230;*</h2>
<h2>* Fakat şu haline bak&#8230;<br />
* Dünyanın en bereketli topraklarının üzerinde yarı tok, yarı açsın&#8230;</h2>
<h2>* Ve dünyanın en katmer katmer kültürü üzerinde üretimden, teknolojiden, sanattan, bilgi zenginliklerinden yoksun&#8230;</h2>
<h2>* Üzerindeki ceketin modelinden&#8230;</h2>
<h2>* Ayağındaki pabucun astarından&#8230;<br />
* Gözündeki gözlüğün çerçevesinden&#8230;<br />
* Bindiğin arabadan&#8230;<br />
* Bereket beklediğin traktöründen,<br />
* Ununu veren değirmenine kadar&#8230;</h2>
<h2><span style="font-family: 'arial black', sans-serif;"><em>*Bir teki olsun senin İCATın değil&#8230;*</em></span></h2>
<h2><span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">*AKLI</span>nı kullananların eseri onlar&#8230;*</h2>
<h2>* Şeker şurubundan *<span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">SAHTE BAL,</span>* Patatesten <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">*SAHTE TEREYAĞI*</span> yaptın da dünya kimyacılarını şaşırttın mı?!!!</h2>
<h2>*Ama bir <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">AĞRI KESİCİ</span> yapamadın&#8230;*</h2>
<h2>* Canın mı sıkıldı bu işlere, *<span style="font-family: 'comic sans ms', sans-serif;"><em>aldın bir <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">Alman hap</span>ı&#8230;*</em></span></h2>
<h2>* Ve daya sırtını *<span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">Rus doğalgaz</span>lı peteğe*, geçer&#8230;</h2>
<h2>* En çok beslenme eksikliğinden çocuğun öldüğü&#8230;</h2>
<h2>* En çok işçinin çalışırken yaşamını yitirdiği&#8230;</h2>
<h2>* En çok annenin doğumda can verdiği&#8230;</h2>
<h2>* En çok kadının bıçaklandığı&#8230;</h2>
<h2>* En çok gencin intihar ettiği ülkenin bireyisin.</h2>
<h2><span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">*Neden?*</span></h2>
<h2>* <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">4</span> yanın ateş&#8230;<br />
* Kurşunlar vızır vızır&#8230;</h2>
<h2>* Kan gölü içindesin&#8230;<br />
* Çocuklarını alıyorlar elinden&#8230;</h2>
<h2>* Ama <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">AKLI</span>n ermiyor&#8230;<br />
* *Çünkü <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">AKLI</span>n erdiğinden beri <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">AKLI</span>nı masallarla hurafelerle doldurmuşlar*</h2>
<h2>*Ne diyeyim&#8230; Aç gözünü artık&#8230;*</h2>
<h2><span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">*Yol ver</span> GERÇEK YARATICI&#8217;NIN verdiği <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">*AKLA*</span></h2>
<h2>* Şu <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;"><em>yobazların, menfaatperestlerin, güç ve para peşinde olanların peşine artık takılma;</em></span><br />
* <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">1000</span> senedir geldiğin yeri artık gör&#8230;</h2>
<h2>*Niye evde öyle söylenip durduğunu biliyor musun?..*<br />
* Çünkü <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">AKLI</span>n dahi senden şikâyetçi.</h2>
<h2><span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">*Şu 57 tane İslam ülkesine bak.*</span></h2>
<h2>* Hangisi mutlu huzurlu?<br />
* Hangisi aklını kullanıp insanlık hizmetine sunulacak ne yapmış?<br />
* Ne<span style="font-family: 'arial black', sans-serif;"> icat</span> etmiş?<br />
* Hepsi başkasının eline bakan, başkaların icatlarını bekleyen,<br />
* Başkalarından yardım bekleyen durumundasın.</h2>
<h2>* Hani <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">gâvur icadı</span>ydı?<br />
* <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">Hani</span> gâvur icadı kullanmak <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">günahtı?</span></h2>
<h2>*Düşün ve <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">AKLI</span>nı kullan&#8230;*</h2>
<h2>* *<span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">“Senin seçtiklerin 12.000 dolar maaşla yabancı dil bilmeyen Basın Ataşesi atadılar!*</span><br />
*<span style="font-family: 'comic sans ms', sans-serif;"> *6.000 dolara da Basın Ataşesine tercüman tuttular!*</span><br />
<span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif;">* *Tercümanın eşini de 8.000 dolar maaşla din ataşesi yaptılar.*</span></h2>
<h2><span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">*Afrika&#8217;da bile bulamazsın bu <span style="font-size: 24pt;">sersem</span>liği!”*</span></h2>
<h2><span style="font-family: 'comic sans ms', sans-serif;">*Prof.İlber Ortaylı*</span></h2>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>SAT KOMANDOSU ASB. NAMIK EKİN&#8217;İN BİR ANISI</title>
		<link>https://haberalgazetesi.net/sat-komandosu-asb-namik-ekinin-bir-anisi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[haberal]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 05 Feb 2026 17:37:40 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TARİH]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://haberalgazetesi.net/?p=10767</guid>

					<description><![CDATA[Emekli SAT komandosu ASB. KD.BŞÇVŞ. Namık Ekin, Envanterdeki fazla silahları, Bosna’ya yardım için götüren timdedir. 7 kahraman Türk askeri, silah...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2>Emekli SAT komandosu ASB. KD.BŞÇVŞ. <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">Namık Ekin,</span><br />
Envanterdeki fazla silahları, <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">Bosna</span>’ya yardım için götüren timdedir.<br />
7 kahraman Türk askeri, silah ve mühimmat dolu uçakla Bosna’ya yardım götürür, toprak bir piste iniş yapan uçağın olduğu yere, 2 minibüsün geleceğinden, silahların teslim edildikten sonra geri dönüleceğinden ibarettir görev.</h2>
<h2>Uçağın indiği yere, <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">16</span> yaşında Emine isminde, hiç gülmeyen, suratı asık bir kız gelir. Erkeklere karşı suratının asık olma sebebi, defalarca tecavüze maruz kalmış olmasıymış. Kahraman Türk askerlerinden olan <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">Akın astsubay</span>, <span style="font-family: 'comic sans ms', sans-serif;"><em>*biz silahları ve sivilleri bırakırsak yolda giderlerken başlarına bir şey gelir, silahlara sahip çıkamayabilirler, kullanmayı bilmiyor olabilirler, uçağı kamufle edip, gidecekleri yere kadar refakat edelim*</em></span> demiş.<br />
Yolda giderlerken Emine’ye <span style="font-family: 'comic sans ms', sans-serif;">*kardeşlerin, annen, baban var mı*</span> diye sormuş Akın astsubay?</h2>
<h2>Emine *<span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">Hepsi öldüler*</span> demiş sert bir ifadeyle. Minibüsü kullanan şöför anlatmış hikayesini, tüm ailesinin öldüğünü, Emine’nin defalarca tecavüze uğradığını, travma geçirdiğini anlatmış, kusuruna bakmayın demiş.<br />
Akın astsubay, tekrar sormuş Emine’ye, sana bunları yapanlar nerede biliyor musun? Görsen tanır mısın?</h2>
<h2>Emine <em><span style="font-family: 'comic sans ms', sans-serif;">*Biliyorum tanırım hepsini*</span></em> demiş…<br />
Minibüslerden bir tanesini ve Emine’yi alıp tarif ettiği adrese gitmişler. Göstermiş Emine yerlerini, bunlar demiş binanın önünde oturan <span style="font-family: 'arial black', sans-serif;">6</span> kişi.</h2>
<h2>Silah vermiş Akın astsubay Emine’ye, *<em><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif;">Onlarında silahları var, bizi bekle, biz ateş ettikten sonra sende et, sana yaptıklarının intikamı için, sonrasında biz uçağın olduğu yere gidip ayrılacağız, seni minibüsü kullanan abi götürecek, bu kartta adres telefon numarası var, bir gün yolun İstanbul’a düşerse önce bizi ara&#8217;</span></em> deyip ayrılmışlar.<br />
Yıllar sonra mektup göndermiş Emine, <em><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif;">*Kahraman abilerim, ben evlendim 2 tane çocuğum var, benim için yaptıklarınızı ömrümün sonuna kadar unutmayacağım, bitmiş bir hayatı yeniden yaşama döndürdüğünüz için teşekkür ederim*</span> </em>demiş.<br />
Sahte kahramanlara kulak asmayın, bizim gerçek kahramanlarımız var.</h2>
<p>Mustafa Dumanoğlu x sayfası</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
